1. Uluslararası Beylikdüzü Kısa Film Festivali

22 - 28 Ekim 2007


Festival ile ilgili başvuru ve bilgiler için:
Etkin Prodüksiyon
www.cevrefilm.org
www.etkinfilm.com
0212 660 8124






22 Ekim Pazartesi Günü Başlayacak ve 28 Ekim Pazar Gününe Kadar Sürecek Olan Bir Haftalık Bu Yolculukta Sinemanın Ve Hayatın Renkleriyle Buluşacağız, Gerçekle Yüzleşeceğiz

Sinema Hayata Açılan Bir Penceredir.
Bir Film İzlersiniz Hayatın İçine Girersiniz.
Orada Bambaşka Bir Gerçeklik Vardır.
Binbir Öyküyle Bezenmiş Bir Gerçeklik...

Kahramanlar Canlanır, Mekanlar Renklere Bürünür, Zaman Zaman İçine Girer, Beyazperde Silikleşir. Ve Küçük Bir Adımla O Perdeden Geçer, Gerçek İle Düş Arasında Metaforik Bir Yolculuğa Çıkarsınız.

Uluslararası Kısa Film Festivali İşte Böylesi Bir Yolculuğa Davet Ediyor Sizi.

4 Kıta 8 Ülkeden 52 Kısa Filmle Sinema Denilen Sihirli Bir Dünyanın Kapılarını Aralıyor. 22 Ekim Pazartesi Günü Başlayacak Ve 28 Ekim Pazar Gününe Kadar Sürecek Olan Bir Haftalık Bu Yolculukta Sinemanın Ve Hayatın Renkleriyle Buluşacağız, Gerçekle Yüzleşeceğiz. Uluslararası Beylikdüzü Kısa Film Festivali'nde Türkiye, Fransa, İtalya, İspanya, İngiltere, Hollanda, ABD, İran Ve Güney Afrika'dan Kısa Filmler Gösterilecek. Gösterimler "Çocuk Ve Sinema", Gençlik Ve Sinema", Kadın Ve Sinema", "Çevre Ve Sinema" Başlıkları Altında Gerçekleşecek.

Çevre Ve Sinema Konulu Gösterimlerde, Küresel Isınma Ve Beraberinde Getirdiği Sorunlara Dikkat Çeken Filmler De Yer Alıyor. Gençlik Ve Sinema Kuşağında İse Gençlerin Dünyası Kuşak Çatışması, Uyuşturucu Kullanımının Yaygınlaşması Gibi Toplumsal Sorunların Işığında Yansıtılıyor. Kadın Ve Sinema Başlığı Altında Günümüz Dünyasında Kadının Konumunu Ele Alan Filmler İzleyiciyle Buluşacak. Festivalde Çocukların Dünyası Da Kısa Filmlerden Süzülerek Beyazperdeye Yansıyacak. Uluslararası Beylikdüzü Kısa Film Festivali, Film Gösterimleri Arasındaki Söyleşi, Panel Ve Sergilerle Çok Boyutlu Bir Kültürel Etkinliğe Dönüşecek.

22 Ekim Pazartesi Günü Saat 14.00'de "Bir Filmi Birlikte Konuşmak" Adlı Etkinlikte, Uygar Demoğlu'nun Yönettiği "Metal Yorgunluk" Adlı Film Seyircilerin Katılımıyla Ele Alınıp Tartışılacak (Film Eleştirisi). Moderatörlüğünü Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Esra Biryıldız'ın Yaptığı Bu Film Eleştirisine, Filmin Yönetmeni Uygar Demoğlu İle Yapımcısı Elif Kurtoğlu Da Katılacak.

23 Ekim Salı Günü Saat 19.30'da Prof. Dr. Orhan Kural, "Mini Bir Dünya Turu" Başlığıyla Müzikli Dia Gösterimli Bir Söyleşi Yapacak.

24 Ekim Çarşamba Günü Saat 14.00'de "Kentin Kıyısında Sinema" Başlıklı Etkinlikte Recep Akar'ın Yönettiği "Naylon Düşler" Filminden Yola Çıkarak Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şükran Esen, “Kent Ve Sinema” Konulu Bir Söyleşi Gerçekleştirecek.

26 Ekim Cuma Günü Saat 14.00'de Kemal Aslan'ın Yönetiminde Gerçekleşecek

"Tarihin Bir Aracı Olarak Sinema" Konulu Panelde Doç. Dr Hülya Tufan Tanrıöver, Yrd. Doç. Mehmet Öztürk Ve Yrd. Doç Göksel Aymaz Konuşacak.

Festival Kapsamında Sinema Sanatçısı Ediz Hun Ve Nasuh Mahruki “Çevre” Konulu, Yönetmen Serdar Akar Da “Günümüz Türk Sineması” Konulu Söyleşiler Yapacak.

Prof. Dr. Orhan Kural Ve Nasuh Mahruki'nin Ortak Fotoğraf Sergisi De Festival Sürecince Sanatseverlerle Buluşacak.

Beylikdüzü Belediyesi'nin Katkıları Ve Ev Sahipliğinde Düzenlenen Festival’deki Film Gösterimleri Ve Etkinlikler, 22-28 Ekim Tarihleri Arasında Beylikdüzü'ndeki Beylıcıum Alışveriş Merkezi'nde Bulunan Favori Tiyatro Ve Sinema Salonu'nda Gerçekleştirilecek.

Festivalin Açılış Töreni 22 Ekim Pazartesi Saat 19.00 Yapılacak.

Neden Beylikdüzü?

Kültür Ve Sanat Hayatı, Özellikle De Sinema Festivalleri Günümüzde Büyük Kentlerin Merkezinde Bulunan Birkaç Cadde Ve Mekanda Gerçekleşiyor. Uluslararası İstanbul Film Festivali, Uluslararası İstanbul Tiyatro Festivali, Uluslararası İstanbul Caz Festivali 12 Milyonluk Bir Metropolde Kent Merkezinin Sınırlarını Aşamıyor. Kentin Bütününe Yayılmayı Amaçlayan Uluslararası İstanbul Bienali Bile Belli Başlı Bir Kaç Merkezde Sanatseverlerle Buluşuyor.

Merkez-Çevre Kopukluğu Toplumsal Hayatın Bütününde Olduğu Kültür Ve Sanat Yaşantısın Etkinliklerinde De Yoğunlaşıyor.

İstanbul'un Çevresindeki Sinema Deneyimleri Kent Dışında İnşa Edilen Alışveriş Merkezlerinde Tüketim Kültürünün Eğlencelik Çerezlerine Dönüşüyor. Farklı Kültürel Deneyimler Çevreden Uzak Kalıyor.

İşte "Megakentin" Kıyısında Bir Marka Kente Dönüşen Beylikdüzü, Kültürel Yaşantıdaki Çoğulculuğu Ve Farklı Deneyimleri Bir Festival Havasına Dönüştürmek İçin En Uygun Mekanlardan Biri.

Bu Anlamda Uluslararası Beylikdüzü Kısa Film Festivali, Kültürel Deneyimleri Merkezden Çevreye Taşımak Adına Atılan Bir Adım...

Çevrenin Merkezle Buluşması...

Toplumsal Hayatın Ve Kültürün Demokratikleşmesi Yolunda Önemli Bir Girişim... Kızılderili Reisi Seattle'nın Dediği Gibi "Herkesin Aynı Nefesten Aldığı Bir Hayatı" Kültürel Yaşantıya Da Taşıyan Bir Festival Bu.

Buyurun Sinemaya. Buyurun Filmlerin Sihirli Dünyasına. Buyurun Uluslararası Beylikdüzü Kısa Film Festivali'ne...









Beylikdüzü’nde sinema şöleni...

Beylikdüzü Belediyesi’nin katkıları ve ev sahipliğinde düzenlenen Uluslararası Kısa Film Festivali 22 Ekim Pazartesi günü gerçekleşecek gösterimlerle başlayacak.

Festivalin açılışı 22 Ekim Pazartesi saat 19.00’da Beylikdüzü’nde bulunan Beylicium Alışveriş Merkezi’nin içindeki Favori Tiyatro ve Sinema Salonu’ndaki törenle yapılacak.

Bu güne kadar kent merkezlerinin dışına çıkmayan sinema festivallerinden birini kentin kıyısındaki ilçe ve beldelerde yaşayanlarla buluşturmayı amaçladıklarını belirten Beylikdüzü Belediye Başkanı Vehbi Orakçı, “Beylikdüzü, kültür ve sanatın yeni merkezlerinden biri haline geliyor” dedi.

Beylikdüzü’nün, son 3 yılda gerçekleştirilen yatırımlar, uygulamaya konulan ve bitirilen 100’ü aşkın projeyle geleceğine güvenle bakan, büyüyen, gelişen ancak yaşam alanlarını da koruyan örnek bir kente dönüştüğünü ifade eden Başkan Orakçı, bu konuda kendilerine destek veren herkese teşekkür ettiğini söyledi.

-Buyrun Sinemaya-

"Buyrun Sinemaya" sloganıyla herkesi film seyretmeye davet eden festivalin açılış filmleri, Türkiye ve Hollanda’ndan festivale katılan 4 kısa film:

Yönetmenliğini Aydın Bulut’un yaptığı Babaanne, toplumsal değişmenin insanların yaşamına nasıl yansıdığını anlatan etkileyici bin film.

Bayram öncesi çocukları ve torunlarıyla birlikte olmanın hayalini kuran ve hazırlıklar yapan bir babaanne, kaybolan değerlerin farkına varır...

Hollandalı yönetmen Lodewijk Crins’in "Doktor Kuş"u, festivalin bir diğer açılış filmi. Uyuşturucu alan bir gencin olağandışı bir rüyada gezinmesini anlatan film, uyuşturucunun etkileri ve zararlarına dikkat çekiyor.

Bir başka Hollanda filmi "Pizza Di Mario"’yu Saskia Pouw yönetmiş.

Pizza dükkanındaki bir hamur canlanırsa neler olabileceğini anlatan film, canlandırmanın (animasyon) bir kısa filmde nasıl kullanılabileceğinin de güzel bir örneği.

Festivalin açılış filmlerinin sonuncusu Hakan Ün’e ait. "Yüzyıl Sonraya" isimli film tarihe meraklı bir kişinin geleceğe nasıl ulaşabileceğinin öyküsünü anlatıyor. Filmin kahramanı, bugününü, hayatını ve düşüncelerini anlatıp geleceğe yollamaya karar verir...

28 Ekim pazar gününe kadar sürecek bu kısa film yolculuğu, sinemasal anlatımın tadını duyumsatacak. Sanki draje draje halinde sinemasal lezzetler sunacaklar sinemaseverlere. Gerçek ile düş arasında kısa yolculuklara çıkacağız hep birlikte.

52 filmin gösterileceği festival Türkiye dışında 8 ülkeden 20 yabancı kısa film yer alıyor.

Türkiye, Almanya, İngiltere, İran, Güney Afrika, ABD, Fransa, İspanya ve Hollanda’dan kısa filmlerin yer aldığı festivalde, sinema dünyasına gezintilerin yapılacağı söyleşiler de olacak.

Seyirciler, yönetmen, yapımcı ve oyuncular bir filmi beraber konuşacaklar.

Bu etkinliklerin ilki açılış günü olan 22 Ekim Pazartesi günü saat 14.00’te yapılacak.

Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi sinema bölümü öğretim üyelerinden Prof. Dr. Esra Biryıldız moderatörlüğünde yönetmen Uygur Demoğlu ve yapımcı Elif Kurtoğlu, "Metal Yorgunluk" isimli 20 dakikalık filmlerini seyirciyle birlikte değerlendirecekler.

23 Ekim Salı Günü saat 19’da ise Prof. Dr. Orhan Kural çevre duyarlıklı mini bir dünya turuna çıkaracak sinemaseverleri.

Sinema sanatçısı Ediz Hun ve yönetmen Serdar Akar da söyleşileriyle festivale katılacaklar.

Bir hafta süre ile bu tür etkinlikler kısa film gösterimlerini süsleyecek ve festivali zenginleştirecek.

Uluslararası Beylikdüzü Kısa Film Festivali, kentlerin merkezlerinde düzenlenen kültürel ve sanatsal etkinlikleri çevreye yaymayı amaçlıyor.

Kentin kıyısında da bir yaşam olduğunu, kültürün ve sanatın toplumun her kesimiyle yaşanması ve paylaşılması gerektiğine dikkat çekiyor. Bu anlamda festival, toplumsal yaşamın olduğu kadar kültürün de demokratikleşmesi yolunda atılan bir adım.

Uluslararası Beylikdüzü Kısa Film Festivali 22-28 Ekim 2007 tarihleri arasındaki Beylicium Alışveriş Merkezi’ndeki Favori Tiyatro ve Sinema Salonu’nda ücretsiz olarak izlenebilecek.





Uluslararası Beylikdüzü Kısa Film Festivali 22-28 Ekim 2007 tarihleri arasında gerçekleşecek.

8 Ülkeden 52 film!
Uluslararası Beylikdüzü Kısa Film Festivali boyunca toplam 8 ülkeden 52 seçkin kısa film gösterilecek. Filmler; "Çocuk ve Sinema", "Gençlik ve Sinema", "Kadın ve Sinema", "Uluslar arası Gösterim" başlıklarında toplanacak.

Ana başlıklarında her gün 10:00 13:00 15:00 ve 19:30 seanslarında gerçekleştirilecek. Yabancı filmler Türkçe altyazılı olarak izleyicilere sunulacak.

Prof. Dr. Orhan Kural ve Nasuh Mahruki Ortak Fotoğraf Sergisi

Festival kapsamında çeşitli etkinlikler de yer alıyor. Bunlar; Prof. Dr. Orhan Kural'ın "Mini Bir Dünya Turu" adlı müzikli dialı söyleşisi 23 Ekim 19:30'da izlenebilir. Ayrıca Orhan Kural'ın Nasuh Mahruki ile ortak sergisi de festival boyunca açık olacak.

Ayrıca festival Kapsamında bilim adamı ve sanatçıların katılımı ile paneller ve söyleşiler gerçekleşecek. Ediz Hun, Prof. Dr. Esra Biryıldız, Prof. Dr. Şükran Esen'in aralarında bulunduğu pek çok sanatçı ve bilim adamlarının katıldıkları paneller, söyleşiler ve açıkoturumlar da festival kapsamında gerçekleştirilecek.

Beylikdüzü Belgeseli
Senaryosunu Dr. Engin Başçı, yönetmenliğini Vural Çavuşoğlu'nun yaptığı "İstanbul'un Gülen Yüzü" adlı Beylikdüzü'nü konu alan belgesel filmin ilk gösterim ve galası da festival kapsamında gerçekleştirilecek.

Festival açılışı/Kokteyl 22 Ekim 2007 saat 19:00'da Beylicium Alışveriş Merkezi Favori Tiyatro Salonu'nda yapılacak.






1. Uluslararası Beylikdüzü Kısa Film Festivali

Uluslararası Beylikdüzü Kısa Film Festivali 22-28 Ekim 2007 tarihleri arasında gerçekleşecek.

8 Ülkeden 52 film!
Uluslararası Beylikdüzü Kısa Film Festivali boyunca toplam 8 ülkeden 52 seçkin kısa film gösterilecek. Filmler; "Çocuk ve Sinema", "Gençlik ve Sinema", "Kadın ve Sinema", "Uluslar arası Gösterim" başlıklarında toplanacak.

Ana başlıklarında her gün 10:00 13:00 15:00 ve 19:30 seanslarında gerçekleştirilecek. Yabancı filmler Türkçe altyazılı olarak izleyicilere sunulacak.

Prof. Dr. Orhan Kural ve Nasuh Mahruki Ortak Fotoğraf Sergisi
Festival kapsamında çeşitli etkinlikler de yer alıyor. Bunlar; Prof. Dr. Orhan Kural'ın "Mini Bir Dünya Turu" adlı müzikli dialı söyleşisi 23 Ekim 19:30'da izlenebilir. Ayrıca Orhan Kural'ın Nasuh Mahruki ile ortak sergisi de festival boyunca açık olacak.

Ayrıca festival Kapsamında bilim adamı ve sanatçıların katılımı ile paneller ve söyleşiler gerçekleşecek. Ediz Hun, Prof. Dr. Esra Biryıldız, Prof. Dr. Şükran Esen'in aralarında bulunduğu pek çok sanatçı ve bilim adamlarının katıldıkları paneller, söyleşiler ve açıkoturumlar da festival kapsamında gerçekleştirilecek.

Beylikdüzü Belgeseli
Senaryosunu Dr. Engin Başçı, yönetmenliğini Vural Çavuşoğlu'nun yaptığı "İstanbul'un Gülen Yüzü" adlı Beylikdüzü'nü konu alan belgesel filmin ilk gösterim ve galası da festival kapsamında gerçekleştirilecek.

Festival açılışı/Kokteyl 22 Ekim 2007 saat 19:00'da Beylicium Alışveriş Merkezi Favori Tiyatro Salonu'nda yapılacak.






Beylikdüzü Uluslararası Kısa Film Festivali

Beylikdüzü Belediye Başkanı Vehbi Orakçı Başkan olduktan hemen sonra, ''Beylikdüzü'nde bir gün 50 sinema salonu olacağını, burada film festivalleri düzenleneceğini'' söylediğinde ben dudak bükmüştüm. 'Bunlar güzel hayaller diye' değerlendirmiştim.

Henüz onlarca sinema salonu yok, ama film festivalinin ilki düzenlendi Beylikdüzünde.

Bazılarımız, 'bu kadar sorun varken ne gereği var bu film festivalinin' diye de düşünebilir.

Doğrusu ben böyle düşünmüyorum.

Hem bu film festivalini düzenlemek sanıldığı kadar yüksek rakamlara da mal olmuyor. Birçok insanın özverili çalışmaları sayesinde kısa filmler seyirci ile buluşuyor.

Sanat toplum için önemlidir. ''Sanatsız kalan toplumun, hayat damarlarından biri eksik demektir.''

Beylikdüzü’nde yaşayanların eğitim düzeyi yüksektir. Sinemaya da, sanata da ilgi gösterir diye düşünüyorum. Bu film festivaline gösterilen ilgi de bunun bir ihtiyaç olduğunu gösteriyor zaten.

Değişik günlerde filmleri izledim. Söyleşileri dinledim. Özellikle gençlerin nasıl ilgi gösterdiğini yakından gördüm. Söyleşilerde gençlerin kısa filmler üzerine yorumları büyüklerden daha etkileyiciydi.

Bu kısa film festivalinin insanları sinemaya çekmeye katkısı olacaktır. Kaldı ki bu festivalde güzel filmler de gösterilmektedir. Uzun filmlerden sıkılanlar için, iyi bir kıssadan hissedir kısa filmler.

Hem de çeşitli ülkelerin kültürlerinin tanıtılmasına katkıda bulunur kısa filmler. Bu festivalde de 8 ülkeden 52 film gösteriliyor.

Başkan Orakçı festivalin açılış töreninde yaptığı konuşmada; ''Bu film festivalleri hep kent merkezlerinde düzenlenir. Biz istedik ki şehrin kenar semtlerinde de bu etkinlikler gerçekleşsin. Beylikdüzü’nde oturanlarında hakkıdır bu sanatsal etkinliklerden faydalanmak'' dedi. Bunun doğru bir tespit olduğunu; gençlerin,''Başkanım bu festival her yıl düzenlenecek mi?'' sorularından görmek de mümkün.

Başkan hep söylüyor, ''Beylikdüzü, Kültür ve sanatın merkezi olacaktır'” diye. Beylikdüzü bu anlamda merkez olur mu bilmiyorum, ama İstanbul'un, benim bildiğim Kartal'dan sonra ilk kez Beylikdüzü beldesinde gerçekleşiyor kısa film festivali.

Ama Beylikdüzü Kültür Merkezi inşaatının çok iyi ilerlemediğini biliyorum. Umarım bu etkinliklerin, Beylikdüzü Kültür Merkezi’nde düzenlendiğini de görürüz.

''Buyrun Sinemaya''
Bu, ''Kent merkezlerindeki kültürel ve sanatsal etkinlikleri çevreye yaymayı amaçlayan'' Beylikdüzü Kısa Film Festivali’nin sloganı. Slogana uygun olarak izleyicilerden ücret alınmıyor. Sabah saat 10'dan, akşam 19'a kadar film gösterimi var.

Festival, kentin kıyısında da bir yaşam olduğunu, kültürün ve sanatın toplumun her kesimiyle yaşanması ve paylaşılması gerektiğine dikkat çekiyor. Bu anlamda da; toplumsal yaşamın olduğu kadar kültürün de demokratikleşmesi yolunda atılan bir adım görevi görüyor bu festival.

Türkiye, Almanya, İngiltere, Fransa, İspanya, Hollanda, ABD, İran ve Güney Afrika'dan kısa filmlerin izleneceği festivalde söyleşiler de yapılıyor.

“Kısa film, mesaj verebilir mi?” diyenlere, 'evet' demek çok mümkün. Zira sinemanın kısa filmlerle başladığını bilmek gerekir.

Kısa filmde, her şeyden önce yönetmen kısa süre içerisinde çok şey anlatmak zorundadır. Kısa filmin gücü az görüntüyle çok şey anlatmasındadır. Yönetmen anlatmak istediği şeyi kısa, açık, sade ama çarpıcı bir dille ortaya koymak durumundadır.

Ticari amaç gütmediği için, kısa filmler daha yaratıcı ve özgür olabilirler. Kısa filmlerde karakterler değil, olaylar ön plana çıkar. Gerçekler daha yalın anlatılır, uzun metrajlı filmlerde olduğu gibi süslemeler yoktur.

Nitekim gençlerin filmlerden sonra yapılan söyleşilerde; 5 - 10 dakikalık filmler üzerine bir iki saat konuştuklarını görünce daha iyi anlaşılıyor kısa filmin iyi mesajlar verdiği.

Beylikdüzü Kısa film Festivali yönetmeni Vural Çavuşoğlu, hem açılışta yaptığı konuşmada; hem de sonradan yaptığımız sohbetlerde özellikle vurguluyor, ''Beylidüzü'nde ilk kez film festivali düzenlendiği için, kısa filmi seyirciye sevdirmemiz gerekiyordu. Bunun için de filmleri çok iyi seçmemiz gerekiyordu. Biz de öyle yaptık'' dedi. Sanırım Çavuşoğlu bunu başarmış.

Bu kadar düz yazıdan sonra festivalde izlediğim bir film izlenimimi de sizinle paylaşarak sizi festivalle baş başa bırakalım.

Yönetmenliğini Aydın Bulut'un yaptığı ''Babaanne'' adlı 25 dakikalık film; yaşlı bir babaannenin, bir bayram öncesi çocukları ve torunları ile ilgili beklentisini ve onun yaşadıklarını anlatıyor.

Günlerce çalışıp onlara hazırladığı bayram yemeklerini bile yemeden, gelip yaşlı kadının elini öpmeleri ve hemen tatile çıkmalarını, yaşlı kadının o andaki ruh halini çok iyi anlatıyor.

Bize kaybettiğimiz değerleri hatırlatmakla kalmıyor, suratımıza bir tokat olarak çarpıyor.

Eski bayramların tadının kalmadığından şikayet etmenin anlamı yok. Kaybettiğimiz değerlerin önemini 25 dakikalık bir film çok etkili şekilde bize yaşatıyor.

Emeği geçen herkesin yüreğine sağlık. Çok yerinde bir etkinlik olmuş ve bir ihtiyaca cevap verdiği ortadadır.

Bu etkinlikten dolayı Başkan Orakçı’yı kutluyorum.

nyılmazer@e-gercek.com
Nusret Yılmazer
Gerçek Yazarlar