Bilinmeyen Sinemalar Film Festivali

11 - 17 Mayıs 2011

Bilinmeyen Sinemalar Film Festivali, Türkiye'nin ev sahipliğinde Dışişleri Bakanlığı'nın İstanbul'da düzenlediği 4.Birleşmiş Milletler En Az Gelişmiş Ülkeler Konferansı kapsamında yapılan bir film festivalidir. Festivalde filmleri gösterilen ülkeler, Birleşmiş Milletler bünyesinde bulunan ve kişi başına düşen milli geliri 750 doların altında, öncelikle ekonomik azgelişmişlik kıstası gözetilerek sınıflandırılmış "En Az Gelişmiş Ülkeler" kategorisindeki ülkelerdir. 48 ülkenin 33'ü Afrika,14'ü Asya,1'1'i de Amerika'da bulunuyor. Daha sonraki senelerde de yapılması planlanan festival 2011 yılında 11 Mayıs-17 Mayıs tarihleri arasında gerçekleşti. Filmler Beyoğlu Sineması,Kadıköy Moda Sineması ve Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi'nde ücretsiz olarak gösterildi.

Danışma Heyeti
Ayşe Şasa
Semih Kaplanoğlu
Burçak Evren
Hasanali Yıldırım
Mehmet Demirhan
Mehmet Güleçyüz
Kamil Koç
Mustafa Emin Büyükcoşkun

Festival Genel Yönetmeni
İhsan Kabil

Festival Koordinatörleri
Ahmet Göktepe
Murat Pay
Sedat Çay

Bölümler
Toplumsal Hafıza
Güncelin İzinde
Belgesel Gözü
Panorama
Derin Bakış



Festivalde Gösterilen Filmler

Aduva - Adwa,Etiyopya, ABD, Almanya, Haile Gerima, 97 dak., 1999
Ateş - Tasuma,Burkina Faso, Fransa, Kollo Sanou, 90 dak., 2004
Babamız - Abouna,Çad, Fransa, Hollanda, Mahamat-Saleh Haroun (Muhammed Salih Harun), 84 dak., 2002
Bamako - Bamako,Mali, ABD, Fransa, Abderrahmane Sissako (Abdurrahman Sissako), 115 dak., 2006
Benim Kabilim - My Kabul,Afganistan, Waheed Nazir (Vahid Nezir), 21 dak., 2006
Bir Nehrin Adı - Ekti Nadir Naam,Bengaldeş, Hindistan, İngiltere, Anup Singh, 90 dak., 2002
Borom Sarret - Borom Sarret,Senegal, Ousmane Sembene, 20 dak., 1966
Boş Şehir - Na Cidade Vazia,Angola, Portekiz, Maria João Ganga, 90 dak., 2004
Bu Eller - These Hands,Tanzanya, Flora M'mbugu-Schelling, 45 dak., 1983
Burma Askeri - Burma Soldier,Myanmar, İrlanda, ABD, Tayland, Nic Dunlop, Ricki Stern, Anne Sundberg, 70 dak., 2010
Dama Oyuncularının Savaşı - Le damier,Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Fransa, Balufu Bakupa Kanyinda, 40 dak., 1996
Düşlerin Kanatlarında - Swopnodanay,Bengaldeş, Golam Rabbany Biplob, 84 dak., 2007
Eve Dönüş - My Way Home,Laos, ABD, Joe Sacco, Dao Chang, 57 dak., 2010
Faat Kiné - Faat Kiné,Senegal, Ousmane Sembene (Osman Sembene), 120 dak, 2001
Gezginler ve Büyücüler - Travelers and Magicians,Butan, Avustralya, Khyentse Norbu, 108 dak., 2003
Haiti’de Şiiler - Shia of Haiti,Haiti, ABD, Bobby Sands, 44 dak., 2010
Hakikat Gecesi - La nuit de la vérité,Burkina Faso, Fransa, Fanta Régina Nacro, 100 dak., 2004
Herat'a Yalınayak - Pa berahneh ta Herat,İran-Afganistan, Mecid Mecidi, 76 dak., 2004
Himalaya - Bir Şefin Çocukluğu - Himalaya - l’enfance d’un chef,Nepal, Fransa, İsviçre, İngiltere, Eric Valli, 108 dak., 1999
Işık - Yeelen,Mali, Burkina Faso, Fransa, Batı Almanya, İngiltere, Souleymane Cissé (Süleyman Cissé), 105 dak., 1987
Kara Kız - La noire de,Senegal, Fransa, Ousmane Sembene (Osman Sembene), 65 dak., 1966
Korkusuz Hanımefendi - Aung San Suu Kyi,Danimarka, Myanmar, Anne Gyrithe Bonne, 52 dak., 2010
Kum Tepelerinin Anası - Faraw!,Mali, Abdoulaye Ascofare, 90 dak., 1997
Kupa - Phörpa, Butan, Avustralya, Khyentse Norbu, 93 dak., 1999
Kusursuz Asker - A Perfect Soldier,Kamboçya, ABD, John Severson, 56 dak., 2010
Milarepa - Milarepa,Butan, Neten Chokling, 90 dak., 2006
Munyurangabo - Munyurangabo,Ruanda, ABD, Lee Isaac Chung, 97 dak., 2007
Mutluluğu Beklerken - Heremakono,Moritanya, Fransa, Abderrahmane Sissako (Abdurrahman Sissako), 95 dak., 2002
Pirinç İnsanları - Neak sre,Kamboçya, Fransa, İsviçre, Almanya, Rithy Panh, 125 dak., 1994
Şarkımı Senin İçin Söyleyeceğim - Je Chanterai Pour Toi,Mali, Fransa, Jacques Sarasin, 76 dak., 2001
Savaşlardan Önceki Afganistan - Afghanistan Before the Wars,Afganistan, ABD, Eric Siegel, 78 dak., 2003
Sırtlanlar - Hyenes,Senegal, Djibril Diop Mambéty (Cibril Diop Mambéty), 110 dak., 1993
Tabataba - Tabataba,Madagaskar, Fransa, Raymond Rajaonarivelo, 76 dak., 1988
Tanrı’nın Bağışı - Wend Kuuni,Burkina Faso, Gaston Kaboré, 75 dak., 1983
Tercih - Yam Daabo,Burkina Faso, Fransa, Idrissa Ouedraogo (İdris Ouedraogo), 80 dak., 1988
Töre - Tilai,Burkina Faso, Fransa, İsviçre, İngiltere, Almanya, Idrissa Ouedraogo (İdris Ouedraogo), 81 dak., 1990










Bilinmeyen Sinemalar Film Festivali

Sinema her geçen gün sanat olmaktan uzaklaşarak, alınıp satılan ve tüketime sunulan bir meta olarak değer görüyor. Ticari filmler, alışveriş merkezlerine yerleşmiş konforlu sinema salonlarında izleyicilerle buluşurken, bağımsız filmler ya da “arthouse” olarak kabul edilen ve “sanatsal” kaygılar taşıyan görece daha düşük bütçeli ve alternatif bir sinema dili yakalamaya çalışan yapımlar ise ancak film festivallerinde kendilerine yer bulabiliyor.

Son yıllarda film festivallerinin de popülerleşmesi ve bir film alım-satım marketine dönüşmesi, “bağımsız” veyahut “alternatif” dediğimiz filmlerin de yaşama alanlarını iyiden iyiye sınırladı. Hem festivallerin gittikçe anaakım sinemaya hizmet etmesi hem de sinemanın anlamının değişime uğraması, küresel pazarın bir uzantısı hâline gelmesi farklı ülkelerden birbirinden ilginç filmleri keşfetmeyi de zorlaştırdı. Bu açıdan bakıldığında, Bilinmeyen Sinemalar Film Festivali sinemaseverlere hiçbir yerde rastlayamayacakları filmler sunarken, öte yanıyla da sinemanın dünyanın geri kalanında nasıl algılandığıyla ilgili zihin açıcı bir bakış açısı getiriyor.

Kupa
Festivalin ilk gününde gösterilen Butan ve Avustralya ortak yapımı Kupa (Phörpa, 1999) belki de bunun en güzel örneklerinden biri. Fransa’nın ev sahipliğini yaptığı 1998 Dünya Kupası maçlarını izlemek için yapmadık şey bırakmayan bir grup öğrencinin yaşadıklarını ekrana taşıyan film, bir yandan da sürgündeki Tibetli keşişleri, Budizmi ve teknolojinin değişimine ayak uydurmaya çalışan yerel kültürlerin dönüşüm sürecini -yer yer de hicivleştirerek- sıcak ve samimi bir dille aktarıyor. Sinemayı bir meta olmaktan öteye taşıyan, farklı coğrafyalardan farklı insanların hayatlarıyla hemhal olmamızı sağlayan ve bununla birlikte bizlere dünya düzeninin gidişatını da hatırlatan bu küçük, sade ama etkili film, basitliğinin yanı sıra Jean Vigo’dan beri süregelen bir geleneğe de selam durmayı ihmâl etmiyor.

Filmi izlerken, François Truffaut’un kısa filmi Yumurcaklar (Les Mistons, 1957)’ı düşünmemek neredeyse imkânsız. Truffaut kısa filminde, çocukların dünyasını sadece çocuklara özgü bir bakışla beyazperdeye taşırken, bunu çocukların gözünden ve hissiyatından yapıyordu. Belki de o kısa filmi özel kılan şeylerin başında, bu bakış açısı farklılığı geliyordu. Kupa’da da benzer bir farklılığa rastlamak mümkün. Film boyunca çocukların dünya kupası aracılığıyla yaşadıkları düzene yaklaşımları, yine kendi deneyimleri üzerinden anlam kazanıyor. Katı bir eğitim sisteminde yetişen çocukların düzene ve otoriteye karşı gelişleri bir futbol maçı aracılığıyla “hınzırca” ortaya konurken, son kertede çocukların içindeki masumiyete de vurgu yapılıyor. Manevi olarak çocukların bir eşiği aşmasına da atıfta bulunan filmin finali, belki de bu açıdan Vigo’nun asi çocuklarıyla Truffaut’un haşarı ama bir o kadar masum ve sempatik yumurcaklarını ortak bir paydada birleştiriyor.

Himalaya - Bir Şefin Çocukluğu
İngiltere, Fransa, İsviçre ve Nepal ortak yapımı Himalaya - Bir Şefin Çocukluğu (Himalaya - L’enfance d’un chef, 1999) ise, Kupa’daki naifliğin aksine oldukça gerçekçi bir üslupla bizleri Nepal’in Doplo bölgesindeki bir kervanın yolculuğuna götürüyor. Gerek hikâyesi gerekse de dramatik yapısıyla oldukça etkileyici bir sinema diline sahip olan filmde, fiziksel olarak katedilen mesafe aynı zamanda karakterler özelinde içsel bir değişimi de getiriyor; bununla birlikte yerel kültür, şaman geleneğine bağlılık ve şefin değişiminin kabile içindeki düzene etkisi son derece incelikli bir şekilde ele alınıyor.

Nacer Khemir’in ya da Ismaél Ferroukhi’nin filmlerinden aşağı kalır yanı olmayan Himalaya - Bir Şefin Çocukluğu, öte yandan da bizleri baştaki meseleye geri götürüyor ve sinemanın dünyanın en ücra köşelerinde bile neleri değiştirebileceğine dair önemli ipuçları taşıyor. Sinema kimileri için belki bir sanat, bir gereklilik, bir ihtiyaç, bir eğlence ve vakit geçirme aracı… ama bu iki film de gösteriyor ki; sinema, bütün bunların toplamından çok daha önemli bir şeye hizmet ediyor: Sinema, farklı coğrafyalardan farklı insanların hayatları üzerinden kendimize bakabilmeyi sağlıyor; “insan olma” temeli üzerinde din, dil ve ırk gözetmeksizin birbirimizin hayatına dokunabilmeyi, dönüştürebilmeyi sağlayarak, tek başına olmadığımızı hatırlatıyor. Manastırda eğitim gören ufak bir çocuğun her şeyden çok istediği Dünya Kupası finalini izlemeyi bırakıp, arkadaşının saatinin derdine düşmesi de, Nepal’deki bir kabilede şefin değişmesinin ne gibi sonuçlar doğurduğu da bu açıdan okunduğunda, insana dair, insanın farklı durumlarda benzer içsel hassasiyetlerle hareket ettiğini göstermesi bağlamında önem kazanıyor. Jean-Luc Godard’ın dediği gibi “saniyede 24 kare gerçek olan” bir sanat dalı, öte yanıyla da insana, insan üzerinden bakmayı da olanaklı kılıyor.


Barış Saydam
bar_saydam @ hotmail.com
13 Mayıs 2011