1. Nar Film Festivali

23-27 Haziran 2010

Nar Film Festivali başladı

Gaziantep’te bir grup aydın, yazar, sanatçı ve sanatsever tarafından kısa süre önce kurulan Nar Bilim, Kültür ve Sanat Derneği’nin düzenlediği 1. Nar Film Festivali, önceki gün başladı. Hayri Eşkin Sinema Salonu’nda başlayan festivalin aynı zamanda derneğin de açılışı nedeniyle gerçekleştirilen açılış kokteylinde, sanatseverler bir araya geldi.

Nar Film Festivali’nin yapıldığı Hayri Eşkin Sinema Salonu’nda gerçekleştirilen açılış kokteylinde, dernek başkanı Şükran Yaşaroğlu bir konuşma yaptı. 1. Nar Film Festivali’nin uzun yıllardır Antep’te düzenlenen ilk film festivali olduğunu hatırlatan Şükran Yaşaroğlu, “hayatı ve dünyayı, nereden gelip nereye gittiğimizi, hepimizin yaşamlarını birebir etkileyen çelişki ve çatışmaları kültürün, sanatın ve bilimin yardımı olmaksızın doğru bir şekilde kavrayabilmemiz olası değil diye düşünüyoruz. Ancak, sanatın, kültürün ve bilimin bu işlevini yerine getirebilmesi için öncelikle toplumun en geniş kesimleriyle buluşabilmesi gerekmekte” diye konuştu.

Gaziantep’in geçmişten gelen oldukça köklü bir tarihe ve kültürel birikime sahip olmasına rağmen, bu kültürel ve tarihsel birikimi kent insanına mal etme anlamında çok ciddi bir yetersizlik yaşandığını ifade eden Yaşaroğlu, “Şimdilik pek çok farklı alandan aydın, eğitimci, akademisyen, öğrenci ve çeşitli mesleklerden az sayıda sanatseverin bir araya gelerek kurduğu bir derneğiz. Ama çok kısa sürede çoğalacağımıza, tıpkı nar taneleri gibi sayılamayacak kadar kalabalıklaşacağımıza eminiz. çünkü bu şehrin buna ihtiyacı var. Çünkü bu şehirde bunu özleyen, böyle bir çabanın bir parçası olmak isteyen çok ama çok fazla insan olduğunu biliyoruz” dedi. 1. Nar Film Festivali’nin ilk gününde Havar ve Sonbahar, dün de Ölüm Elbisesi: Kumalık ve Esma filmleri gösterildi. Festival bugün Wenda (Kayıp) ve 1990-1991 büyük madenci grevi ve yürüyüşünü anlatan Yüz Bin Kişiydiler adlı filmleri izleyiciyle buluşturacak.

(Gaziantep/EVRENSEL)
25/06/2010






Nar Sanat kapılarını festivalle açıyor

Gaziantep’te bir süredir kuruluş çalışmaları devam eden Nar Bilim Kültür Ve Sanat Derneği (NAR Sanat) bugün başlayacak olan ve Onat Kutlar’a adanan 1. Nar Film Festivali ile açılıyor. Gaziantepli aydın, sanatçı, akademisyen, eğitimci, öğrenci, ve çeşitli mesleklerden sanatseverler tarafından kurulan Nar Sanat, kentte kültür ve sanat alanında yaşanan boşluğu doldurma iddiasında.

Geleneksel hale getirilmesi hedeflenen 1. Nar Film Festivali bugün başlıyor. Derneğin kurucuları Nar Sanat’ın kuruluş amaçlarını şöyle anlatıyorlar; “Bizler yaşadığımız coğrafyanın yerel kültürel ve tarihsel birikimine sahip çıkmakla birlikte, aynı zamanda tüm Türkiye ve dünyada insanlığın biriktirdiği ilerici değerlerin, kültür, sanat ve bilim alanında ortaya çıkmış tüm olumlu birikimin de yaşadığımız kentin yaşamıyla buluşturulması gerektiği kanısındayız. Özellikle sanatın hayatı algılama ve anlamada, derin toplumsal zıtlıkların, savaşların, adaletsizliklerin aşılabilmesi için oynadığı rolü unutmadan; sanatın her alanında ortaya çıkmış birikimi olabildiğince kent halkıyla buluşturmak ve yeni üretimlerin ortaya çıkmasını sağlayacak çalışmalar yapmak amacıyla kuruldu”.

Nar Sanat’ın “Sanatın, insanlığın ve tarihin tüm olumlu birikimi ve deneyimlerinden aldığı güçle yeni ve daha güzel bir yaşamı kurmak için sahip olduğu tüm imkanlardan yararlanma ihtiyacının bir ürünü olarak doğduğunu” belirten derneğin kurucu başkanı Şükran Yaşaroğlu, aynı kaygıları taşıyan Nar Sanat’a katılmaya çağırıyor.

DİRENİŞ ÖYKÜLERİNDEN, ÖDÜLLÜ FİLMLERE
Nar Sanat’ın, 1995’te yaşamını yitiren Gaziantepli Yazar ve Sinemacı Onat Kutlar anısına düzenlediği ve bu gün başlayacak olan 1. Nar Film Festivalinde TEKEL ve Çemen işçilerinin direnişlerini anlatan filmlerden son dönem Türk ve Kürt sinemasının başarılı, adından çok söz ettiren, ödüllü filmlerine kadar toplam 14 film yer alıyor. Bedesten Alışveriş Merkezi içerisinde bulunan Hayri Eşkin Sinema Salonları’nda halkla buluşacak olan festivalde “İki Dil Bir Bavul”, “Wenda” (Kayıp), “Takva”, “Havar”, “Sonbahar”, “Başka Dilde Aşk” gibi uzun metrajlı filmlerin yanı sıra kısa film olarak Esma, belgesel kuşağında 1990-1991 büyük madenci grevi ve Ankara yürüyüşünü anlatan “Yüz Bin Kişiydiler”, “Ölüm Elbisesi: Kumalık” ve “Dersim” belgeselleri ile son dönemin iki önemli işçi direnişi olan Tekel ve Çemen işçilerinin direnişlerini anlatan filmler de yer alıyor. Festival bugün saat 18:30 da 1 No’lu salonda Dersim belgeseli ve 20.30’da Sonbahar filmiyle perde diyecek. Festivalin açılış kokteyli ise saat 20.00’de yine aynı yerde yapılacak. 23-27 Haziran tarihlerinde sürecek olan Nar Film Festivali’nde filmlerin yanı sıra, 26 Haziran Cumartesi günü “Takva” Filminin Senaristi Önder Çakar ve Gazeteci-Yazar Mustafa Kara’nın katılacağı “Gişe ile gerçek arasında Sinema” başlıklı bir de söyleşi yer alıyor.

(Gaziantep/EVRENSEL)
23/06/2010
Abdullah Çiloğlan



Nar Sanat festivalle merhaba diyecek
Gaziantep'te bir süredir kuruluş çalışmaları devam eden Nar Bilim Kültür Ve Sanat Derneği (NAR Sanat) bugün başlayacak olan ve Onat Kutlar'a adanan 1. Nar Film Festivali ile açılışını Gazianteplilere ilan ediyor. Gaziantepli aydın, sanatçı, akademisyen, eğitimci, öğrenci, ve çeşitli mesleklerden sanatsever tarafından kurulan Nar Sanat, kentte kültür ve sanat alanında yaşanan boşluğu doldurma iddiasında.

Geçtiğimiz günlerde kuruluş süreci tamamlanan Nar Sanat, ilk faaliyet olarak Onat Kutlar anısına düzenlenen bir film festivaliyle Gazianteplilerle buluşuyor. Bunun için kolları sıvayarak kısa sürede hazırladıkları ve geleneksel hale getirmeyi hedefledikleri 1. Nar Film Festivali bugün başlıyor. Derneğin kurucuları kamuoyuna yönelik ilk duyuruları niteliğinde olan ve aynı zamanda festival programının da yer aldığı broşürde " bizler yaşadığımız coğrafyanın yerel kültürel ve tarihsel birikimine sahip çıkmakla birlikte, aynı zamanda tüm Türkiye ve dünyada insanlığın biriktirdiği ilerici değerlerin, kültür, sanat ve bilim alanında ortaya çıkmış tüm olumlu birikimin de yaşadığımız kentin yaşamıyla buluşturulması gerektiği kanısındayız. Özellikle sanatın hayatı algılama ve anlamada, derin toplumsal zıtlıkların, savaşların, adaletsizliklerin aşılabilmesi için toplum bilincinin gelişmesi ve bütün bir insanlığın ilerleyişinde oynadığı rolü unutmadan; edebiyattan sinemaya, fotoğraftan resme, tiyatrodan müziğe kadar, sanatın her alanında ortaya çıkmış birikimi olabildiğince kent halkıyla buluşturmak ve bu birikimi ileriye taşıyacak yeni üretimlerin ortaya çıkmasını sağlayacak çalışmalar yapmak amacıyla kuruldu Nar Sanat" diyerek özetliyorlar derneğin kuruluş amacını.

Nar Sanat'ın "bilimin, kültürün ve sanatın, insanlığın ve tarihin tüm olumlu birikimi ve deneyimlerinden aldığı güçle yeni ve daha güzel bir yaşamı kurmak için sahip olduğu tüm imkanlardan yararlanma ihtiyacının bir ürünü olarak doğduğunu" belirten derneğin kurucu başkanı Şükran Yaşaroğlu, aynı kaygıları taşıyan ve bu çabaya destek/ortak olmak isteyen herkesi NAR Sanat'a katılmaya çağırıyor.

Direniş Öykülerinden, Ödüllü Filmlere
Nar Sanat'ın, 1995'te yaşamını yitiren Gaziantepli yazar ve sinemacı Onat Kutlar anısına düzenlediği ve bu gün başlayacak olan 1. Nar Film Festivalinde Tekel ve Çemen işçilerinin direnişlerini anlatan filmlerden son dönem Türk ve Kürt sinemasının başarılı, adından çok söz ettiren, ödüllü filmlerine kadar toplam 14 film yer alıyor. Bedesten alışveriş merkezi içerisinde bulunan Hayri Eşkin Sinema Salonları'nda halkla buluşacak olan festivalde İki Dil Bir Bavul, Wenda (Kayıp), Takva, Havar, Sonbahar, Başka Dilde Aşk gibi uzun metrajlı filmler, kısa film olarak Esma, belgesel kuşağında 1990-1991 büyük madenci grevi ve Ankara yürüyüşünü anlatan Yüz Bin Kişiydiler, Ölüm Elbisesi: Kumalık ve Dersim belgeselleri ile ayrıca son dönemin iki önemli işçi direnişi olan Tekel ve Çemen işçilerinin direnişlerini anlatan filmler de yer alıyor. Festival bu gün saat 18:30 da 1 Nolu salonda Dersim belgeseli ve 20:30'da Sonbahar filmiyle perde diyecek. Festivalin açılış kokteyli ise bugün saat 20:00'da yine aynı yerde yapılacak. 23-27 Haziran tarihleri arasında toplam beş gün sürecek olan Nar Film Festivali'nde filmlerin yanı sıra, 26 Haziran Cumartesi günü Takva filminin senaristi Önder Çakar ve gazeteci-yazar Mustafa Kara'nın katılacağı " Gişe ile gerçek arasında Sinema" başlıklı bir de söyleşi yer alıyor. Festival programıyla ilgili bilgi almak için mail adresi. narsanatder @ gmail.com


sirinnar.net










1. Nar Film Festivali devam ediyor....

Saat 18:30
YÜZBİNKİŞİYDİLER (1990-91 MADENCİ GREVİ)

Saat: 20:30
WENDA/KAYIP

Festivalde yarın(cumartesi):

Salon 1 - Saat: 13:00 Salon 2- Saat: 13:00
BAŞKA DİLDE AŞK KERTENKELE + SİHİRLİ PARMAKLAR
(İKİ FİLM BİRLİKTE)

Salon 1 -Saat: 15:30
Salon 2 -Saat: 15:30
TAKVA AÇLIK-HUNGER

Salon 1 Saat: 17:30
Salon 2 - Saat 19.00
SÖYLEŞİ İKİ DİL BİR BAVUL
"GİŞE İLE GERÇEK ARASINDA SİNEMA"
Önder ÇAKAR (senarist-Takva filminin senaristi)
Mustafa KARA (gazeteci-yazar)





Nar Film Festivali yapıldı

Gaziantep’te bir grup aydın, yazar, sanatçı ve sanatsever tarafından kısa süre önce kurulan Nar Bilim Kültür ve Sanat Derneği ilk etkinliğini 1. Nar Film Festivali olarak gerçekleştirdi. Aynı zamanda birde kokteyl verilerek derneğin kuruluşu kutlandı. Dernek Başkanı Şükran Yaşaroğlu, “Sanatın, kültürün ve bilimin işlevini yerine getirebilmesi için öncelikle toplumun en geniş kesimleriyle buluşması gerek” diye konuştu. Gaziantep’te bir grup aydın, yazar, sanatçı ve sanatsever tarafından kısa süre önce kurulan Nar Bilim, Kültür ve Sanat Derneği’nin düzenlediği 1. Nar Film Festivali, Hayri Eşkin Sinema Salonu’nda gerçekleşti. Burada yeni vizyona giren filimler izleyenler ile buluşturuldu.

Açılış kokteylinde konuşan Nar Bilim Kültür ve Sanat Derneği Başkanı Şükran Yaşaroğlu 1. Nar Film Festivali’nin uzun yıllardır Antep’te düzenlenen ilk film festivali olduğunu açıkladı. Yaşaroğlu, “hayatı ve dünyayı, nereden gelip nereye gittiğimizi, hepimizin yaşamlarını birebir etkileyen çelişki ve çatışmaları kültürün, sanatın ve bilimin yardımı olmaksızın doğru bir şekilde kavrayabilmemiz olası değil diye düşünüyoruz. Ancak, sanatın, kültürün ve bilimin bu işlevini yerine getirebilmesi için öncelikle toplumun en geniş kesimleriyle buluşabilmesi gerekmekte” dedi.

Gaziantep’in geçmişten gelen oldukça köklü bir tarihe ve kültürel birikime sahip olmasına rağmen, bu kültürel ve tarihsel birikimi kent insanına mal etme anlamında çok ciddi bir yetersizlik yaşandığını ifade eden Yaşaroğlu, “Şimdilik pek çok farklı alandan aydın, eğitimci, akademisyen, öğrenci ve çeşitli mesleklerden az sayıda sanatseverin bir araya gelerek kurduğu bir derneğiz. Ama çok kısa sürede çoğalacağımıza, tıpkı nar taneleri gibi sayılamayacak kadar çoğalacağız. Çünkü bu şehrin buna ihtiyacı var. Çünkü bu şehirde bunu özleyen, böyle bir çabanın bir parçası olmak isteyen çok ama çok fazla insan var” dedi. 1. Nar Film Festivali’nin 23-27 Haziran tarihleri arasında gerçekleşirken, ilk gün Havar ve Sonbahar, daha sonra Ölüm Elbisesi: Kumalık ve Esma filmleri gösterildi. Sonraki günlerde Festival Wenda (Kayıp) ve 1990-1991 büyük madenci grevi ve yürüyüşünü anlatan Yüz Bin Kişiydiler adlı filmleri izleyiciyle buluşturuldu.

30 Haziran 2010 Çarşamba
yenicizgihaber.com




Nar gerçeği savunan sinemacılar için büyük şans

Gaziantep'te düzenlenen ilk film festivali olan 1. Nar Film festivali önceki gün sona erdi. Toplam 14 filmin Hayri Eşkin sinemalarında izleyici ile buluştuğu festivalde bir de söyleşi düzenlendi. `Gişe ile gerçek arasında sinema` konulu söyleşiye Takva Filminin Senaristi Önder Çakar ile Hayat Televizyonunda yayınlanan Karaborsa programını hazırlayıp sunan Gazeteci Mustafa Kara katıldı.

Türk, Kürt ve dünya sinemasının içinde bulunduğu durum üzerine keyifli bir sohbet gerçekleştirilen söyleşide Mustafa Kara ve Önder Çakar, Türkiye`deki sinema alanında var olan Amerikan hegemonyasının sinemacıları ve seyirciyi nasıl etkilediği üzerine sunumlar yaptılar. Türkiye`de 4 tane dağıtıcı şirket olduğunu ve bu dört şirketin de Amerikalıların elinde olduğunu söyleyen Önder Çakar `Filmi yapan yönetmenin ya da yapımcının niyeti ne olursa olsun sizin filminizin ne kadar izleyiciyle buluşacağı ya da hangi salonlarda gösterime gireceği bu şirketler tarafından belirleniyor` diye konuştu. Gişe olayına `Çok gişe yapan kalitesiz filmlerdir, iyi filmler gişe yapamaz` yaklaşmanın çok doğru olmadığını, gişe rekorları kıran çok iyi filmlerin de olduğunu söyleyen Çakar, sırf para kazanmak için yapılmış filmler ile bir şeyler anlatma derdi olan filmler şeklinde ayırmanın daha doğru olduğunu belirtti.

KÜRT SİNEMASI YAPMAK HEM ZOR HEM KOLAY
Son dönemde Kürt sinemasında yaşanan gelişmelere de değinen Çakar, Kürt ulusunun dört ayrı devletin topraklarında yaşadığını ve ciddi baskılara maruz kaldıklarını, bu koşullarda sinema yapmanın çok zor olduğunu belirtti. Bu olumsuzlukların yanında Kürt sinemasının hızla gelişebilmesinin olanaklarının da fazla olduğunu söyleyen Çakar `Kürt sinemasının Yılmaz Güney`i var. Türkiye`de her ne kadar Türk sinemacı olarak anılsa da dünyada Yılmaz Güney Kürt sinemacı olarak kabul görüyor` dedi. Sinema alanına hakim olan, seyirciyi müşteri olarak gören anlayışın, bağımsız, gerçekçi ve nitelikli filmler yapmak isteyen sinemacılara hayat alanı tanımak istemediğini belirten Çakar, `Böyle festivallerin, seyirci ile sinemacıyı ve yapıtlarını buluşturması, bu işin piyasasına karşı sanatı ve gerçeği savunanlar için çok önemli bir şanstır` dedi.

KENDİ SİNEMAMIZA KARŞI SORUMLULUĞUMUZ VAR
Son dönem Türkiye Sineması`nda olumlu bir ilerleme yaşandığını, ancak çok büyük gişeler yapan bazı popüler filmler için `Amerika`yı geçtik` demenin doğru olmadığını söyleyen Mustafa Kara, `aslında burası tam da Amerikan sinemasına yenildiğimiz yer. Çünkü bu filmlerin çoğu Türkiye`de ve Türkçe çekilmiş Amerikan filmleridir` diye konuştu. Çok iyi filmler, çok önemli ve başarılı belgeseller yapıldığını ve daha fazlasına ihtiyaç olduğunu dile getiren Kara, `Kendi çağına ve yaşadığı dünyanın sorunlarına tanıklık eden bu sinemacıların ve yapıtlarının halkla buluşması ve desteklenmesi için demokrasi güçlerinin çok büyük bir sorumluluğu var. Ancak bu konuda hiç de yeterli bir çaba olduğunu sanmıyorum. O yüzden Antep`te ilk kez yapılan bu festival çok önemli ve her yerde yapılmalıdır` şeklinde konuştu.

(Gaziantep/EVRENSEL)