8. Palto Film Günleri

23 - 28 Aralık 2014


Düzenleyen
Eskişehir Anadolu Üniversitesi Sinema Kulübü ve İletişim Bilimleri Fakültesi






“AÇILIŞ FİLMİ”

SESİME GEL/WERE DENGE MIN
Yönetmen/Director: Hüseyin Karabey
Oyuncular/Cast: Feride Gezer, Melek Ülger, Tuncay Akdemir, Sabahettin Dağ, Kadir İlter
105”, DCP, Renkli-Colour, Türkiye/Turkey
Van’ın Gevaş ilçesinde bağlı bir köyde silah olduğuna dair ihbar alan askerler, herkesi köyün meydanına çıkarır. Ve silahlar getirilene kadar gözaltına alacakları hiçbir erkeği serbest bırakmayacaklarını söylerler. 60 yaşındaki Berfe ve 8 yaşındaki torunu Jiyan’ın olmayan bir silahı bulma yolculuğu burada başlar. Jiyan’ın babası da gözaltına alınanlar arasındadır.
Masallar ve dengbejler eşliğinde, zengin bir anlatımla seyirciyi yola çıkaran film, Latin Amerika’nın en köklü festivali Del Plata Film Festival’da en iyi yönetmen dahil 3 ödül birden aldı. Daha önce İstanbul Film Festivali, Milan Film Festivali ve Rotterdam’da düzenlenen 2. Lale Film Fetivali’nden de ödüllerle dönmüştü.

Soldiers gather everyone in the center of a village that is in Van; after they are notified that there are guns in the village. Then soldiers threaten the villagers that there will be no release until the guns are delivered to them. Afterwards, 60 year-old Berke and her granddaughter Jiyan’s journey begins. Jiyan’s father is one of the people under custody.
Come to my voice, which offers a journey to its audience with stories and dengbejs (musicians/storytellers), won 3 awards from the most longstanding festival Del Plata including the best director. It also won several awards from film festivals such as Istanbul, Milano, and Rotterdam.


ANNEMİN ŞARKISI
Yönetmen/Director: Erol Mintaş
Oyuncular/Cast: Feyyaz Duman, Zübeyde Ronahi, Nesrin Cavadzade
90”, DCP, Renkli-Colour, Türkiye/Turkey
Yaşlı bir kadın, öğretmen bir oğul ve bitmeyen bir zorunlu göç hikayesi… Film, mecburen taşındıkları İstanbul’da kentsel dönüşüm rüzgarından nasibini alan ve tekrar taşınmak zorunda olan anne Zübeyde ve oğlu Ali’nin yaşamına odaklanıyor. Günlük hayatlarına geçmişin travmatik izleri sıkça yansıyan ikili, Ali’nin gelecek planları ve annenin geçmişe olan özlemi arasında denge kurmaya çalışıyor.
Annemin Şarkısı, Altın Portakal’da En İyi İlk Film dahil olmak üzere 4 ödül birden alırken, Saraybosna Film Festivali’nde En İyi Film ve En İyi Erkek Oyuncu ödüllerine layık görüldü.

An old woman, a son that is a teacher, and an endless mandatory migration story… The film focuses on the mother Zubeyde and her son Ali ‘s lives, which are forced to migrate in Istanbul and also be forced to move again after getting the negative effects of big city life. While they have been trying to balance Ali’s future plans and Zubeyde’s nostalgia, their traumatic past continues to affect them in their daily lives.
Song of My Mother won 4 rewards including the best movie at Altin Portakal Film Festival, and as well as the best movie and the best actor at Sarajevo Film Festival.


BÖCEK
Yönetmen/Director: Bora Tekay
Oyuncular/Cast: Uğur Bilgin, Leyla Yüngül, Barış Yılmaz Gündüz, Engin Karabacak, Haluk Özenç
79”, DCP, Renkli-Colour, Türkiye/Turkey
Böcek, sevdiği kadına kavuşmak için çareyi film çekmekte bulan korsan DVD’ci Uğur ve çocukluk arkadaşı Barış’ın hikayesini konu alıyor. Fasülye’nin yönetmeni Bora Tekay’ın 14 sene sonra sinemaya dönüş filmi olan Böcek, bir filmin nasıl çekildiğini, film çekerken karşılaşılan zorlukları samimi, komik ve özgün bir şekilde anlatıyor. Sektörel taşlamalardan da kaçınmayan ve tam bağımsız olarak çekilen Böcek, özellikle film çekme hayali kuranlar için fazlasıyla iyi bir ders niteliği taşıyor.
!f’te en komik film ve en kült film adayı seçilen Böcek, Canada International Film Festival’da Rising Star ödülüne layık görüldü.

Böcek is about a copied-dvd seller Ugur who shoots a movie as a last chance to reunite the woman he loves, with the involvement of his childhood friend Ugur. Bora Tekay, who directed Fasulye 14 years ago, explains the process of shooting a film and its difficulties that are faced; in a genuine, funny and unique way in this movie. Bocek is a fully independent movie and as a result it does not avoid sectoral criticism.
This movie is also a perfect lesson to those dreaming of shooting a film.
Böcek was the nominee for the funniest and most cult movie at !f, was also the winner of the Rising Star award at Canada International Film Festival.


BALIK
Yönetmen/Director: Derviş Zaim
Oyuncular/Cast: Bülent İnal, Sanem Çelik, Myraslava Kostyeva Akay, Nadi Güler
80”, DCP, Renkli-Colour, Türkiye/Turkey
İnsan ve doğa… Birbirlerine bu kadar yakın ama bir o kadar da uzak.
Geleneksel Türk Sanatları üçlemesinin ardından, doğa üçlemesinin 2. filmi Balık’la seyircisini selamlayan Derviş Zaim filmini; “doğa ile arasına eski zamanlara göre daha fazla mesafe koyduğuna inandığı insanoğluna doğaya karşı işlediği kabahati mütevazi bir anımsatma girişimi” olarak nitelendiriyor.
Film, küçük bir balıkçı köyünde yaşayan balıkçı ailesinin başına gelen bir hastalık olayını ve bu durumun doğaya etkisini konu alıyor. Doğa ve insan arasındaki sürdürülebilir ilişkinin bir türlü kurulamamasına dikkat çeken film, 21. Uluslararası Altın Koza Film Festivali’nde En İyi Senaryo ödülüne layık görüldü.

Human and nature… They are so close to and far away from each other at the same time.
Dervis Zaim salutes his audience with the second movie of his Nature trilogy; Fish. After his Traditional Turkish Arts trilogy, he defines his new movie as “the humble reminding attempt of the humans’ ongoing shame against the nature”. He also believes that the distance between the nature and humans getting drifted apart nowadays then it used to be.
The movie is about a disease incident that happens to a family in a fishermen town and its effects to the nature. The movie, is rewarded the best screenplay in the 21st International Altin Koza Film Festival, highlights the lack of an ongoing relationship between the nature and humans.


NEDEN TARKOVSKİ OLAMIYORUM ?
Yönetmen/Director: Murat Düzgünoğlu
Oyuncular/Cast: Tansu Biçer, Vuslat Saraçoğlu, Esra Kızıldoğan, Menderes Samancılar
110”, DCP, Renkli-Colour, Türkiye/Turkey
“İlkelerine bir kez ihanet eden insan hayat ile olan saf ilişkisini yitirir.” Her güne Andrei Tarkovsky’nin bu sözüyle uyanan Bahadır, ilkelerinden ödün vermeden bir yaşam sürmek ve Tarkovski gibi film çekmek istemektedir. Ancak çekmek istediği filmin senaryosunu beğendirmek ve filme bütçe bulmak o kadar kolay değildir. Bu sırada Tv için türkü filmleri çeken Bahadır, sosyal çevre, kız arkadaş ve iş hayatı ile kendi gerçekleri arasındaki uçurumun gün geçtikçe arttığının farkına varır. Bahadır kendi gerçekleriyle sadece rüyalarında buluşmaktadır.
Yönetmeni Murat Düzgünoğlu’nun hayatından izler taşıyan film, Altın Koza’da Yılmaz Güney Ödülü, Altın Portakal’da En İyi Sanat Yönetmeni ödüllerinin sahibi oldu.

“Nobody who has ever betrayed his principles can have a pure relationship with life”. The main character Bahadir, who wakes up everyday with Tarkovsky’s quote above, tries to shoot a movie without betraying his principles like Tarkovsky. However, it is not an easy job to endear his script and find a budget. Moreover, he can meet his own truth only his dreams. While Bahadir is shooting folk movies for TV, he realizes that the distance between social environment, girlfriend, and business life; and his own truth gets larger day by day.
The film, which has some reflections from Murat Düzgünoğlu’s own life, won Yılmaz Güney Price at Golden Boll, and the best art director award at Golden Orange.



CANNES SEÇKİSİ

GERONIMO
Yönetmen/Director: Tony Gatlif
Oyuncular/Cast: Celine Salette, Rachid Yous, David Murgia, Tim Seyfi, Aksel Üstün
107”, DCP, Renkli-Colour, Fransa/France
Tony Gatlif’in son filmi Geronimo, gerçek anlamıyla tam bir Tony Gatlif filmi. Geronimo, Fransa’nın güneyine yıllar önce yerleşmiş bir Türk ailesi ile İspanyol ailesi arasındaki namus davası etrafında şekilleniyor. Bu davayı çözmek de sosyal hizmetler gönüllüsü Geronimo’ya düşüyor.
Gurbette yaşayan iki farklı toplum ve iki farklı neslin kültürel değişimlerini, müzik ve sokak kültürünü harmanlayarak sergileyen Geronimo, fazlasıyla dinamik bir yapım. Gatlif’in sosyo-kültürel gözlemlerini izlerken sokağı sokaktaymış gibi yaşayacak, rap, flamenko ve türkü ezgileriyle notalar arasında raks ettiğinizi hissedeceksiniz.
Tony Gatlif’s last movie “Geronimo” can be considered as a complete Gatlif movie. The movie is about a virtue matter that occurs between a Spanish family and a Turkish family that migrated the south of France years ago. As a consequence, it becomes a social service volunteer Geronimo’s duty to solve this conflict.
This movie highlights two differences between two nations and two generations at the same time, and it gathers their music and street culture in a dynamic manner as well. While you are watching Gatlif’s socio-cultural observations you fell the streets; and find yourself dancing with all these rap, flamenco, and folk melodies through the movie.


FORCE MAJEURE
Yönetmen/Director: Ruben Östlund
Oyuncular/Cast: Brady Corbet, Kristofer Hivju, Lisa Loven Kongsli, Johannes Kuhnke, Clara Wettergren
118”, DCP, Renkli-Colour, İsveç, Danimarka, Norveç/Sweeden, Denmark, Norway
Söz konusu Kuzey Avrupa ise o film karsız olmaz. Force Majeure İsveçli bir ailenin Alp Dağları’ndaki kayak tatilinde başına gelen bir olayı ve sonrasında ailede dengelerin değişmesini konu ediniyor. Annenin eşine karşı oluşan güvensizliği, babanın özgüvenin kaybolmasına neden oluyor.
Minimal anlatım, dozunda çatışmalar, doğal oyunculuklar ve iyi bir kamera arkası işçiliği…Film Cannes 2014’te Belirli Bir Bakış Bölümü’nde Jüri Ödülü aldı ve İsveç’in 2015’te En İyi Film Oscar Aday Adayı oldu.

We cannot think of a movie without snow when it comes to a Northern Europe. Force Majeure is about an incident that strikes a Swiss family during their winter vacation, and how this incident changes balance within the family. With disbelief that the mom grows for her husband, father starts to lose his self-confidence.
Minimal expression, adequate conflicts, natural acting, and decent backstage work… It won the UN Certain Regard Price at 2014 Cannes, and therefore is the Swedish entry for the best foreign language film at the Academy Awards.


TİMBUKTU
Yönetmen/Director: Abderrahmane Sissako
Oyuncular/Cast: İbrahim Ahmed, Toulou Kiki, Abel Jafri, Fatoumata Diawara, Hichem Yacoubi
97”, DCP, Renkli/Colour, Fransa-Moritanya/France-Mauritania
Müzik dinlemenin, futbol oynamanın, sigara içmenin ve bunun gibi sıradan şeylerin yasak olduğu bir yer düşünün. İşte orası Timbuktu. Radikal bir islam grubu tarafından yönetimi ele geçirilen şehir artık şeriat kanunlarıyla yönetilmektedir. Bu karmaşa içinde kalan Kidane ve ailesinin hayatına odaklanan filmde, ailenin kaybolan özgürlüklerle birlikte yeni hayata alışmasına tanık oluyoruz. Sinematografisi ve müzikleriyle Cannes’da büyük beğeni toplayan Timbuktu, senenin en çarpıcı yapımlarından biri olarak gösteriliyor.
Film, Cannes’da Ekümenik Jüri ve François Chalais Ödülü alırken, Chicago ve Jerusalem Film Festivalleri’nden de ödülle döndü.

Imagine a place that listening music, playing football, smoking, or these kinds of activities are forbidden. This place is Timbuktu. A city captured by a radical Islamic group is ruled under Muslim canonical laws. In this film, we witness Kidane and his family’s long gone freedom and their adaptation process to this chaos. Timbuktu, which is adored with its cinematography and music at Cannes, is one of the most striking films of the year.
Timbuktu won Ecumenical Jury and François Chalais awards at Cannes, and a few awards from Chicago and Jerusalem Film festivals as well.


Özgürlük Dansı
Yönetmen/Director: Ken Loach
Oyuncular/Cast: Barry Ward, Simone Kirby, Andrew Scott, Jim Norton, Brian F. O’Byrne
109”, DCP, Renkli/Colour, İngiltere-Fransa-İrlanda/England-France-Ireland
1930’larda iç savaşın eşiğindeki İrlanda’nın küçük bir köyünde kendi dans okulunu açan Jimmy, insanlara zaman geçtikçe dans etmekten daha fazlasını öğretmeye başlar. Hayal etmek, öğrenmek ve tartışmak için Jimmy’nin dans okuluna gelen kişi sayısı gün geçtikçe artar. Ama bu durumdan tabii ki kilise ve politikacılar hiç memnun kalmayacaktır.
İrlanda’nın müthiş doğası, müzik ve dans eşliğinde Ken Loach’un özlenen, özgür olma dürtüsünü iliklerinize kadar hissettiren filmi Özgürlük Dansı, Cannes 2014’te Altın Palmiye için yarışmıştı.

Jimmy, opens up his own dancing school in a small village of Ireland during 1930s when the civil war is about to begin, starts to teach more than dancing in time. The number of people comes to this dancing school increases day by day in order to dream, learn, and discuss. However, this situation does not please the church and politicians without a doubt.
With Ireland’s incredible nature, music, and dancing; Ken Loach’s extremely freedom impulsive film Jimmy’s Hall was nominated for Palme d’Or at Cannes in 2014.





DÜNYA SİNEMASI

THE CUT
Yönetmen/Director: Fatih Akın
Oyuncular/Cast Tahar Rahim, Simon Abkarian, Makram Khoury, Kevork Malikyan, Bartu Küçükçağlayan
138”, DCP, Renkli-Colour, Almanya/Germany
1. Dünya Savaşı, 1915 olayları ve kızını arayan bir baba… The Cut, Mardin’de başlayıp Kuzey Amerika’ya uzanan bir yol hikayesi…
Fatih Akın, 71. Venedik Film Festivali’nde prömiyerini yapan ve 5 ülkede, 15 milyon Euro bütçeyle çekilen The Cut’ın senaryosuna, Hrant Dink’in hikayesinden esinlenerek başlamış ve Martin Scorsese’nin efsane senaristi Mardik Martin’le birlikte yazmış.
The Cut, yönetmenin kişisel sinema serüvenine ışık tutan, etkilendiği isimlere bakışını anlatan bir yol hikayesi aynı zamanda. Film Elia Kazan, Scorsese, Clint Eastwood, Terrince Mallick, Sergio Leone ve Bertolucci gibi ustalara bir saygı duruşu niteliği de taşıyor.

World War 1, 1915 incidents, and a father searching for his daughter… The Cut is a road story staring from Mardin all the way through North America. Fatih Akin, the director, was influenced by Hrant Dink’s story while he started to write this movie with Mardik Mardin, the legendary scriptwriter of Martin Scorcese. Movie’s shot in 5 different countries with some 15M euros of budget and the premiere was at Venice International Film Festival.
As it is mentioned above, The Cut is a road story that also enlightens director’s professional life and as well as some of his insights about people that have influenced him. To sum up, this movie can be seen as a special respect to the masters such as Elia Kazan, Scorcese, Clint Eastwood, Terrince Mallick, Sergio Leone, and Bertolucci.

BİRE BİR
One On One
Yönetmen/Director: Kim Ki Duk
Oyuncular/Cast: Dong-seok Ma, Young-min Kim, Tee Yoo, Yi-Kyeong Lee
122”, DCP, Renkli-Colour, Güney Kore/South Korea
“Bu film yaşadığım ülke, Güney Kore hakkında. Eğer kendinizi öldürülüyor gibi hissetmiyorsanız, bu filmi seyretmeyin”… Kim Ki Duk, Venedik Film Festivali’nde Feodora Ödülü alan filmi Bire Bir için bu sözleri kullanıyor.
Filmde bir cinayet ve sonrasındaki gelişmeler, alışık olduğumuz Kim Ki Duk şiddet betimlemeleriyle perdeye yansıyor. Cinayetin izini süren Gölgeler Tarikatı, olayın arkasındaki 7 kişiyle tam anlamıyla yüksek gerilim hattında hesaplaşıyor.

“This movie is about South Korea, where I live. Do not watch this movie if you do not feel yourself being murdered… “ Kim Ki Duk states the above for his Feodora Award winner film at the Venedik Film Festival. “One on One” is about a murder and further developments, which is presented in a familiar way of Kim Ki Duk violence and description. An order of shadows that traces the murder, revenges 7 people who is behind that murder on a high-tension edge.


HUMAN CAPITAL
Yönetmen/Director: Paolo Virzi
Oyuncular/Cast: Fabrizio Bentivoglio, Matilde Gioli, Valeria Bruni Tedeschi, Guglielmo Pinelli, Fabrizio Gifuni
109”, DCP, Renkli-Colour, İtalya-Fransa/Italy-France
Ölen bir kişi için verilecek tazminatın bedeli nasıl belirlenir? Bir yabancının trajik ölümünü 3 bölüm, 3 sıradışı karakter, 3 farklı bakış açısı üzerinden anlatan Human Capital, para, arzu ve insanlığa verilen değer üçgenindeki gel-gitleri tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor. Draması, kurgusu ve oyunculuklarıyla çok ses getiren Paolo Virzi’nin filmi, 2015’te İtalya’nın Oscar Aday Adayı. Film, ulusal ve uluslararası alanda birçok ödüle layık görüldü.

How is compensation decided after the one’s dead? Human Capital tells one stranger’s tragic dead through 3 parts, 3 extraordinary characters, and 3 different viewpoints. It evidently reveals the relationship between money, desire, and humanity triangle. Paolo Virzi’s film has a lot of impact on the industry with its drama, fiction, and acting. Human Capital is the Italian entry for the best foreign language film at the Academy Awards 2015, and therefore it has already won many national and international awards.


GECE YARISI
Nightcrawler
Yönetmen/Director: Dan Gilroy
Oyuncular/Cast: Jake Gyllenhaal, Rene Russo, Riz Ahmed, Marco Rodriguez, Bill Paxton
117”, DCP, Renkli/Colour, USA
Sokakta tanık olduğu bir olayı kamerasına da kaydeden Louis Bloom, olayın haber değeri olduğunu fark ediyor ve Los Angeles sokaklarını kendi oyun alanı haline getiriyor. Kazalar, yangınlar, cinayetler ve ucunda para olan her şey… Los Angeles sokaklarında olan biten ne varsa artık Louis Bloom’un kapsama alanında! Reyting arttıkça ahlak kuralları azalıyor, gerçek haberler yerini kurgulanmış haberlere bırakıyor. Toplumsal şiddet, medya ve para ilişkisi gözler önüne seriliyor. Senenin en iyi aksiyonu olarak gösterilen Nightcrawler, takip sahneleri, gerilimi yükselten detayları ve Jake Gyllenhaal’a Oscar adaylığı getirmesi muhtemel oyunculuğuyla, sizi salona değil sokağa davet ediyor.

After recording an eye-witnessed incident on a street, Louis Bloom realizes that this record has some value. Then, he transforms LA streets to his playground. Accidents, fires, murders, and everything that ends up with money… All is in Louis Bloom’s radar that is going on within LA streets now! By the time these records become more popular, real news are replaced by the fictioned and fake ones. The relationship between social violance, media, and money is revealed in this film. Considered as the best action movie of the year, Nightcrawler invites you to streets with chasing scenes, high-tension details, and Jake Gyllenhall’s Oscar nominee worth performance.


ÖZEL GÖSTERİM

TEPECİK HAYAL OKULU
Yönetmen/Director : Güliz Sağlam
Kamera/Camera : İlker Berke, Frank Massholder, Güliz Sağlam
55”, DCP, Renkli-Colour, Türkiye/Turkey
Hayatınızın merkezine saniyede 24 kareyi koyun, “tüm imkansızlıklara rağmen sinema” yapın, her cümlenizi, her düşünüzü sinema aşkıyla doldurun… Yaşadığı her anı görsellikle tasvir etme tutkusu, sinemayla büyülenmiş birine tüm yapım zorluklarıyla, engellerle mücadele etme gücü verebilir mi?
Birbirinden özgün ve yaratıcı kısa filmleri ve tek uzun metraj filmi ‘Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak filmiyle tanıdığımız Ahmet Uluçay, bundan 12 yıl önce beynindeki tümörle tanışır ve onu aldırmak için ilk ameliyatını olur. Bu film seyirciyi, Uluçay'ın düşle gerçek arasında gidip gelen yaşamına paralel biçimde hastane koridorlarının yarı karanlığından köye, çocukluğa, düşlere ve eşine az rastlanır bir sinema tutkusunu anlamaya davet ediyor.

Put 24 screens into the center of your life… Make movies no matter what the impossibilities are… Fulfill all of your words and dreams with the love of cinema… All in all, can the passion of picturing every moment of life give the power to compete all production difficulties?
Known for unique and creative short movies and only long-length movie “Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak”, Ahmet Ulucay was diagnosed with a brain tumor and got his first surgery in order to remove the tumor 12 years ago. This movie invites the audience to Ulucay’s life that is going back and forward within the reality and delusion. Parallel to his life in hospital, this movie resumes to tell a unique cinema passion from the dark hallways of the hospital; to the village, childhood, and dreams…















8. Palto Film Günleri Başlıyor!

Palto Film Günleri 23 - 28 Aralık 2014 tarihleri arasında 8. kez Eskişehir’de! #paltonugiygel
İsmini aslen Gogol’ün Palto hikayesinden sureten ise düzenlenme aralığı olan kış mevsiminden alan Palto Film Günleri, Eskişehir Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi ve Sinema Kulübü’nün desteğiyle 8. kez gerçekleşiyor.

Sponsorluğunu Eskişehir Büyükşehir ve Tepebaşı Belediyesi, A.Ü İletişim Bilimleri Fakültesi, GOGO Project, La Puerta, Telefun, UniboardTV, Varuna Memphis, Spacesheep, Logart Fair, Peyote, Nuh’un Ankara Makarnası, Kuru Kahveci Mehmet Efendi, Simit Sarayı, Abacı Konak Otel, Calling dergisi ve Bakınız’ın üstlendiği 8. Palto Film Günleri kapsamında gösterilecek 13 uzun metraj, 1 belgesel film ile Eskişehir yine sinemanın en iyi örnekleri ile buluşacak.

Açılış Filmi Sesime Gel, Partinin Adresi Yine Peyote!

8. Palto Film Günleri, 23 Aralık Salı günü Anadolu Üniversitesi Sinema Anadolu’da Derviş Zaim ve Hüseyin Karabey’in katılımıyla açılacak. 12.00’de Balık ve 18.00’de Sesime Gel gösterimlerinin ardından Derviş Zaim ve Hüseyin Karabey seyirciyle buluşacak. 8. Palto Film Günleri’nde açılış coşkusu Peyote’de Görkem Han Jr.’ın performansıyla zirveye ulaşacak.

Tüm Filmleri İzlemek İsteyene Palto Kart!

Bağımsız sinema örnekleriyle tam 6 gün boyunca Eskişehir’de tılsımlı bir sinemasal alan oluşturacak 8. Palto Film Günleri kapsamında bu sene Yerli Sinema, Cannes Seçkisi, Gece Yarısı, Dünya Sineması ve Özel Gösterim kuşakları yer alacak. Palto Kart sahipleri, her filmi bir kez olmak üzere istediği seansta izleyebilecek. Bu sene paltonuzu giyip izlemeye gideceğiniz filmlerin listesi ise şöyle: Balık (Derviş Zaim), Böcek (Bora Tekay), Annemin Şarkısı (Erol Mintaş), Neden Tarkovski Olamıyorum? (Murat Düzgünoğlu), Sesime Gel (Hüseyin Karabey), Tepecik Hayal Okulu (Güliz Sağlam), Geronimo (Tony Gatlif), Force Maejure (Ruben Östlund), Timbuktu (Abderrahmane Sissoko), Özgürlük Dansı (Ken Loach) Bire Bir (Kim Ki Duk), The Cut (Fatih Akın), Human Capital (Paolo Virzi) ve Nightcrawler (Den Gilroy).

Yönetmenler ve Oyuncular Seyircisiyle Buluşuyor!

8. Palto Film Günleri’nde Derviş Zaim, Hüseyin Karabey, Bora Tekay, Erol Mintaş, Murat Düzgünoğlu, Güliz Sağlam ve filmlerin oyuncuları sinemaseverlerle kendi filmleri hakkında konuşacak.

Atölyede Kimler Var?

Geleneksel hale gelen Palto Film Günleri atölye çalışmalarında bu sene sinema yazarı, sinema programcısı Ceylan Özçelik, Işık Şefi Mehmet Cemal Toz, sinemaseverlerin ufuklarını açacak.


Bir Palto Film Günleri Klasiği: “Askıda Bilet”

“Askıda Bilet” uygulaması, seyircilerin herhangi bir seansa bilet alıp gişeye, yani askıya bırakması ile gerçekleşiyor. Ekonomik zorluk çeken sinemaseverler gişeden biletlerini ücretsiz olarak temin ediyor. “Askıda Bilet” uygulaması ile Palto Film Günleri “…rağmen sinema” diyenlere selam duruyor.