18. İstanbul Uluslararası Kısa Film Festivali

21 - 29 Mart 2006

Festival Direktörü - Hilmi Etikan










İstanbul’da ‘kısa film’in 18. geçit töreni

Uluslararası İstanbul Kısa Film Festivali bu yıl 18’inci kez sinemaseverlere “merhaba” dedi.

Özellikle genç sinemacıların sabırsızlıkla bekledikleri Festival, bir hafta boyunca, dünyanın çeşitli ülkelerinden ve Türkiye’den seçilmiş, 200’e yakın filmi izleyicisiyle buluşturmaya devam ediyor.


Kısa film meraklıları için, “Kısa İyidir” diyenlerle konuştuk...

Hilmi Etikan - Festival Direktörü: Bu yıl 18’incisini gerçekleştirdiğimiz İstanbul Uluslararası Kısa Film Festivali bundan 27 yıl önce başladı. İFSAK bünyesinde İstanbul Fotoğraf ve Sinema Amatörleri Derneği bünyesinde ulusal bir yarışma düzenledik. O zaman 3 tane film katılmıştı. Her yerde söylüyorum 3 filmi zor bulmuştuk. Üçüne de ödül vermiştik. O günden bu yana seyircinin de ilgisiyle gelişerek bugünlere ulaştı.

Yeşim Ustaoğlu: İFSAK Kısa Film Festivali çok uzun yıllardır devam eden bir festival. Aslında neredeyse kısa filmi yaşatan bir festival. Ben 80’li yıllardan 80’li yılların ortasından beri biliyorum, hatta o dönemlerde benim sinemaya başlama nedenim bile oldu, kısa film İFSAK sinema bölümü.

Ufuk Aksoy - yönetmen: İstanbul Uluslararası Kısa Film Festivali’ni çok uzun zamandır takip ediyorum, yani filmleri seyretmeye geliyorum; gösterildiği yerlerde. Ama ilk kez bu sene bir film yaptım; uzun zamandır yapmayı düşünüyordum, bu bir başlangıç oldu. Bütün filmleri bir arada görmek motive etmişti beni...

FESTİVAL’DE 200’E YAKIN FİLM GÖSTERİLECEK
Hilmi Etikan: Artık festival izleyicisi de, bizim izleyicimiz de ne istediğini biliyor. Biz de onların ne istediğini biliyoruz. Sadece film gösterimleri yok. Yalnız hemen şunu söyleyeyim İFSAK Kısa Film Yarışması yapıyoruz 27 yıldır. Orada ödül almış olan, ya da ön elemeyi geçmiş olan bütün filmleri de Festival kapsamında gösteriyoruz. Bir de bize doğrudan başvuran filmler var. Bu yıl ilk defa başlattık; 200’e yakın film geldi; postayla geldi. DV formatında filmler; onlardan da 30 tane filmi programımıza aldık. Böylelikle ulusal filmleri de katarsak 180’e yakın film gösteriyoruz bu sene.

Belmin Söylemez: Ben festivalin ön jürisindeydim; 200’e yakın film izledik. İzlediğimiz filmlerde en çok dikkatimizi çeken şey, kalitedeki belirgin artıştı. Gerçekten belgesel olsun, kurmaca film olsun çok kaliteli yapımlar gördük.

Yeşim Ustaoğlu: İlk elemeleri geçen 27 filmin aslında hepsi birbirinden farklı. Her katılımcıyı burada da tebrik etmek istiyorum; önemli filmler vardı içlerinde. Tabiki kendi içlerinde kişisel bir dili, anlatımı, tutarlılığı sinemasal bir yapısı olan, özgünlüğü olan yapıtları, aralarından ayıklamaya çalıştım.

İFSAK EN İYİ BELGESEL FİLM: “BİR ÇİFT KANATIN PEŞİNDE”
Behiye Yılmaz - doğa Belgeselcisi - Ulusal Doğa ve Kültür Belgeselleri Derneği çalışanı: “Bir Çift Kanatın Peşinde” filmi, bu yıl ilk olarak AKBANK Kısa Film Festivali’nde, ardından İFSAK’ın düzenlediği 27. Kısa Film Festivali’nde En İyi Belgesel Film seçildi.

İFSAK EN İYİ DENEYSEL FİLM: “DRAM 19 DAKİKA”
Ufuk Aksoy: Deneysel film dalında ödül aldım. Film malzemelerini göstererek, film üzerine bir film yapmaya çalıştım.

KISA FİLME DAİR KISA KISA...
Hilmi Etikan: Kısa film, zamanı çok ekonomik kullanmak ve zekice kullanmaktan geçiyor. Çok kısa bir sürede, 5-6 dakikada bir şeyi anlatmak gerekiyor. Konuya giriş yapacaksınız, geliştireceksiniz ve sonuçlandıracaksınız. Çok zeki olmak gerekiyor, her planı iyi kullanmak gerekiyor. Dünyaya bakış açısının biraz farklı olması gerekiyor.

Yeşim Ustaoğlu: Bir dil oluşturup, belirli bir üslupla bir zaman dilimi içinde kendinizi, öykünüzü, fikrinizi anlattığınız, dolayısıyla aslında yine de kişisel bir üsluba sahip olmak durumunda kaldığınız bir sinematografik ifade biçimi...

Belmin Söylemez: Kısa film aslında yaratıcılığın çok özgür bırakıldığı bir alandır. Çünkü hiçbir ticari kaygınız yok. Yani başınızda bir yapımcı yok. Sizi “bunu böyle satamazsın, bunu böyle yazma, bunu böyle çekemezsin” diyen birileri yok. O yüzden çok daha yaratıcı olabileceğiniz bir alan.

Behiye Yılmaz: Kısa film daha ziyade insan temalı konular üzerinde yoğunlaştı. Türkiye’de özellikle böyle. Kültür ve insan. Fakat ben bundan tamamen ayrı bir şey yapmak istedim. Doğa temalı, doğa konulu vahşi yaşam konulu belgesel filmler yapmak istedim. Bunun için kendimi doğa belgeselcisi olarak tanımlıyorum.

KISA FİLM UZUN METRAJA BASAMAK OLARAK GÖRÜLÜYOR
Ufuk Aksoy: Kısa film, uzun metrajlı film çekmeden önce bir çeşit antrenman şu anda benim için. O yüzden kısa filmciyim diyemiyorum.

Belmin Söylemez: Uzun metrajdan önce bir basamak, biraz egzersiz gibi gören birçok insan var, ama aslında format olarak kısa film böyle bir şey değil. Birçok ünlü yönetmenin çok iyi kısa filmleri var ve kendilerini kısa filmle kanıtlayarak yapımcı bulabiliyorlar.

KISA FİLM ÜRETİMİ ARTTI AMA GÖSTERİM OLANAĞI KISITLI
Hilmi Etikan: Ama şu da bir gerçek ki kısa metrajdan uzun metraja geçiliyor bütün dünyada. Bu böyle, çünkü kısa metraj kurmaca dalında, öykülü kısa metraj yapıldığı zaman para kazanmak olası değil. Ya o işe veda edeceksiniz ya amatör bir ruhla yapmaya devam edeceksiniz, ya başka bir meslek yaparken bu işi yapmaya devam edeceksiniz ya da bırakacaksınız. Kimse yardımcı olmuyor yönetmenlerimize. Gerçekten yetenekli yönetmenlerimiz var. İzlediğimiz zaman iyi ürünlerle karşılaşıyoruz. Giderek bu da artıyor. Bu nitelik artıyor. Çünkü elektronik kameraların çoğalması ve kurgu sistemlerinin her eve girmesi ve kolaylaşır olması üretimi artırdı. Üretim artınca da niteliksel bir artış oldu. Bu iyi.

Yeşim Ustaoğlu: Ama onun dışında maalesef halen kısa film biraz üvey evlat gibi. Hatta belgesellerimizi bile gösterecek yer bulamıyoruz.

Belmin Söylemez: Ya festivaller, ya kültürel etkinlikler, ya üniversitelerde... Onun dışında hiçbir gösterim olanağı bulunmuyor.

FESTİVAL’DE GÖSTERİMLER ÜCRETSİZ
Hilmi Etikan: Gönüllü katkılarla bugüne kadar geldik ama şunu söylemek gerekir ki en büyük desteğimiz seyirci. Yani seyirci, izleyici çok büyük bir ilgi gösteriyor. Biz de madem bu kadar ilgi var yapalım tekrar diye diye, işte bu günlere kadar geldik. Gösterimleri ücretsiz olarak yapıyoruz. Aslında yurtdışında birçok festival kısa filmleri de ücretli olarak yapmaya başladı. Ama biz ücretsiz olarak yapmaya devam ediyoruz. Bu yıl 3 tane gösterim salonumuz var. Film gösterimleri Fransız Kültür Merkezi, İtalyan Kültür Merkezi ve Alman Kültür Merkezi salonlarında yapılıyor. Söyleşilerimizi de İstanbul Modern Salonu’nda yapıyoruz. 29 Mart’a kadar bu salonlarda filmleri izleyebilirler, ya da söyleşilere katılabilirler.









18. Uluslararası İstanbul Kısa Film Festivali’nde gösterilen ve 27 filmden oluşan “Kısa ve İyi II” başlıklı kısa film programı Anadolu Kültür’ün lojistik desteği ile 13 ayrı kentte, 16 merkezde izleyiciyle buluşuyor.

Almanya’dan Kısa Filmler Anadolu’da…
8 Mayıs - 3 Haziran 2006

Yaklaşık 100 yıl önce bütün filmler kısaydı. Daha 60’lı yıllarda, Rainer Werner Fassbinder, Werner Herzog ve Wim Wenders gibi sonradan ünlenen genç kuşak film yönetmenleri, kendilerini kamuoyuna ilk olarak sinemada ön programda oynayan kısa filmleriyle tanıttılar.


Alman Goethe Enstitüsü’nün, 23-29 Mart 2006 tarihleri arasında 18. Uluslararası İstanbul Kısa Film Festivali’nde gösterilen ve 27 filmden oluşan “Kısa ve İyi II” başlıklı kısa film programı Anadolu Kültür’ün lojistik desteği ile 13 ayrı kentte, 16 merkezde izleyiciyle buluşuyor.

Alman sinema yüksekokullarındaki bitirme ödevi olan yapımlardan oluşan ve gözle görülür kişisel bir tarza sahip 27 yeni yapıt, Almanya’nın son yıllardaki kısa filmleri üzerine genel bir bakış sunuyor. Seçilmiş filmlerin yönetmenlerinden bazıları Oscar’a ve Öğrenci Oscar’ına aday gösterilmişlerdir.

Yapıtlar 4 farklı konu başlığı altında toplanıyor;

SEN ve BEN (81 dk.)
YAKIN ve UZAK (108 dk.)
YAŞLI ve GENÇ (97 dk.)
KAÇMAK ya da KALMAK (75 dk.)

SEN ve BEN, aşk temasını ele alan 5 kısa filmden oluşuyor.
8 kısa filmden oluşan, YAKIN ve UZAK, belgesel ile kurmaca film arasındaki geleneksel sınırları sorguluyor.
Farklı kuşakların ortak yaşamlarındaki mutluluklarını ve zorlukları ele alan YAŞLI ve GENÇ bölümü, 7 kısa filmden oluşuyor.
KAÇMAK ya da KALMAK, Almanya’daki yaşamın olumsuz yönlerini gösteren 7 kısa filmi bir araya getiriyor.



Gösterim Yapılacak Kentler:
Mersin, Eskişehir, Konya, Samsun, Şanlıurfa, Batman, Mardin, Tunceli, Kars, Diyarbakır, Edirne, Yalova, Nevşehir



Not: Tüm filmler Türkçe altyazılıdır. Gösterimler ücretsizdir.
Gösterim Yapılacak Merkezler ve Tarihler:

Mersin
Mersin Üniversitesi Çiftlikköy Kampusu Merkez Konferans Salonu 8 - 9 Mayıs 2006

Urfa
Emek Sineması 8 - 9 Mayıs 2006

Batman
Yılmaz Güney Sineması 11 Mayıs 2006

Mardin
Mardin Belediyesi Kültür Salonu 13 - 14 Mayıs 2006

Viranşehir
Viranşehir Belediyesi Kültür ve Sanat Merkezi 13 - 14 Mayıs 2006

Yalova
Sinema Sevenler Derneği Lokali 15 - 16 Mayıs 2006

Batman
Il Kültür ve Turizm Müdürlüğü Kültür Sineması 16 - 17 Mayıs 2006

Konya
Konya Üniversitesi Süleyman Demirel Kültür Merkezi Malazgirt Salonu 17 Mayıs 2006

Ovacık (Tunceli)
Halk Eğitim Müdürlüğü Cumhuriyet Toplantı Salonu 18 - 19 Mayıs 2006

Diyarbakır
Diyarbakır Sanat Merkezi 20 - 21 Mayıs 2006

Kars
Kars Sanat Merkezi 20 - 21 Mayıs 2006

Kızıltepe (Mardin)
Yerel Gündem 21 Kızıltepe Kent Konseyi Salonu 20 - 21 Mayıs 2006

Ürgüp (Nevşehir)
Ürgüp Belediyesi Kültür Merkezi 22 Mayıs 2006

Eskişehir
Anadolu Üniversitesi Sinema Salonu 30 Mayıs 2006

Samsun
19 Mayıs Üniversitesi Kongre ve Kültür Merkezi Sinema Salonu 31 Mayıs 2006

Edirne
Edirne Belediyesi Devecihan Konferans Salonu 2 - 3 Mayıs 2006

Filmlerle ilgili ayrıntılı bilgiyi http://www.kisafilm.com adresinden edinebilirisiniz.

10.05.2006






Açılış Töreni 21 Mart 2006
İtalyan Kültür Merkezi Salonu / 19.30

Ülkemizde 18 yıldan bu yana aralıksız olarak düzenlenen “İstanbul Uluslararası Kısa Film Festivali” özellikle genç sinemaseverlerin sabırsızlıkla bekledikleri ve büyük ilgi gösterdikleri önemli bir etkinlik olmayı sürdürmektedir.

“İstanbul Uluslararası Kısa Film Festivali” bu alanda motor gücünü ve liderliğini hep sürdürmüştür. Birçok yabancı kısa film festivali yöneticisinin de kabul ettiği gibi, nitelik ve nicelik olarak Avrupa'nın önde gelen organizasyonları arasında yer almayı başarmıştır. Yabancı film yönetmenleri ve yapımcıları, festivale konuk olarak katılabilmek için yoğun başvuruda bulunmaktadırlar.

Birçok uluslararası festivalde ödül almış filmlerden oluşan uluslararası program, panel, söyleşi ve atölye çalışmaları ile zenginleştirilmektedir.

Bu yıl açılış gecesi yerli, yabancı konukların ve basının da katılacağı 21 Mart 2006 tarihinde yapılacaktır. Festival tarihi 21-29 Mart 2006 dır. Programa, 35mm, 16mm sinema filmi ve Dijital formatta kurmaca, canlandırma ve deneysel filmler alınmaktadır.

Bu yılki program beş ana bölümden oluşmaktadır:

Birinci bölümde, festivalin "Resmi Partnerleri" olan Almanya, Avusturya, Belçika, Fransa, Hollanda, İngiltere, İspanya, İsveç, İtalya, Macaristan, Meksika, Polonya, Yunanistan dan gelen büyük bölümü 35mm film formatında kısa filmler gösterilecektir.

İkinci bölümde, Türkiye'den "27. İFSAK Ulusal Kısa Film Yarışması"na katılmış ve ön elemeyi geçmiş kısa filmler gösterilecektir.

Üçüncü bölümde, "Ülke Kısa Filmlerinden Seçkiler" başlığı altında, festivale kişisel olarak başvurmuş yabancı yönetmenlerin filmlerinden bir seçki yapılacaktır.

Dördüncü bölümde, "Özel Gösterim" başlığı altında festival komitesinin gösterimini gerekli gördüğü yerli kısa film ve belgeseller yer almakta,bazı filmlerin galası yapılmaktadır.

Beşinci bölümde, yerli ve yabancı konukların katıldığı "Paneller, Yuvarlak Masa Toplantıları, Atölyeler" yer almaktadır.

Etkinlikler ücretsiz olarak,İstanbul Fransız Kültür, İstanbul İtalyan Kültür, İstanbul Alman Kültür Merkezlerinin ve İstanbul Modern Sanat Müzesi Sinema salonlarında gerçekleştirilmektedir.