Gaziantep’te bir grup aydın, yazar, sanatçı ve sanatsever tarafından kısa süre
önce kurulan Nar Bilim, Kültür ve Sanat Derneği’nin düzenlediği 1. Nar Film
Festivali, önceki gün başladı. Hayri Eşkin Sinema Salonu’nda başlayan festivalin
aynı zamanda derneğin de açılışı nedeniyle gerçekleştirilen açılış kokteylinde,
sanatseverler bir araya geldi.
Nar Film Festivali’nin yapıldığı Hayri Eşkin Sinema Salonu’nda gerçekleştirilen
açılış kokteylinde, dernek başkanı Şükran Yaşaroğlu bir konuşma yaptı. 1. Nar
Film Festivali’nin uzun yıllardır Antep’te düzenlenen ilk film festivali
olduğunu hatırlatan Şükran Yaşaroğlu, “hayatı ve dünyayı, nereden gelip nereye
gittiğimizi, hepimizin yaşamlarını birebir etkileyen çelişki ve çatışmaları
kültürün, sanatın ve bilimin yardımı olmaksızın doğru bir şekilde
kavrayabilmemiz olası değil diye düşünüyoruz. Ancak, sanatın, kültürün ve
bilimin bu işlevini yerine getirebilmesi için öncelikle toplumun en geniş
kesimleriyle buluşabilmesi gerekmekte” diye konuştu.
Gaziantep’in geçmişten gelen oldukça köklü bir tarihe ve kültürel birikime sahip
olmasına rağmen, bu kültürel ve tarihsel birikimi kent insanına mal etme
anlamında çok ciddi bir yetersizlik yaşandığını ifade eden Yaşaroğlu, “Şimdilik
pek çok farklı alandan aydın, eğitimci, akademisyen, öğrenci ve çeşitli
mesleklerden az sayıda sanatseverin bir araya gelerek kurduğu bir derneğiz. Ama
çok kısa sürede çoğalacağımıza, tıpkı nar taneleri gibi sayılamayacak kadar
kalabalıklaşacağımıza eminiz. çünkü bu şehrin buna ihtiyacı var. Çünkü bu
şehirde bunu özleyen, böyle bir çabanın bir parçası olmak isteyen çok ama çok
fazla insan olduğunu biliyoruz” dedi. 1. Nar Film Festivali’nin ilk gününde
Havar ve Sonbahar, dün de Ölüm Elbisesi: Kumalık ve Esma filmleri gösterildi.
Festival bugün Wenda (Kayıp) ve 1990-1991 büyük madenci grevi ve yürüyüşünü
anlatan Yüz Bin Kişiydiler adlı filmleri izleyiciyle buluşturacak.
(Gaziantep/EVRENSEL)
25/06/2010
Nar Sanat kapılarını festivalle açıyor
Gaziantep’te bir süredir kuruluş çalışmaları devam eden Nar Bilim Kültür Ve
Sanat Derneği (NAR Sanat) bugün başlayacak olan ve Onat Kutlar’a adanan 1. Nar
Film Festivali ile açılıyor. Gaziantepli aydın, sanatçı, akademisyen, eğitimci,
öğrenci, ve çeşitli mesleklerden sanatseverler tarafından kurulan Nar Sanat,
kentte kültür ve sanat alanında yaşanan boşluğu doldurma iddiasında.
Geleneksel hale getirilmesi hedeflenen 1. Nar Film Festivali bugün başlıyor.
Derneğin kurucuları Nar Sanat’ın kuruluş amaçlarını şöyle anlatıyorlar; “Bizler
yaşadığımız coğrafyanın yerel kültürel ve tarihsel birikimine sahip çıkmakla
birlikte, aynı zamanda tüm Türkiye ve dünyada insanlığın biriktirdiği ilerici
değerlerin, kültür, sanat ve bilim alanında ortaya çıkmış tüm olumlu birikimin
de yaşadığımız kentin yaşamıyla buluşturulması gerektiği kanısındayız. Özellikle
sanatın hayatı algılama ve anlamada, derin toplumsal zıtlıkların, savaşların,
adaletsizliklerin aşılabilmesi için oynadığı rolü unutmadan; sanatın her
alanında ortaya çıkmış birikimi olabildiğince kent halkıyla buluşturmak ve yeni
üretimlerin ortaya çıkmasını sağlayacak çalışmalar yapmak amacıyla kuruldu”.
Nar Sanat’ın “Sanatın, insanlığın ve tarihin tüm olumlu birikimi ve
deneyimlerinden aldığı güçle yeni ve daha güzel bir yaşamı kurmak için sahip
olduğu tüm imkanlardan yararlanma ihtiyacının bir ürünü olarak doğduğunu”
belirten derneğin kurucu başkanı Şükran Yaşaroğlu, aynı kaygıları taşıyan Nar
Sanat’a katılmaya çağırıyor.
DİRENİŞ ÖYKÜLERİNDEN, ÖDÜLLÜ FİLMLERE
Nar Sanat’ın, 1995’te yaşamını yitiren Gaziantepli Yazar ve Sinemacı Onat Kutlar
anısına düzenlediği ve bu gün başlayacak olan 1. Nar Film Festivalinde TEKEL ve
Çemen işçilerinin direnişlerini anlatan filmlerden son dönem Türk ve Kürt
sinemasının başarılı, adından çok söz ettiren, ödüllü filmlerine kadar toplam 14
film yer alıyor. Bedesten Alışveriş Merkezi içerisinde bulunan Hayri Eşkin
Sinema Salonları’nda halkla buluşacak olan festivalde “İki Dil Bir Bavul”,
“Wenda” (Kayıp), “Takva”, “Havar”, “Sonbahar”, “Başka Dilde Aşk” gibi uzun
metrajlı filmlerin yanı sıra kısa film olarak Esma, belgesel kuşağında 1990-1991
büyük madenci grevi ve Ankara yürüyüşünü anlatan “Yüz Bin Kişiydiler”, “Ölüm
Elbisesi: Kumalık” ve “Dersim” belgeselleri ile son dönemin iki önemli işçi
direnişi olan Tekel ve Çemen işçilerinin direnişlerini anlatan filmler de yer
alıyor. Festival bugün saat 18:30 da 1 No’lu salonda Dersim belgeseli ve
20.30’da Sonbahar filmiyle perde diyecek. Festivalin açılış kokteyli ise saat
20.00’de yine aynı yerde yapılacak. 23-27 Haziran tarihlerinde sürecek olan Nar
Film Festivali’nde filmlerin yanı sıra, 26 Haziran Cumartesi günü “Takva”
Filminin Senaristi Önder Çakar ve Gazeteci-Yazar Mustafa Kara’nın katılacağı
“Gişe ile gerçek arasında Sinema” başlıklı bir de söyleşi yer alıyor.
(Gaziantep/EVRENSEL)
23/06/2010
Abdullah Çiloğlan
Nar Sanat festivalle merhaba diyecek
Gaziantep'te bir süredir kuruluş çalışmaları devam eden Nar Bilim Kültür Ve
Sanat Derneği (NAR Sanat) bugün başlayacak olan ve Onat Kutlar'a adanan 1. Nar
Film Festivali ile açılışını Gazianteplilere ilan ediyor. Gaziantepli aydın,
sanatçı, akademisyen, eğitimci, öğrenci, ve çeşitli mesleklerden sanatsever
tarafından kurulan Nar Sanat, kentte kültür ve sanat alanında yaşanan boşluğu
doldurma iddiasında.
Geçtiğimiz günlerde kuruluş süreci tamamlanan Nar Sanat, ilk faaliyet olarak
Onat Kutlar anısına düzenlenen bir film festivaliyle Gazianteplilerle buluşuyor.
Bunun için kolları sıvayarak kısa sürede hazırladıkları ve geleneksel hale
getirmeyi hedefledikleri 1. Nar Film Festivali bugün başlıyor. Derneğin
kurucuları kamuoyuna yönelik ilk duyuruları niteliğinde olan ve aynı zamanda
festival programının da yer aldığı broşürde " bizler yaşadığımız coğrafyanın
yerel kültürel ve tarihsel birikimine sahip çıkmakla birlikte, aynı zamanda tüm
Türkiye ve dünyada insanlığın biriktirdiği ilerici değerlerin, kültür, sanat ve
bilim alanında ortaya çıkmış tüm olumlu birikimin de yaşadığımız kentin
yaşamıyla buluşturulması gerektiği kanısındayız. Özellikle sanatın hayatı
algılama ve anlamada, derin toplumsal zıtlıkların, savaşların, adaletsizliklerin
aşılabilmesi için toplum bilincinin gelişmesi ve bütün bir insanlığın
ilerleyişinde oynadığı rolü unutmadan; edebiyattan sinemaya, fotoğraftan resme,
tiyatrodan müziğe kadar, sanatın her alanında ortaya çıkmış birikimi
olabildiğince kent halkıyla buluşturmak ve bu birikimi ileriye taşıyacak yeni
üretimlerin ortaya çıkmasını sağlayacak çalışmalar yapmak amacıyla kuruldu Nar
Sanat" diyerek özetliyorlar derneğin kuruluş amacını.
Nar Sanat'ın "bilimin, kültürün ve sanatın, insanlığın ve tarihin tüm olumlu
birikimi ve deneyimlerinden aldığı güçle yeni ve daha güzel bir yaşamı kurmak
için sahip olduğu tüm imkanlardan yararlanma ihtiyacının bir ürünü olarak
doğduğunu" belirten derneğin kurucu başkanı Şükran Yaşaroğlu, aynı kaygıları
taşıyan ve bu çabaya destek/ortak olmak isteyen herkesi NAR Sanat'a katılmaya
çağırıyor.
Direniş Öykülerinden, Ödüllü Filmlere
Nar Sanat'ın, 1995'te yaşamını yitiren Gaziantepli yazar ve sinemacı Onat Kutlar
anısına düzenlediği ve bu gün başlayacak olan 1. Nar Film Festivalinde Tekel ve
Çemen işçilerinin direnişlerini anlatan filmlerden son dönem Türk ve Kürt
sinemasının başarılı, adından çok söz ettiren, ödüllü filmlerine kadar toplam 14
film yer alıyor. Bedesten alışveriş merkezi içerisinde bulunan Hayri Eşkin
Sinema Salonları'nda halkla buluşacak olan festivalde İki Dil Bir Bavul, Wenda (Kayıp), Takva, Havar, Sonbahar, Başka Dilde Aşk gibi uzun metrajlı filmler, kısa
film olarak Esma, belgesel kuşağında 1990-1991 büyük madenci grevi ve Ankara
yürüyüşünü anlatan Yüz Bin Kişiydiler, Ölüm Elbisesi: Kumalık ve Dersim
belgeselleri ile ayrıca son dönemin iki önemli işçi direnişi olan Tekel ve Çemen
işçilerinin direnişlerini anlatan filmler de yer alıyor. Festival bu gün saat
18:30 da 1 Nolu salonda Dersim belgeseli ve 20:30'da Sonbahar filmiyle perde
diyecek. Festivalin açılış kokteyli ise bugün saat 20:00'da yine aynı yerde
yapılacak. 23-27 Haziran tarihleri arasında toplam beş gün sürecek olan Nar Film
Festivali'nde filmlerin yanı sıra, 26 Haziran Cumartesi günü Takva filminin
senaristi Önder Çakar ve gazeteci-yazar Mustafa Kara'nın katılacağı " Gişe ile
gerçek arasında Sinema" başlıklı bir de söyleşi yer alıyor. Festival programıyla
ilgili bilgi almak için mail adresi. narsanatder @ gmail.com
sirinnar.net
1. Nar Film Festivali devam
ediyor....
Saat 18:30
YÜZBİNKİŞİYDİLER (1990-91 MADENCİ GREVİ)
Saat: 20:30
WENDA/KAYIP
Festivalde yarın(cumartesi):
Salon 1 - Saat: 13:00 Salon 2- Saat: 13:00
BAŞKA DİLDE AŞK KERTENKELE + SİHİRLİ PARMAKLAR
(İKİ FİLM BİRLİKTE)
Salon 1 -Saat: 15:30
Salon 2 -Saat: 15:30
TAKVA AÇLIK-HUNGER
Salon 1 Saat: 17:30
Salon 2 - Saat 19.00
SÖYLEŞİ İKİ DİL BİR BAVUL
"GİŞE İLE GERÇEK ARASINDA SİNEMA"
Önder ÇAKAR (senarist-Takva filminin senaristi)
Mustafa KARA (gazeteci-yazar)
Nar Film Festivali yapıldı
Gaziantep’te bir grup aydın, yazar, sanatçı ve sanatsever tarafından kısa süre
önce kurulan Nar Bilim Kültür ve Sanat Derneği ilk etkinliğini 1. Nar Film
Festivali olarak gerçekleştirdi. Aynı zamanda birde kokteyl verilerek derneğin
kuruluşu kutlandı. Dernek Başkanı Şükran Yaşaroğlu, “Sanatın, kültürün ve
bilimin işlevini yerine getirebilmesi için öncelikle toplumun en geniş
kesimleriyle buluşması gerek” diye konuştu. Gaziantep’te bir grup aydın, yazar,
sanatçı ve sanatsever tarafından kısa süre önce kurulan Nar Bilim, Kültür ve
Sanat Derneği’nin düzenlediği 1. Nar Film Festivali, Hayri Eşkin Sinema
Salonu’nda gerçekleşti. Burada yeni vizyona giren filimler izleyenler ile
buluşturuldu.
Açılış kokteylinde konuşan Nar Bilim Kültür ve Sanat Derneği
Başkanı Şükran Yaşaroğlu 1. Nar Film Festivali’nin uzun yıllardır Antep’te
düzenlenen ilk film festivali olduğunu açıkladı. Yaşaroğlu, “hayatı ve dünyayı,
nereden gelip nereye gittiğimizi, hepimizin yaşamlarını birebir etkileyen
çelişki ve çatışmaları kültürün, sanatın ve bilimin yardımı olmaksızın doğru bir
şekilde kavrayabilmemiz olası değil diye düşünüyoruz. Ancak, sanatın, kültürün
ve bilimin bu işlevini yerine getirebilmesi için öncelikle toplumun en geniş
kesimleriyle buluşabilmesi gerekmekte” dedi.
Gaziantep’in geçmişten gelen
oldukça köklü bir tarihe ve kültürel birikime sahip olmasına rağmen, bu kültürel
ve tarihsel birikimi kent insanına mal etme anlamında çok ciddi bir yetersizlik
yaşandığını ifade eden Yaşaroğlu, “Şimdilik pek çok farklı alandan aydın,
eğitimci, akademisyen, öğrenci ve çeşitli mesleklerden az sayıda sanatseverin
bir araya gelerek kurduğu bir derneğiz. Ama çok kısa sürede çoğalacağımıza,
tıpkı nar taneleri gibi sayılamayacak kadar çoğalacağız. Çünkü bu şehrin buna
ihtiyacı var. Çünkü bu şehirde bunu özleyen, böyle bir çabanın bir parçası olmak
isteyen çok ama çok fazla insan var” dedi. 1. Nar Film Festivali’nin 23-27
Haziran tarihleri arasında gerçekleşirken, ilk gün Havar ve Sonbahar, daha sonra
Ölüm Elbisesi: Kumalık ve Esma filmleri gösterildi. Sonraki günlerde Festival
Wenda (Kayıp) ve 1990-1991 büyük madenci grevi ve yürüyüşünü anlatan Yüz Bin
Kişiydiler adlı filmleri izleyiciyle buluşturuldu.
30 Haziran 2010 Çarşamba
yenicizgihaber.com
Nar gerçeği savunan sinemacılar için büyük şans
Gaziantep'te düzenlenen ilk film festivali olan 1. Nar Film festivali önceki gün
sona erdi. Toplam 14 filmin Hayri Eşkin sinemalarında izleyici ile buluştuğu
festivalde bir de söyleşi düzenlendi. `Gişe ile gerçek arasında sinema` konulu
söyleşiye Takva Filminin Senaristi Önder Çakar ile Hayat Televizyonunda
yayınlanan Karaborsa programını hazırlayıp sunan Gazeteci Mustafa Kara katıldı.
Türk, Kürt ve dünya sinemasının içinde bulunduğu durum üzerine keyifli bir
sohbet gerçekleştirilen söyleşide Mustafa Kara ve Önder Çakar, Türkiye`deki
sinema alanında var olan Amerikan hegemonyasının sinemacıları ve seyirciyi nasıl
etkilediği üzerine sunumlar yaptılar. Türkiye`de 4 tane dağıtıcı şirket olduğunu
ve bu dört şirketin de Amerikalıların elinde olduğunu söyleyen Önder Çakar
`Filmi yapan yönetmenin ya da yapımcının niyeti ne olursa olsun sizin filminizin
ne kadar izleyiciyle buluşacağı ya da hangi salonlarda gösterime gireceği bu
şirketler tarafından belirleniyor` diye konuştu. Gişe olayına `Çok gişe yapan
kalitesiz filmlerdir, iyi filmler gişe yapamaz` yaklaşmanın çok doğru
olmadığını, gişe rekorları kıran çok iyi filmlerin de olduğunu söyleyen Çakar,
sırf para kazanmak için yapılmış filmler ile bir şeyler anlatma derdi olan
filmler şeklinde ayırmanın daha doğru olduğunu belirtti.
KÜRT SİNEMASI YAPMAK HEM ZOR HEM KOLAY
Son dönemde Kürt sinemasında yaşanan gelişmelere de değinen Çakar, Kürt ulusunun
dört ayrı devletin topraklarında yaşadığını ve ciddi baskılara maruz
kaldıklarını, bu koşullarda sinema yapmanın çok zor olduğunu belirtti. Bu
olumsuzlukların yanında Kürt sinemasının hızla gelişebilmesinin olanaklarının da
fazla olduğunu söyleyen Çakar `Kürt sinemasının Yılmaz Güney`i var. Türkiye`de
her ne kadar Türk sinemacı olarak anılsa da dünyada Yılmaz Güney Kürt sinemacı
olarak kabul görüyor` dedi. Sinema alanına hakim olan, seyirciyi müşteri olarak
gören anlayışın, bağımsız, gerçekçi ve nitelikli filmler yapmak isteyen
sinemacılara hayat alanı tanımak istemediğini belirten Çakar, `Böyle
festivallerin, seyirci ile sinemacıyı ve yapıtlarını buluşturması, bu işin
piyasasına karşı sanatı ve gerçeği savunanlar için çok önemli bir şanstır` dedi.
KENDİ SİNEMAMIZA KARŞI SORUMLULUĞUMUZ VAR
Son dönem Türkiye Sineması`nda olumlu bir ilerleme yaşandığını, ancak çok büyük
gişeler yapan bazı popüler filmler için `Amerika`yı geçtik` demenin doğru
olmadığını söyleyen Mustafa Kara, `aslında burası tam da Amerikan sinemasına
yenildiğimiz yer. Çünkü bu filmlerin çoğu Türkiye`de ve Türkçe çekilmiş Amerikan
filmleridir` diye konuştu. Çok iyi filmler, çok önemli ve başarılı belgeseller
yapıldığını ve daha fazlasına ihtiyaç olduğunu dile getiren Kara, `Kendi çağına
ve yaşadığı dünyanın sorunlarına tanıklık eden bu sinemacıların ve yapıtlarının
halkla buluşması ve desteklenmesi için demokrasi güçlerinin çok büyük bir
sorumluluğu var. Ancak bu konuda hiç de yeterli bir çaba olduğunu sanmıyorum. O
yüzden Antep`te ilk kez yapılan bu festival çok önemli ve her yerde
yapılmalıdır` şeklinde konuştu.