18. Londra Türk Filmleri Festivali (London Turkish Film Festival)
21 Şubat - 3 Mart 2013
Düzenleyen
Vedide Kaymak
ltff.co.uk
info @ ltff.co.uk
vedide @ ltff.co.uk
+44 (0) 207 5033584
+44 (0) 794 3183800
18 Ashwin Street, Fitzroy House Studios, The Print House, London
LTFF Direktörü - Vedide Kaymak
LTFF Türkiye Temsilcisi - Sevinç Baloğlu
Dolby - Akın Kol
Digitürk - Murat Yağcı
Urart - Kaya Şenyüz
Uzun Metraj Film Yarışması, Digiturk Dijital Dağıtım Ödülü
Lal Gece (Night of Silence) / 2011 / Uzun Kurmaca / Reis Çelik / 01:32:00
Uzun Metraj Film Yarışması, Seyirci En İyi Film Ödülü
Kelebeğin Rüyası (The Butterfly's Dream) / 2013 / Uzun Kurmaca / Yılmaz Erdoğan
/ 02:18:00
Yaşam Boyu Başarı Ödülü
Life Time Achievement Award
Kadir İnanır
Digiturk Dijital Dağıtım Ödülü, Jüri Üyesi
Edward Fletcher / Writer, Managing Director of Soda Pictures film distributors
Sedef Ecer / Actress, journalist and playwright
Tony Grisoni / Senarist
Wendy Mitchell / Editor of Screen International and ScreenDaily.com
Açılış Filmi
Yozgat Blues / 2013 / Uzun Kurmaca / Mahmut Fazıl Coşkun / 01:33:00
Uzun Metraj Film Yarışması, Digiturk Dijital Dağıtım Ödülü, Finalist Filmler
Araf (Somewhere in Between) / 2011 / Uzun Kurmaca / Yeşim Ustaoğlu / 02:04:00
Can / 2011 / Uzun Kurmaca / Raşit Çelikezer / 01:45:00
Jîn / 2013 / Uzun Kurmaca / Reha Erdem / 02:02:00
Lal Gece (Night of Silence) / 2011 / Uzun Kurmaca / Reis Çelik / 01:32:00
Tepenin Ardı (Beyond the Hill) / 2012 / Uzun Kurmaca / Emin Alper / 01:34:00
Uzun Metraj Filmler Bölümü, Gösterim Seçkisi
Aşk ve Devrim / 2011 / Uzun Kurmaca / Serkan Acar / 01:40:00
Aziz Ayşe / 2012 / Uzun Kurmaca / Elfe Uluç / 01:18:00
Geriye Kalan / 2011 / Uzun Kurmaca / Çiğdem Vitrinel / 01:41:00
Güzel Günler Göreceğiz / 2003 / Belgesel / Metin Yeğin, Nihan Gider, Alexsandra
Paserelli / 00:19:00
Güzelliğin On Par’etmez / 2012 / Uzun Kurmaca / Hüseyin Tabak / 01:25:00
İçimdeki Çember (The Circle Within) / 2013 / Uzun Kurmaca / Deniz Çınar /
01:12:00
İz (Reç) / 2011 / Uzun Kurmaca / Tayfur Aydın / 01:29:00
Katırcılar / 1987 / Uzun Kurmaca / Şerif Gören / 01:26:00
Kelebeğin Rüyası (The Butterfly’s Dream) / 2013 / Uzun Kurmaca / Yılmaz Erdoğan
/ 02:18:00
Saklı Bahçede Aşk / 2011 / Uzun Kurmaca / Zeynep Üstünipek / 01:27:00
Suya Mum (Candle to Water) / 2012 / Uzun Kurmaca / Nihat Seven / 01:50:00
Şimdiki Zaman (Present Tense) (Gegenwart) / 2012 / Uzun Kurmaca / Belmin
Söylemez / 01:50:00
Teslimiyet / 2010 / Uzun Kurmaca / Emre Yalgın / 01:22:00
Toprağa Uzanan Eller (King of the Cotton) / 2012 / Uzun Kurmaca / Ömer Can /
01:37:00
Yabancı (The Stranger) / 2011 / Uzun Kurmaca / Filiz Alpgezmen / 01:36:00
Yük / 2012 / Uzun Kurmaca / Erden Kıral / 01:20:00
Zerre (The Particle) / 2012 / Uzun Kurmaca / Erdem Tepegöz / 01:20:00
Belgesel Gösterim Seçkisi
Ben Uçtum Sen Kaldın (I Flew You Stayed) / 2012 / Belgesel / Müjde Arslan /
01:30:00
Bir Hayatı Masal Gibi Anlatmak / 2012 / Belgesel / Hüseyin Karabey / 00:34:00
Pina Bausch'la Bir Nefes / 2004 / Belgesel / Hüseyin Karabey / 00:30:00
Simurg / 2011 / Uzun Belgesel / Ruhi Karadağ / 01:49:00
Susmaz Sokak / 2011 / Belgesel / Elif Mermer / 00:24:30
Türkçe: Pekiyi (Turkish: A+) / 2012 / Belgesel / Murat Bayramoğlu / 00:28:00
Öne Çıkan 5 Yapımla 18. London Turkish Film Festival
Bu yıl 18. kez düzenlenen London Turkish Film Festival, Türk filmlerini yurt
dışında tanıtma, izletme, yabancı izleyicilerin gözünde “Türk Sineması algısı”nı
diri tutma amacı taşıyan önemli bir festival. Her yıl 20’ye yakın Türk filmini
Londra’daki sinemaseverlerle buluşturan LTFF, Golden Wings Digitürk Dağıtım
Ödülü aracılığıyla bir Türk filmini “İngiltere ve İrlanda sinemalarında
dağıtımını yapmak” konusunda ödüllendirmekte. Bu yıl da Türk Sineması’nın önemli
örneklerinden bir seçki ile karşımıza çıkan LTFF kapsamında izlediğim en iyi 5
Türk filmini yazdım.
Jin (2013)
Türkiye’de !f İstanbul kapsamında, Almanya’da Berlinale’de ve en son
İngiltere’de LondonTurkish Film Festival kapsamında gösterilen Reha Erdem’in son
filmi Jin, Türk-Kürt meselesine bambaşka bir pencereden, masalsı bir “fabl”
dilinden bakmayı tercih ediyor. Reha Erdem, Londra’da filmin gösteriminden sonra
yapılan soru-cevap etkinliğinde “Bu filme tarafsız demek beni çok üzer. Böyle
bir meselede “tarafsızım” demek bana çok alçakça geliyor.” demişti. Film, 17
yaşındaki karakteri “Jin”in tarafından, insanların insanlık dışı ve zavallı
durumlarına şahit olan hayvanların tarafından, hayatın tarafından bakmayı tercih
ediyor. Dağda kalsa kalamayan, inse inemeyen “Jin”in öyküsü bu.
Sinemada gerçeküstücü anlatımı seven Erdem, özellikle filmin son karesiyle
akıllardan çıkmayacak bir tablo oluşturuyor. Buna benzer birçok karenin filmin
tamamında bulunduğundan bahsederken aynı zamanda bu enfes sinematografi için
Florent Herry’yi de anmak gerekiyor. Terrence Malick’in The Tree of Life‘ında
(2011) olduğu gibi güçlü doğa görüntüleri içeren film, özellikle hayvanları çok
doğru bir biçimde kullanıyor ve filmin esas meselesinin en büyük görgü tanıkları
hâline getiriyor.
Londra Türk Film Festivali kapsamında gözlemlediğim kadarıyla Kelebeğin Rüyası
ile beraber seyirci nezdinde en çok sevilen film olan Jin, festival kapsamında
izleyici oylarıyla verilecek olan “İzleyici Ödülü”ne bir adım daha yakın
duruyor.
Tepenin Ardı (2012)
SİYAD tarafından “Yılın En İyi Türk Filmi” seçilen ve katıldığı çoğu festivalden
adaylıklar ve ödüllerle dönen Tepenin Ardı, özünde Türkiye’ye ait bir film olsa
da evrensel açıdan okunmaya bir hayli müsait yapısıyla London Turkish Film
Festival kapsamında da en beğenilen Türk filmlerinden biri oldu.
Uçsuz bucaksız taşradaki bir ailenin, tepenin ardındaki kendi yarattıkları
yörüklerle amansız mücadelesini, western filmlerini andıran bir yapının doğa
odaklı muhteşem sinematografisinde politik, askeri ve sosyal birçok konuya
değinerek anlatan film, final sahnesindeki yabancılaştırma manevrayla izleyiciyi
ikiye ayırabilecek bir potansiyele bürünüyor. Özellikle Tamer Levent başta olmak
üzere tüm oyuncular performanslarıyla büyülerken, Emin Alper ilk filmiyle
“ustalık” derecesinde bir iş çıkardığını Berlin Film Festivali, Palic Film
Festivali, Sarajevo Film Festivali, Taipei Film Festivali, İstanbul Film
Festivali ve OsianCinefan Film Festivali’nde aldığı ödüllerle fazlasıyla
kanıtlamış oluyor.
“En büyük düşman, kendi içimizdedir.” düşüncesinden yola çıkarak, kimsenin
suçunu üstlenmediği ve hep bu suçu atacak bir “öteki” yarattığını simgesel
anlatılarla destekleyen film, düşman yaratmanın ne kadar kolay olduğunu gözler
önüne sermekte.
Kelebeğin Rüyası (2013)
Komedi ağırlıklı popüler filmleriyle Türk sinemasında her daim filmleri gişe
yapan bir yönetmen olan Yılmaz Erdoğan, oyunculuk kariyerinde Nuri Bilge
Ceylan’ın Bir Zamanlar Anadolu’da (2011) filminde ve Bahman Ghobadi’nin Rhino
Season‘uyla (2012) kazandığı yükselişi, oradan aldığı sanatsal ivmenin de
etkisiyle birleştirerek “Türk Sineması’nda dönem filmi yapılamıyor.” düşüncesini
yıkan bir filme imza atmış. 1941 yılının Zonguldak’ında geçen film, hükümet
tarafından çıkarılan “Mükellefiyet Yasası”nın ardından 65 yaşına gelene dek
yetişkin erkeklerin madenlerde çalışmaya zorunlu tutulmasını anlatan, görsel
açıdan unutulmaz bir plan-sekansla açılıyor.
Yılmaz Erdoğan, olgun bir sinemacının izlerini taşıyan sinemasal kabiliyetini
filmin bütününe yayarak oldukça özenli bir iş ortaya koyuyor. Bu bağlamda, Nuri
Bilge Ceylan’ın uzun tek plan sahnelerinin yetkinliği ve Bahman Ghobadi’nin
şiirsel anlatım üslubu Kelebeğin Rüyası’nda öne çıkıyor. Elini attığı her filmi
görsel açıdan bambaşka bir boyuta sokarak ustalıkla kotaran görüntü yönetmeni
Gökhan Tiryaki ise Kelebeğin Rüyası’nı güçlü yapan faktörlerin ilk sırasında yer
alıyor. Bol figürasyon içeren genel plan kullanımının yoğunluğu, oldukça etkili
kaydırmalı tek planlar, atmosfere uygun grimsi tonlardaki renk paleti seçimi,
işini bilen bir görüntü yönetmeninin “olgun” seçimleri olarak ön plana çıkıyor.
Buna, Bora Gökşingöl’ün düzenli kurgusu, Hakan Yarkın’ın incelikli sanat
yönetimi ve Rahman Altın’ın etkileyici müzikleri de eklenince tekniksel boyutta
hep aradığımız kalitede bir iş ortaya çıkıyor.
Yabancı izleyiciler tarafından festivalde gösterilen Türk filmleri içerisinde en
çok beğenilen filmlerden biri olan Kelebeğin Rüyası, Türk Sineması’na sınıf
atlattıran yapımlardan biri olarak festivalin en iyileri arasında yer alıyor.
Lâl Gece (2012)
Zamanın, mekânın ve mezhebin belirtilmediği bir köyde 60 yaşındaki bir adamla 14
yaşındaki bir çocuğun töre gereği evlendirildikten sonra gerdek gecesindeki
hesaplaşmalarını anlatan film, töre filmlerinin bugüne kadar klasik ele alınış
biçimini yapı bozumuna uğratarak töreyi hem erkeğin hem kızın bakış açısıyla ele
almasıyla izleyicileri ikiye böldü. Açılıştaki düğün sahnesinden sonra tamamen
yatak odasının içerisinde geçen film, klasik töre filmlerinden ayrıksı yapısıyla
ayrılan, “dışarıdan” değil “içeriden” bakan, son derece güçlü yazılmış diyalog
odaklı yapısıyla, kısıtlı mekânda Gökhan Tiryaki’nin oluşturduğu yaratıcı
kadrajlarıyla, İlyas Salman ve Dilan Aksüt’ün başarılı oyunculuklarıyla Türk
Sineması’nda çok az rastlanan bir “oda sineması” örneğine dönüşüyor.
Filmekimi, Gezici Festival ve LondonTurkish Film Festival kapsamında olmak üzere
3 farklı festivalde izlediğim filme gelen tepkiler hep ikiye ayrılıyordu. İlk
defa bir kadını acındırmadan, erkeği de sistemin tek suçlusu göstermeden “töre
filmi” kalıbı ele alındığı için tebrik edenler de oldu, “Kadınla erkeği resmen
eşitlemişsiniz.” diye sert çıkanlar da. Fakat bütün bunlar Lâl Gece’nin dünya
festivallerden toplamda 27 ödülle dönmesini engellemedi ve film, LTFF kapsamında
Golden Wings Digütürk Dağıtım Ödülü’ne layık görüldü.
20 yıl aradan sonra ilk defa bir filmde başrol oynayan İlyas Salman’ın ve bir
lise öğrencisiyken seçilip ilk kez kamera karşısına geçen Dilan Aksüt’ün
başarılı oyunculukları, çok iyi yazılmış diyaloglarıyla birleşince seyri adeta
su gibi akan güçlü bir “hesaplaşma” filmine dönüşüyordu.
Araf (2012)
Araf, toplumsal ve bireysel analizlerini aşırı gerçekçi biçimde irdeleyen, çok
iyi gözlem yeteneğine sahip bir film. Yeşim Ustaoğlu’nun bu derece erkek
konuşmalarına, hareketlerine ve genç-yetişkin arasındaki ince çizgiye hâkim
olması şaşırtıcı. Sinematografik açıdan oldukça güçlü olan Araf, düğün sahnesi,
sevişme sahnesi ve tuvalet sahnesiyle unutulmayacak 3 sahne yaratmış. Özellikle
Neslihan Atagül’ün yaşını aşan oyunculuğu takdire şayan. Barış Hacıhan
performansıyla ileriye dair ümit veriyor. Özcan Deniz de kendine ayrılan sürede
iyi bir performans sergiliyor.
Kadın-erkek arasındaki eşitsizliği, Anadolu insanının bir nevi “Amerikan Rüyası”
hayallerine kapılmasının ardından içinde bulunduğu “araf” durumunu karamsar bir
bakış açısıyla irdeleyen Ustaoğlu, sinemasının en iyi örneklerinden birine imza
atıyor. Hemen hemen benzer konuyu ele alan bu yılki bir diğer Türk filmi
Gözetleme Kulesi‘nden (2012) diyalog yazımı, gerçekçi analizler ve biçimsel
estetik konusunda daha üstün duran Araf, Türk Sineması’nın 2012 yılındaki en iyi
5 filminden biri.
London Turkish Film Festival kapsamında diğer 4 film gibi “yönetmen” katılımlı
olmadan gösterilse de filme olan ilgi yoğundu. Bu da Araf’ın, yurt dışında
aldığı ödüllerin etkisiyle yabancı izleyiciler tarafından duyulduğunu ve merak
edildiğini kanıtlıyor.
18. Londra Türk Film Festivali’nde Gösterilecek Filmler Belli Oldu
21 Şubat - 3 Mart arasında bu yıl 18.si düzenlenecek olan “Londra Türk Film
Festivali” basın toplantısıyla festival programını açıkladı. Fil’m Hafızası
olarak bu yıl sosyal medya sponsorluğunu üstleneceğimiz festival, 21 Şubat - 3
Mart 2013 tarihleri arasında, Odeon West End, Rio Cinema, The Institute of
Contemporary Arts ve Cine Lumiere sinemaları olmak üzere dört ayrı gösterim
merkezinde Türk filmlerini Londralı sinemaseverlerle buluşturacak.
Basın toplantısına LTFF Direktörü Vedide Kaymak, LTFF Türkiye Temsilcisi Sevinç
Baloğlu, Dolby’den Akın Kol, Digitürk’ten Murat Yağcı ve Urart’tan Kaya Şenyüz
katıldı. LTFF Direktörü Vedide Kaymak “Londra Türk Film Festivali’ni ödül olarak
diğer festivallerden ayıran özellik, Türk filmlerine Britanya ve İrlanda
sinemalarında dağıtım ve dijital platformlarda yayınlanma olanağı sağlamasıdır.”
dedi. Başvuran her filmi göstermeye çalıştıklarını dile getiren Kaymak, “Londra
çok pahalı bir şehir. Özellikle sanat sinemaları çok pahalı. Bu yüzden genelde
16-17 civarında gösterdiğimiz Türk filmleri için bu yıl 40 başvuru geldiğini ve
bunlardan 23 tanesini festival programına kabul ettik, bu sayıyı 25’e çıkarmak
için uğraşıyoruz. Festivale alamadığımız filmler için üzüntü duyuyorum” diye
konuştu.
18. LONDRA TÜRK FİLM FESTİVALİ AÇILIŞINI, YILMAZ ERDOĞAN’IN SON FİLMİ “KELEBEĞİN
RÜYASI” İLE YAPIYOR.
Londra’da kültür ve sanatın kalbi olarak anılan Leicester Square’deki, Odeon
West End sinemasında yapılacak açılış gecesinde, festival, geleneksel iki Büyük
Ödülü’nü takdim ederken, gecede, başrollerini Kıvanç Tatlıtuğ, Mert Fırat ve
Belçim Erdoğan’ın paylaştığı, yönetmenliğini Yılmaz Erdoğan’ın yaptığı yeni
filmi KELEBEĞİN RÜYASI, Londra Prömiyeri ile ilk defa izleyiciyle buluşacak.
GOLDEN WINGS DİGİTÜRK DIGITAL DAĞITIM ÖDÜLÜ İÇİN BEŞ FİLM YARIŞACAK
Dünya festivalleri arasında verdiği “dağıtım ödülü” ile bir “ilk”e imza atmış
olan LTFF, bu yıl dördüncü kez Türk Sineması’na, İngiltere ve İrlanda’da vizyona
girme olanağı sağlayarak, Dünya Sineması’nı yönlendiren eleştirmenlerin
filmlerimizi izlemesine ve Türk Sineması için dünyanın takip ettiği önemli
yayınlarda filmlerle ilgili makalelerin yer almasına fırsat yaratıyor. Birleşik
Krallık ve İrlanda’da ülke çapında sinemalarda dağıtım ve dijital platformlarda
yayınlanma olanağı sağlayan, 30 bin sterlin değerindeki Golden Wings Digiturk
Dijital Dağıtım Ödülü için bu yıl, Türk Sineması’nda kalıcı bir iz bırakacak
olan beş film yarışıyor.
Dünyaca ünlü senarist, yönetmen Tony Grisoni, Screen International editörü Wendy
Mitchell, Soda Pictures Direktörü Edward Fletcher, yayıncı, yazar ve BBC4 radyo
film eleştirmeni Francine Stock’ten oluşan Golden Wings Digitürk Digital Dağıtım
Ödülü Jürisi, Reis Çelik’in 2012 Berlin Film Festivali’nden “Kristal Ayı” ile
dönen filmi LAL GECE, Reha Erdem’in son filmi JIN, Raşit Çelikezer’in
Sundance’ta “Jüri Özel Ödülü” kazanan filmi CAN ve çeşitli festivallerden birçok
ödülle dönen, Emin Alper’in TEPENİN ARDI ile Yeşim Ustaoğlu’nun ARAF filmleri
arasından yapacak.
KADIR İNANIR’A YAŞAM BOYU BAŞARI ÖDÜLÜ TAKDİM EDİLECEK.
Festivalin açılış gecesi takdim edilecek olan Golden Wings Yaşam Boyu Başarı
Ödülü, bilindiği gibi geçtiğimiz yıllarda Türk Sineması’nın dev isimleri Türkan
Şoray, Şener Şen ve Hülya Koçyiğit’e verildi. Bu yıl ise Golden Wings Yaşam Boyu
Başarı Ödülü, Türk Sineması’nın efsane aktörü Kadir İnanır’a takdim edecek.
Her yıl festival izleyicilerinin oylarıyla belirlenen Golden Wings İzleyici
Ödülü ise, festivalde yer alan 23 uzun metrajlı film arasından yine Londra’lı
izleyicilerin oylarıyla belirlenecek. Türk Sineması’nın usta isimlerinin imza
attığı filmlerin yanı sıra, yeni nesil yönetmenlere de kapısını her zaman açık
tutan LTFF, ilk filmler, kısa film seçkisi ve sinemacılarla yapılacak
söyleşileriyle 11 gün boyunca Londra’da Türk Sineması rüzgarı estirecek.
FESTİVAL KAPSAMINDA GÖSTERİLECEK TÜRK FİLMLERİ
UZUN METRAJ
ARAF (Yön: Yeşim Ustaoğlu)
AŞK VE DEVRİM (Yön: Serkan Acar)
AZİZ AYŞE (Yön: Elfe Uluç)
CAN (Yön: Raşit Çelikezer)
CANDLE TO WATER (Yön: Nihat Seven)
GERİYE KALAN (Yön: Çiğdem Vitrinel)
GÜZEL GÜNLER GÖRECEĞİZ (Yön: Hasan Tolga Pulat)
GÜZELLİĞİN ON PARA ETMEZ (Yön: Hüseyin Tabak)
İÇİMDEKİ ÇEMBER (Yön: Deniz Çınar)
İZ - REC (Yön: M. Tayfur Aydın)
JIN (Yön: Reha Erdem)
KELEBEĞİN RÜYASI (Yön: Yılmaz Erdoğan)
LAL GECE (Yön: Reis Çelik)
SAKLI BAHÇEDE AŞK (Zeynep Ustepe)
ŞİMDİKİ ZAMAN (Yön: Belmin Söylemez)
TEPENİN ARDI (Yön: Emin Alper)
TESLİMİYET (Yön: Emre Yalgın)
TOPRAĞA UZANAN ELLER (Yön: Ömer Can)
YABANCI (Yön: Filiz Alpgezmen)
YÜK (Yön: Erden Kıral)
ZERRE (Yön: Erdem Tepegöz)
BELGESEL
BEN UÇTUM SEN KALDIN (Yön: M. Müjde Arslan)
BİR HAYATI MASAL GİBİ ANLATMAK (Yön: Hüseyin Karabey)
PINA BAUSCH İLE BİR NEFES (Yön: Hüseyin Karabey)
SIMURGH (Yön: Ruhi Karadağ)
SUSMAZ SOKAK (Yön: Elif Mermer)
TÜRKÇE: PEKİYİ (Yön: Murat Bayramoğlu)
18. Londra Türk Filmleri Festivali Vodafone Red Sponsorluğunda Başlıyor
Türk sinemasının yurtdışında tanıtılmasında önemli bir rol üstlenen 18. Londra
Türk Filmleri Festivali, Vodafone Red sponsorluğunda 21 Şubat - 3 Mart tarihleri
arasında gerçekleşecek.
Reha Erdem, Yeşim Ustaoğlu, Ali Ömer Atay, Raşit Çelikezer, Reis Çelik, Nihat
Seven gibi ünlü yönetmenlerin filmlerinin gösterileceği festivalin açılış
galası, Yılmaz Erdoğan'ın yönettiği "Kelebeğin Rüyası" ile yapılacak.
Türk sinemasının en güzel örneklerini sinemaseverlerle buluşturan Londra Türk
Filmleri Festivali, bu yıl 18. kez Vodafone Red sponsorluğunda 21 Şubat - 3 Mart
tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Festivalin açılışı, Yılmaz Erdoğan'ın
yönettiği, Kıvanç Tatlıtuğ, Belçim Bilgin ve Mert Fırat'ın başrollerinde
oynadığı "Kelebeğin Rüyası" filminin galasıyla yapılacak.
11 gün sürecek 18. Londra Türk Filmleri Festivali kapsamında Türk sinemasından
yeni ve seçkin örnekler, belgesel filmler, kısa filmler gösterilecek, söyleşiler
ve workshop'lar düzenlenecek. Festivalin 21 Şubat akşamı düzenlenecek galasında
usta oyuncu Kadir İnanır'a "Yaşam Boyu Başarı Ödülü" verilecek.
Vodafone olarak, ülkemizde sürdürülebilir büyümenin sadece ticari yatırımlarla
olmayacağı bilinciyle hareket ettiklerini ve kültür-sanat alanına yatırımı
önemsediklerini ifade eden Vodafone Türkiye Pazarlama Direktörü Fatih Uysal,
şunları söyledi:
"Vodafone Türkiye olarak, teknolojik yatırımlarımızı sürdürürken, bir yandan da
sinema, tiyatro, müzik gibi kültür-sanatın farklı alanlarına yatırımı da
önceliklendiriyoruz. 5 kıtada 30'u aşkın ülkede faaliyet gösteren global bir
marka olarak, kültür-sanata yaptığımız yatırımlarla bir yandan kültür-sanat
aktivitelerinin ülkemizde daha geniş kitlelere ulaşmasına katkıda bulunurken,
bir yandan da Türk sanatının uluslararası arenada tanıtımını destekliyoruz. Bu
hedef doğrultusunda şimdi de 18 yıldan bu yana Türk sinemasının en güzel
örneklerini, dünyada kültür-sanatın başkentlerinden Londra'da sinemaseverlerle
buluşturan Londra Türk Filmleri Festivali'ne Vodafone Red markamızla destek
sunuyoruz. Bu festivale desteğimiz, Londra merkezli bir şirket olarak bizler
için daha da değerli."
Vodafone Red Ayrıcalıklar Dünyası hakkında
Vodafone'un ayrıcalıklı müşterilerine hayatın her anında özel olduklarını
hissettirmek üzere hayata geçirdiği Vodafone Red Ayrıcalıklar Dünyası, iki yıl
boyunca üyelerine dünyanın çeşitli ülkelerinde Formula 1 yarışını yerinde
izleme, locada futbol keyfi, IKSV'nin özel festivallerinde ayrıcalık, kış
döneminde kayak merkezlerinde, yazın ise Türkiye'nin en gözde yazlık
mekanlarında indirim gibi avantajlar sunarak hayatlarını zenginleştirdi.
Üyelerinin hayatına farklı alanlarda dokunan Vodafone Red Ayrıcalıklar Dünyası
hızla büyüyerek üye sayısını son 1 yılda 2 katına çıkardı.
19 Şubat 2013
18. Londra Türk Filmleri Festivali Vodafone Red sponsorluğunda başlıyor
18. Londra Türk Filmleri Festivali, Vodafone Red sponsorluğunda 21 Şubat 3 Mart
tarihleri arasında gerçekleştirilecek.
Yapılan açıklamaya göre, Türk sinemasının en güzel örneklerini sinemaseverlerle
buluşturan Londra Türk Filmleri Festivali, bu yıl 18. kez Vodafone Red
sponsorluğunda 21 Şubat 3 Mart tarihleri arasında gerçekleştirilecek.
Festivalin açılışı, Yılmaz Erdoğan'ın yönettiği, Kıvanç Tatlıtuğ, Belçim Bilgin
ve Mert Fırat'ın başrollerinde oynadığı ''Kelebeğin Rüyası'' filminin galasıyla
yapılacak.
11 gün sürecek 18. Londra Türk Filmleri Festivali kapsamında Türk sinemasından
yeni ve seçkin örnekler, belgesel filmler, kısa filmler gösterilecek, söyleşiler
ve workshoplar düzenlenecek. Festivalin 21 Şubat akşamı düzenlenecek galasında
usta oyuncu Kadir İnanır'a ''Yaşam Boyu Başarı Ödülü'' verilecek.
Açıklamada görüşlerine yer verilen Vodafone Türkiye Pazarlama Direktörü Fatih
Uysal, Türkiye'de sürdürülebilir büyümenin sadece ticari yatırımlarla olmayacağı
bilinciyle hareket ettiklerini ve kültür sanat alanına yatırımı önemsediklerini
belirterek, Vodafone Türkiye olarak teknolojik yatırımları sürdürürken, bir
yandan da sinema, tiyatro, müzik gibi kültür sanatın farklı alanlarına yatırımı
da önceliklendirdiklerini ifade etti.
Uysal, 5 kıtada 30'u aşkın ülkede faaliyet gösteren global bir marka olarak,
kültür sanata yaptıkları yatırımlarla bir yandan kültür sanat aktivitelerinin
Türkiye'de daha geniş kitlelere ulaşmasına katkıda bulunurken, bir yandan da
Türk sanatının uluslararası arenada tanıtımını desteklediklerini kaydetti.
Bu hedef doğrultusunda şimdi de 18 yıldan bu yana Türk sinemasının en güzel
örneklerini, dünyada kültür sanatın başkentlerinden Londra'da sinemaseverlerle
buluşturan Londra Türk Filmleri Festivali'ne Vodafone Red markasıyla
desteklediklerini dile getiren Uysal, ''Bu festivale desteğimiz, Londra merkezli
bir şirket olarak bizler için daha da değerli'' dedi.
19 Şubat 2013
18. Londra Türk Filmleri Festivali'ne doğru
Fransa'da yaşayan yazar Sedef Ecer, 18. Londra Türk Film Festivali'nde 5 filmin
yarışacağı ''Golden Wings Digiturk Dijital Dağıtım Ödülü''nün tek Türk jüri
üyesi oldu. 18. Londra Türk Filmleri Festivali, 21 Şubat-3 Mart tarihleri
arasında, Odeon West End, Rio Cinema, The Institute of Contemporary Arts ve Cine
Lumiere sinemalarında Türk filmlerini Londralı sinemaseverlerle buluşturacak.
Festival çerçevesinde ''Golden Wings Digiturk Dijital Dağıtım Ödülü'' de
verilecek. Fransa'da yaşayan yazar Sedef Ecer, Reis Çelik'in ''Lal Gece'', Reha
Erdem'in ''Jin'', Raşit Çelikezer'in ''Can'', Emin Alper'in ''Tepenin Ardı'' ve
Yeşim Ustaoğlu'nun ''Araf'' filmlerinin yarışacağı ''Golden Wings Digiturk
Dijital Dağıtım Ödülü''nün jüri üyeleri arasında tek Türk jüri üyesi olarak
bulunacak. ''Golden Wings Digiturk Dijital Dağıtım Ödülü'' yarışmasının diğer
jüri üyeleri ise senarist, yönetmen Tony Grisoni, Screen International editörü
Wendy Mitchell, Soda Pictures Direktörü Edward Fletcher, yayıncı, yazar ve BBC4
radyo film eleştirmeni Francine Stock.
-Sedef Ecer kimdir?-
İstanbul doğumlu Sedef Ecer, çok küçük yaşta, Şehir Tiyatroları'nda ve Yeşilçam
setlerinde başladığı tiyatro ve sinema çalışmalarına Galatasaray Lisesi'nde,
Orleans Üniversitesi'nde ve Paris Yüksek Dramatik Sanatlar Konservatuvarı'nda
devam etti. Aktris olarak birçok oyun ve filmde rol alan ve ödüller kazanan Ecer,
Sabah, Star, Marie Claire, Elele, Maviology, Biz, Connaissance des Arts, Byzance
gibi gazete ve dergilere köşe ve kültür yazıları, çeşitli kanallara radyo ve
televizyon metinleri, senaryolar, roman ve öyküler yazdı. Sedef Ecer, Fransızca
oyunu ''Sur le Seuil'' ile Ulusal Tiyatro Merkezi'nden ''teşvik'' ve Akdeniz
Tiyatro Yazarları Buluşması'nda birincilik ödüllerini kazandı. Bu başarılar,
Ecer'e yeni oyununu yazabilmesi için prestijli bir burs sağladı. Ecer, ikinci
oyunu ''A la peripherie'' ile Guerande Dramatik Yazarlık Ödülü'nü aldı. Ecer'in,
üçüncü oyunu ''Les Descendants/Silsilename'' Ermenistan'da prömiyer yaptıktan
sonra Paris'in prestijli sahnesi Aquarium'da ve Berlin'de oynandı. Ecer'in,
geçen yıl içinde 6 farklı oyunu seyirciyle buluştu. Fransız televizyon kanalı
France 3 için yazdığı ve başrollerinden birisini oynadığı televizyon filmi,
Fransa'nın en büyük TV festivali La Rochelle'de en iyi komedi dalında yarışan
Ecer'in Amerikalı yönetmen Randa Haines ve Fransız oyuncu Agnes Jaoui için
yazdığı uzun metraj senaryosu da bu yıl çekilecek. Sedef Ecer, 25 kadar filmde
çocuk oyuncu olarak rol aldı. Ecer, ''Yengeç Sepeti'', ''İki Başlı Dev'' ve
''Dünden Sonra Yarından Önce'' filmlerinde de yer aldı.
13 Şubat 2013
BERLİNTÜRK
18. LONDRA TÜRK FİLMLERİ FESTİVALİ
18. London Turkish Film Festival'in basın toplantısı İKSV'de gerçekleşti.
Festival başkanı Vedide Kaymak, İstanbul koordinatörü Sevinç Baloğlu, Halkla
İlişkiler sorumlusu Neslihan Doğan ve festival sponsorları katılımcı filmleri
ilan ettiler. Kadir Has Üniversitesinden Lütfican Umut'un yönettiği ve
yapımcılığını Murat Akser'in yaptığı Kadir İnanır Belgeseli de festivalde Yaşam
Boyu Onur Ödülünü alacak olan Kadir İnanır şerefine yapıldı.
Özlem Tuğçe Keleş
Festival Günlüğü
10 Şubat 2013
Londra Türk Film Festivali 21 Şubat'ta
Festivalin açılış gecesi takdim edilecek olan Golden Wings Yaşam Boyu Başarı
Ödülü, bu yıl Türk sinemasının efsane ismi Kadir İnanır'a takdim edilecek.
18. Londra Türk Film Festivali, 21 Şubat - 3 Mart 2013 tarihleri arasında, Odeon
West End, Rio Cinema, The Institute of Contemporary Arts ve Cine Lumiere
sinemaları olmak üzere dört ayrı gösterim merkezinde Türk filmlerini Londralı
sinemaseverlerle buluşturmaya hazırlanıyor.
Festivalin açılış gecesi takdim edilecek olan Golden Wings Yaşam Boyu Başarı
Ödülü, bu yıl Türk sinemasının efsane ismi Kadir İnanır'a takdim edilecek.
Kadir İnanır Londra Türk Film festivali jürisi tarafından "yaşam boyu onur"
ödülüne layık görülmekten büyük onur duyduğunu belirterek, şunları söyledi.
"Meslek yaşamım boyunca pek çok ödül aldım, her birinin ayrı anlamı ve değeri
var. Bunlara Londra'da Türk filmlerine ilgi ve sevgiyi arttırmak üzere kurulmuş
bir yapının verdiği ödülün eklenmesi de ayrı bir gurur kaynağı oldu. Ödülümü
almak üzere Londra'ya geleceğim için mutluluk duyuyorum. Böylece Londra'daki
Türk ve İngiliz sinemaseverlerle, Türk sineması izleyicileriyle gururumu ve
sevincimi paylaşma imkanı bulmak beni heyecanlandırıyor."
Bilindiği gibi geçtiğimiz yıllarda Türk Sineması’nın dev isimleri Türkan Şoray,
Şener Şen ve Hülya Koçyiğit’e bu ödül verilmişti. Her yıl festival
izleyicilerinin oylarıyla belirlenen Golden Wings İzleyici Ödülü ise, festivalde
yer alan 23 uzun metrajlı film arasından yine Londralı izleyicilerin oylarıyla
belirlenecek.
18. LONDRA TÜRK FİLM FESTİVALİ AÇILIŞINI, YILMAZ ERDOĞAN’IN SON FİLMİ “KELEBEĞİN
RÜYASI” İLE YAPIYOR
Londra’da kültür ve sanatın kalbi olarak anılan Leicester Square'deki, Odeon
West End sinemasında yapılacak açılış gecesinde, Festival, geleneksel iki Büyük
Ödülü’nü takdim ederken, gecede, başrollerini Kıvanç Tatlıtuğ, Mert Fırat ve
Belçim Erdoğan’ın paylaştığı, yönetmenliğini Yılmaz Erdoğan’ın yaptığı yeni
filmi KELEBEĞİN RÜYASI, Londra Prömiyeri ile ilk defa izleyiciyle buluşacak.
GOLDEN WINGS DİGİTÜRK DIGITAL DAĞITIM ÖDÜLÜ İÇİN BEŞ FİLM YARIŞACAK
Birleşik Krallık ve İrlanda’da ülke çapında sinemalarda dağıtım ve dijital
platformlarda yayınlanma olanağı sağlayan, 30 bin sterlin değerindeki Golden
Wings Digiturk Dijital Dağıtım Ödülü için bu yıl, Türk Sineması’nda kalıcı bir
iz bırakacak olan beş film yarışıyor.
Dünyaca ünlü senarist, yönetmen Tony Grisoni, Screen International editörü Wendy
Mitchell, Soda Pictures Direktörü Edward Fletcher, yayıncı, yazar ve BBC4 radyo
film eleştirmeni Francine Stock’ten oluşan Golden Wings Digitürk Digital Dağıtım
Ödülü Jürisi, seçimini, Reis Çelik'in 2012 Berlin Film Festivali’nden “Kristal
Ayı” ile dönen filmi LAL GECE, Reha Erdem’in son filmi JIN, Raşit Çelikezer'in
Sundance’ta “Jüri Özel Ödülü” kazanan filmi CAN ve çeşitli festivallerden birçok
ödülle dönen, Emin Alper’in TEPENİN ARDI ile Yeşim Ustaoğlu’nun ARAF filmleri
arasından yapacak.
Festival Yönetmeni Vedide Kaymak Türk Sineması’nın usta isimlerinin imza attığı
filmlerin yanı sıra, LTFF nen yeni nesil yönetmenlere de kapısını her zaman açık
tuttuğunu belirterek, " ilk filmler, kısa film seçkisi ve sinemacılarla
yapılacak söyleşileriyle onbir gün boyunca Londra’da Türk Sineması rüzgarı
estirecek. "dedi.
25 Ocak 2013
KADİR İNANIR’A YAŞAM BOYU BAŞARI ÖDÜLÜ
18. LONDRA TÜRK FİLM FESTİVALİ’NİN DAĞITIM ÖDÜLÜ “LAL-GECE”NİN OLDU.
Türk Sineması’nın duayeni Kadir İnanır'ın “Golden Wings Yaşam Boyu Başarı Ödülü”
aldığı 18. Londra Türk Film Festivali’nde, Reis Çelik'in yönettiği “LAL- GECE”
filmi “Golden Wings Digitürk Digital Dağıtım Ödülü”nü aldı.
Yılmaz Erdoğan, Kıvanç Tatlıtuğ, Berçim Erdoğan, Mert Fırat ve Farah Abdullah’ın
katıldığı “Kelebeğin Rüyası” filminin gösterimi ile açılan 18. Londra Türk Film
Festivali’nin görkemli gecesinde, Kadir İnanır’a “Yaşam Boyu Başarı” ödülü
verildi.
Londra’nın kültür sanat merkezi olan LeicesterSquare’de Odeon West-End Sineması
önünde uzanan kırmızı halının çevresindeki heyecanlı kalabalık, Türk
Sineması’nın rüzgarını 18’nci kez Londra’da estirdi. Londra ve Türk basınının
yoğun ilgi gösterdiği gecede, dünyaca ünlü senarist Tony Grisoni, dünya
festivallerinin en önemli yayın organı olan ScreenInternational’ın Editörü Wendy
Mitchell, İngiltere’nin en önemli Bağımsız Film Dağıtım Şirketi’nin sahibi
Edward Fletcher ve Paris’te yaşayan, gazeteci, oyuncu ve yazar Sedef Ecer’in oy
birliği ile seçtiği “Lal-Gece” filminin Digitürk Dağıtım Ödülü, filmin yönetmeni
Reis Çelik’e sunuldu.
Jüri ödülü “Lal Gece/Night of Silence” filmine verme gerekçesini “başrollerdeki
ikilinin etkili oyunculukları ile bizleri cüretli ve cesur bir sinema
yolculuğuna gerilimli, gizemli ve şaşırtıcı bir gelişimle taşıması olmuştur”
şeklinde açıkladı
Türk filmlerinin ilk ve tek uluslararası dağıtım ödülü olan LTFF Digitürk
Distribution ödülünü alan Reis Çelik’in yönettiği “Lal-Gece”, bu yıl İngiltere
ve İrlanda sinemalarında gösterime girecek. Ardından digital ve dvd olanakları
ile sinemaseverlere ulaştırılacak.
Vedide Kaymak’ın direktörlüğünü yaptığı 18. Londra Türk Film Festivali, 23 uzun
metraj, 12 kısa ve belgesel filmle, 11 gün boyunca Londra’nın önemli
sinemalarında izleyiciyi Türk filmleriyle buluşturacak.
18 Ashwin Street, Fitzroy House Studios, The Print House, LONDON E8 3DL
Email vedide@ltff.co.uk ‖ Mobile +44 (0) 794 3183800 ‖
Phone +44 (0) 207 5033584 ‖ Website www.ltff.co.uk
22 Ocak 2013
Londra Türk Film Festivali'ne sayılı günler
18. Londra Türk Film Festivali Altın Kanatlar Yaşam Boyu Başarı Ödülü Kadir
İnanır’a verilecek
İngiltere'nin başkenti Türk sinemasına doyacak. 21 Şubat 3 Mart arasında
yapılacak olan festival merakla bekleniyor. Londra Türk Film Festivali Golden
Wings Yaşam Boyu Başarı Ödülü Kadir İnanır’a verilecek Türk sinemasının geçmişte
olduğu kadar gelecekte de başrol oyuncuları eksik olmayacaktır. Her ne kadar
sinemanın altın yıllarının geride kaldıgı söylense de yeni yüzlerinin magazin
olaylarıyla bir günde gelip bir günde gittiği bilinse bile, gönül yakan
yakışıklılar, tarihi kahramanlar, sosyal adelet savunucuları, zorluk içinde iç
göçmenler, kenar mahalle komikleri başarılı gişeleriyle her zaman bu sinemanın
yıldızlar galerisini doldurmuslardır. Ancak bu ulusal sinemayı en iyi tanımlayan
tek bir yüz aranırsa, sadece geniş filmoğrafisi ile değil, yıllar boyu sayısız
kültürel karakterleri çeşitlemelerle geliştirerek sürdüren tek bir isim öne
çıkacaktır, Kadir İnanır, Anadolu delikanlısı.
Filmografi - Filmography
1968 - Yedi Adım Sonra, Dertli Gönlüm
1969 - Çılgınlar Cehennemi, Yaralı Kalp, Fato
1970 - Ankara Ekspresi, Kara Gözlüm, Mechul Kadın, Dağların Kartalı, Dört
Kabadayı
1971 - Unutulan Kadın, Üç Arkadaş, Azrailin Beş Atlısı, Kara Gün, Kerem ile
Aslı, Mualla, Aslanlar Kükreyince
1972 - Asi Gençler, Dönüş, Leyla ile Mecnun, Utanç, Kanlı Para, Paprika Gaddarın
Aşkı, Baskın, Vur
1973 - Bitirim Kardeşler, Bitirimler Sosyetede, Ezo Gelin, Gazi Kadın, Kambur,
Yaban, Anadolu Ekspresi, Hayat Bayram Olsa, Ölüme Koşanlar, Korkusuzlar
1974 - Almanya’lı Yarim, Sahipsizler, Sensiz Yaşanmaz, Yazık Oldu Yarınlara,
Askerin Dönüşü, Bir Yabancı, Ceza, Enayi, Uyanık Kardeşler
1975 - Baldız, Köprü, Pisi Pisi, Yatak Hikayemiz
1976 - Bodrum Hakimi, Deprem, Taksi Şöförü, Alev, Can Pazarı, Delicesine,
Devlerin Aşkı, İki Kızgın Adam, Silahlara Veda
1977 - Dila Hanım, Selvi Boylum Al Yazmalım, Silah Arkadaşları, Tövbekar, Ana
Ocağı, Fırtına, Kan
1978 - Evlidir Ne Yapsa Yeridir, Derviş Bey, Düzen, Hedef, Cevriyem
1979 - Doktor, Fırat, Gazeteci, İstanbul 79, İsyan
1981 - Ah Güzel İstanbul, Kırık Bir Aşk Hikayesi
1982 - Tomruk, Yürek Yarası, Aşkların En Güzeli, Elveda Dostum, Amansızlar
1983 - Bedel, Kurban
1984 - Yabancı, Balayı, Bir Yudum Sevgi, Güneş Doğarken, İmparator
1985 - Seyyid, Yaz Bitti, Yılanların Öcü, Amansız Yol, Ateş Dağlı, Ölüm Yolu
1986 - Sen Türkülerini Söyle, Sevgi Çıkmazı, Suçumuz İnsan Olmak, Sultanoğlu,
Umut Sokağı, Yarın Ağlayacağım, Dikenli Yol, Hayat Köprüsü, Güneşe Köprü
1987 - Sende Yüreğinde Sevgiye Yer Aç, Yarınsız Adam, 72. Koğuş, Menekşeler
Mavidir, Yaralı Can, Küçüğüm, Katırcılar
1988 - Emanet, Hüzün Çemberi, Yedi Uyuyanlar, Bir Beyin Oğlu
1989 - MedCezir Manzaraları, Acılar Paylaşılmaz, Film Bitti, Karılar Koğuşu,
Kavgamız
1990 - Tatar Ramazan, Eskici ve Oğulları, Sayın Başkan, Darbe
1991 - Umut Hep Vardı, Aldatacağım, Ah Gardaşım
1992 - Tatar Ramazan Sürgünde
1995 - Aşk Ölümden Soğuktur
2000 - Komser Şekspir
2003 - Gönderilmemiş Mektuplar
2005 - Sinema Bir Mucizedir
2008 - Son Cellat
2012 - Elveda Katya
16 Ocak 2013
avrupaajansi.com
Sedef Ecer, Londra Türk Filmleri Festivali’nde jüri üyesi
Fransa’da yaşayan yazar Sedef Ecer, '18. Londra Türk Film Festivali’’nde 5
filmin yarışacağı 'Golden Wings Digiturk Dijital Dağıtım Ödülü’’nün tek Türk
jüri üyesi olarak yer alacak.
21 Şubat -3 Mart 2013 tarihleri arasında, Odeon West End, Rio Cinema, The
Institute of Contemporary Arts ve Cine Lumiere sinemalarında Türk filmlerini
Londralı sinemaseverlerle buluşturacak ‘’18. Londra Türk Filmleri Festivali’’
çerçevesinde‘’Golden Wings Digiturk Dijital Dağıtım Ödülü’’ de verilecek.
Sedef Ecer, Reis Çelik'in ‘’Lal Gece’’, Reha Erdem’in ‘’Jin’’, Raşit
Çelikezer'in ‘’Can’’, Emin Alper’in ‘’Tepenin Ardı’’ ve Yeşim Ustaoğlu’nun
‘’Araf’’ filmlerinin yarışacağı ‘’Golden Wings Digiturk Dijital Dağıtım
Ödülü’’nün jüri üyeleri arasında tek Türk jüri üyesi olarak bulunacak.
‘’Golden Wings Digiturk Dijital Dağıtım Ödülü’’ yarışmasının diğer jüri üyeleri
ise senarist, yönetmen Tony Grisoni, Screen International editörü Wendy Mitchell,
Soda Pictures Direktörü Edward Fletcher, yayıncı, yazar ve BBC4 radyo film
eleştirmeni Francine Stock da yer alıyor.
Sedef Ecer Kimdir?
İstanbul doğumlu Sedef Ecer, çok küçük yaşta, Şehir Tiyatroları’nda ve Yeşilçam
setlerinde başladığı tiyatro ve sinema çalışmalarına Galatasaray Lisesi’nde,
Orléans Üniversitesi’nde ve Paris Yüksek Dramatik Sanatlar Konservatuvarı’nda
devam etti. Aktris olarak birçok oyun ve filmde rol alan ve ödüller kazanan Ecer,
Sabah, Star, Marie Claire, Elele, Maviology, Biz, Connaissance des Arts, Byzance
gibi gazete ve dergilere köşe ve kültür yazıları, çeşitli kanallara radyo ve
televizyon metinleri, senaryolar, roman ve öyküler yazdı.
2008 yılında Türkçe yazmaya ara verip, sadece Fransızca yazmaya başlayan Sedef
Ecer, Fransızca oyunu “Sur le Seuil” ile Ulusal Tiyatro Merkezi’nden Teşvik ve
Akdeniz Tiyatro Yazarları Buluşması’nda Birincilik ödüllerini kazandı ve bu
Ecer’e yeni oyununu yazabilmesi için prestijli bir burs sağladı. Ecer, ikinci
oyunu “A la périphérie” ile Guérande Dramatik Yazarlık Ödülü’nü aldı. Ecer’in,
üçüncü oyunu “Les Descendants” (Silsilename) Ermenistan’da prömiyer yaptıktan
sonra Paris’in prestijli sahnesi Aquarium’da ve Berlin’de oynandı. 2012 yılı
içinde Ecer’in 6 farklı oyunu seyirciyle buluştu.
Sedef Ecer’in Fransız televizyon kanalı France 3 için yazdığı ve başrollerinden
birisini oynadığıtelevizyon filmi Fransa’nın en büyük TV festivali La
Rochelle’de en iyi komedi dalında yarıştı ve primetime’da 3 milyonun üzerinde
seyirciyle yüzde 12 pazar payına ulaştı. Ecer’in Amerikalı yönetmen Randa Haines
ve Fransız oyuncu Agnes Jaoui için yazdığı uzun metraj senaryosu da bu yıl
çekilecek.
25 kadar filmde çocuk oyuncu olarak rol alan Sedef Ecer, ‘’Yengeç Sepeti’’,
‘’İki Başlı Dev’’ve ‘’Dünden Sonra Yarından Önce’’ filmlerinde de yer aldı.
THE LONDON TURKISH FILM FESTIVAL IS MOVING...
The London Turkish Film Festival announces that the 18th Festival, originally
scheduled for late November 2012, will now take place in February 2013. This
move is seen as a positive step which will only help to produce a more vital,
important and expanded annual event.
The move will firstly have a significant impact on the LTFF programme content.
The move by the International Berlin Film Festival to a slightly later date has
meant that a number of recent films have been unavailable for the London Turkish
Festival.
Understandably, producers and directors have been reluctant to commit their
films to the LTFF until the final decision on inclusion in the Berlin Festival
has been made. As this falls well after the London deadline, important and
significant titles have had wait almost a year, and the next LTFF before being
available to London audiences. The move to February, immediately following
Berlin, offers the opportunity to present not only the best of Turkish cinema
worldwide, but also the most recent.
There are also some very practical reasons for the move. The events calendar,
cinematic and otherwise, in London during the period leading up to the end of
the year is already a packed one. The choice of venues for the Festival is often
a limited one. One of the aims of the LTFF is to spread its programming more
widely throughout the capital and the move to February will help achieve this
with a greater choice of venues available.
The LTFF has always existed on a limited budget whilst making every effort to
achieve the maximum from the resources available. Invitations to film makers,
actors, writers and technicians have always played an important part in the LTFF
programme. Personal appearances with Q&As; have always been extremely popular
with the appreciative LTFF audiences. Needless to say, the transportation and
hospitality which makes these events possible accounts for a significant part of
the budget. A move to February will reduce the costs, not the number of guests.
Vedide Kaymak, Director and founder of the LTFF comments: “We have a number of
exciting plans for the development of the Festival. The move to February will
enable us to introduce them sooner rather than later. The result will be an
event that fully reflects the achievements of contemporary Turkish Cinema for
London audiences.”