D-Marin Deniz Filmleri Festivali 5 - 9 Eylül tarihleri arasında Turgutreis D-Marin
Cinemarine Açıkhava Sinemasında
5 Eylül 2016, Pazartesi Siyah İncinin Laneti
6 Eylül 2016, Salı Öncü
7 Eylül 2016, Çarşamba Memleket
8 Eylül 2016, Perşembe Dalgaların Peşinde
9 Eylül 2016, Cuma Karanlık Sular
D-Marin Turgutreis Cinemarine Açık Hava Sinemasında bu yıl da denizlerde yaşamı
konu alan 5 film gösterilecek. Üçüncüsü düzenlenecek festival, Naviga dergisiyle
birlikte hayata geçiriliyor. Ülkemizin açık hava sinemasına sahip tek marinası
olan D-Marin Turgutreiste denize, denizde yaşama ve insana dair tüm duyguların
yer aldığı filmleri sinemaseverler ücretsiz izleyebilecekler.
D-Marin Turgutreis; macera, aksiyon, fantastik kurgu, korku, gerilim, dramdan
oluşan ilgi çekici filmlerle bu yıl da deniz ve sinemaseverleri beyazperdenin
büyülü dünyasıyla buluşturuyor.
“D-Marin Deniz Filmleri Festivali” denizden ilham alan filmleri deniz
tutkunlarıyla buluşturmak için 5 - 9 Eylül tarihleri arasında saat 21.00 den
itibaren tekne sahipleriyle birlikte bölge halkına da açık olarak
gerçekleştirilecek.
Faaliyet gösterdiği sektör ve bulunduğu bölgedeki sosyal yaşama da değer
katma amacıyla hareket eden D-Marinin, festival için seçtiği açılış filmi
Karayip Korsanlarının ilk filmi olan “Siyah İncinin Laneti”. 4 filmlik bir
seriden oluşan ve vizyona girdiği 2003 yılında gişe rekorları kıran film,
Karayipler’de bir metal işçisinin çırağı olan Will Turner ve kaptan Jack
Sparrow’un Elizabeth’i kurtarma mücadelesini sürükleyici bir biçimde işliyor.
Film çılgın korsan Jack Sparrowu henüz seyretmemiş olanlar ya dayeniden
seyretmek isteyenler için gösterimde.
Norveç yapımı gerilim filmi “Öncü” ise 1980lerin başında Norveç’in bugünkü
zenginliğinin kaynağı olan devasa petrol rezervlerinin bulunduğu Kuzey Denizinin
dibine boruları yerleştirme görevi için gönüllü olan dalgıç Petter ve abisi
Knutun trajik hikayesini konu ediyor.
Son dönemlerde dünya ülkelerinin ortak gündemi olan mülteci sorununa ışık tutan
İtalyan yapımı film “Memleket” ise insan hakları” konusunu çok çarpıcı bir
biçimde ele alarak seyirciyi düşünmeye ve gördüklerini sorgulamaya davet ediyor.
Efsanevi sörfçü Jay Moriarty’nin gerçek yaşam öyküsünden esinlenilmiş
“Dalgaların Peşinde” iki efsane sörfçünün dünyanın en büyük dalgalarından biri
olan Maverickste sörf yapmak ve imkansızı başarmak üzerine kurulu arkadaşlıkları
konu alan film izleyiciyle buluşuyor.
Korku-gerilim türündeki bir diğer film ise ABD yapımı “Karanlık Sular”. Film,
kimsenin olmadığı bir sahilde sörf yapan Nancynin beyaz köpekbalığı tarafından
yaralanarak denizin ortasında bir kayada mahsur kalmasını anlatıyor.
4 Eylül 2016
3. Deniz Filmleri Festivali
Bu sene 3.'sünü düzenlediğimiz Deniz Filmleri Festivali'nde yine birbirinden heyecanlı beş filmi açık hava sineması
keyfiyle izleme fırsatı bulacaksınız. 5 Eylül Pazartesi D-Marin'de bütün dünyanın hayranlıkla izlediği Karayip
Korsanları'nın ilk filmi 'Siyah İncinin Laneti' ile festivalimizin açılışını yapacağız. Bütün deniz severleri Deniz
Filmleri Festivali'nde yanımızda görmek dileğiyle...
Deniz Filmleri Festivali
d-marin.com
DERİN SULARA DUYARLI
‘The Shallows’ filminde büyük beyazla vahşice savaşan Blake Lively bu mükemmel yaratığa olan hayranlığını sosyal medyada
sürekli olarak dile getirirken onların korunmaya ihtiyacı olduğunu hatırlatıyor. Güzel oyuncu hayranlarını köpekbalığı
yüzgeci çorbası yapan yerel restoranları boykot etmeye davet ediyor. Köpekbalıklarını korumaya yönelik bir proje yürüten
film yapımcısı Mike Rutzen ise Lively’nin sharksafebarrier projesine olan desteğinden dolayı ona teşekkürlerini sunuyor.
Sharkdivingunlimited ekibinin bu son projesi sharksafebarrier; yüzen insanları potansiyel köpekbalığı saldırısından,
köpekbalıklarını da balık ağlarından korumak adına iki cinsin negatif rastlantılarını önlemek için oluşturdukları çevre
dostu bir çözüm. Köpekbalığı bariyeri sert borulardan oluşan manyetik bir alandan oluşuyor. Denizin dibine monte edilmiş
olan bu borular su yosununu andırıyor. Büyük beyazları çok yakından tanıyan Rutzen’in yaptığı bir gözleme gore köpek
balıkları manyetik alanlara duyarlıdırlar ve bu durum onları bariyerin üstünden yüzmekten caydırır. Özellikle büyük
beyazlar yosunlardan nefret ettikleri için de onlardan mümkün olduğunca uzak durmaya çalışırlar.
ÖLÜMLE BURUN BURUNA
‘Chasing Mavericks’ filminin başrol oyuncusu Gerard Butler film çekimleri sırasındaki sörf sahnelerinin çoğunda dublör
kullanmadı. Ancak sörf tutkunu aktör, çekimler sırasında hayati bir kaza geçirdi ve sörf tahtasının üstünde ölümle burun
buruna geldi. Gerard Butler ciddi bir şekilde yaralanmış ve ambulansla hastaneye kaldırılmıştı. Devasa dalga Butler’ın
kafasına çarpıp onu neredeyse 1 dakika boyunca suyun altında nefessiz bırakmıştı. İlk dalganın çarpmasıyla suyun
derinliklerine inen İskoç aktör suyun yüzüne çıkıp nefes alamadan ikinci dalgayla sarsıldı ve uzun bir süre denizin
derinliklerinde dönüp durdu. Bu sırada aklından geçen cümlenin ‘Aman tanrım, film çekiminde öleceğim’ olduğunu söyleyen
Butler, bu filmin ona sörfçü olmanın ne kadar zor, tehlikeli ve bir o kadar da heyecanlı olduğunu gösterdiğini ama ölüme
bu kadar yaklaşacağını hiç tahmin etmediğini söylemişti. Nitekim geçirdiği kaza onun filmi bitirmesine engel olmadı.
Kulağa çılgınca da gelse ambulanstayken bu bağımlılık yapan spor için geri dönmek istediğini söyleyen aktör “Belki daha
güçlü bir insan hastaneye gitmek zorunda kalmazdı” demişti.
KARAYİP KORSANLARININ YENİ FİLMİ
Tüm dünyanın heyecanla beklediği, Karayip Korsanları’nın 5. filmi ‘Dead Man Tell No Tales’ 26 Mayıs 2017’de beyaz
perdeye geliyor. Disney, filmin çekimleri bitmiş olmasına rağmen 2017 yazına kadar yayına girmeyeceğini belirtti. Bu
açıklama hayranları büyük hayal kırıklığına uğratmış olsa da, Sparrow’un geri dönüşü büyük bir heyecanla bekleniyor.
Serinin bu filminde Kaptan Jack Sparrow onun için büyük tehdit oluşturan düşmanı ölümcül Kaptan Salazar (Javier Bardem)
ile karşı karşıya gelecek. Salazar, tayfasıyla şeytan üçgeninden kaçmayı başardıktan sonra bütün korsanları teker teker
öldürmeyi misyon edinir. Tabii ki hedefte Jack Sparrow da vardır. Filmde Geoffrey Rush, Kevin McNally, Martin Klebba
yeni bir macera için geri dönüyorlar. Ama en büyük dönüş Will Turner rolüyle Orlando Bloom’un olacak. Eğer Karayip
Korsanları’nı hâlâ izlemediyseniz Deniz Filmleri Festivali’nde gösterilecek olan serinin 1. filmini kaçırmayın!
İzlediyseniz de açık hava sinemasında ay ışığında tekrar izlemenin keyfini kaçırmayın!
DENİZDEKİ CAN PAZARI BEYAZ PERDEDE
Yönetmenliğini Emanuele Crialese’in yaptığı Terraferma, 2012’nin en iyi yabancı filmi seçilmişti. Aynı zamanda Venedik
Film Festivali 2011’de jüri özel ödülünü kazanan Terraferma, yönetmenin 4. filmi. Crialese Terraferma’nın bu ödüle layık
görülmesine çok mutlu olduğunu ve şeref duyduğunu söyledi. Mültecileri konu alan filmde yasadışı bir şekilde kurtarılan
hamile göçmen kadın, gerçekte de bir Etiyopyalı mülteci ve filmde de kendisinin gerçek yaşam mücadelesinden
esinleniliyor. Filmin yönetmeni, Terraferma ile denizlerde yaşamını yitiren mültecilerin ve otoritenin Akdeniz’deki
insanlık krizi karşısındaki tutumuna tepki gösteren halkın sesini yükselttiği için günümüz dünya sorununa ışık tutuyor.
ÜÇTE ÜÇ
Uluslararası Mavi Bayrak Jürisi tarafından açıklanan 2016 yılı ödüllerinde marinalar kategorisinde sponsorumuz D-Marin,
Türkiye’deki üç marinasında Mavi Bayrak dalgalandırmaya tekrar hak kazandı. Çalışmalarında çevre duyarlılığını ön planda
tutan D-Marin, doğal hayatı destekleyen alt yapı sistemleri ve ekolojik dengeyi gözeterek verdiği hizmetleri ile bu
ödüle layık görüldü.