24. Strasbourg Türk Sinema Günleri (Festival Du Cinéma Turc)
(12 Aralık 2012 - 15 Ocak 2013)
Düzenleyen
Odyssee Sineması
Faruk Günaltay
cinemaodyssee.com
Fransa'da Türk Sinema Günleri
Fransa'nın doğusundaki Strasbourg kentinde 12 Aralık-15 Ocak tarihlerinde Türk
sinema günleri düzenlenecek.
Avrupa'nın en eski sinema salonlarından Odyssee'de bu yıl 24. kez düzenlenecek
sinema günlerinde, Türkiye'de yeni çıkan filmler vizyona girerken, ünlü yönetmen
ve oyuncuların katılımıyla Türk sinemasının son durumuna ilişkin açık oturumlar
düzenlenecek.
Sinema günlerinde gösterime girecek filmler şunlar:
Onur Ünlü'nün "Celal Tan ve ailesinin çok acılı hikayesi ", Reis Çelik'in "Lal
Gece ", Osman Sınav'ın "Uzun Hikaye ", Ümit Ünal'ın, "Nar ", Can Dündar'ın
"Delikanlım İyi Bak Yıldızlara ", Sinan Çetin'in "Çanakkale Çocukları ", Umut
Dağ'ın "Kuma ", Özcan Deniz'in "Evim Sensin " ve Yasemin Şamdereli'nin "Almanya
".
09 Aralık 2012
Strasbourg'ta Deniz Gezmiş Belgeseli Gösterildi
Strasbourg'taki Odyssee Sineması'nda 24'üncü Türk Sinema Günleri'nin ilk
haftasında Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının hayatını anlatan 'Delikanlım
Yıldızlara İyi Bak' filmi, salonu tıklım, tıklım doldurdu.
Strasbourg'taki Odyssee Sineması'nda 24'üncü Türk Sinema Günleri'nin ilk
haftasında Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının hayatını anlatan 'Delikanlım
Yıldızlara İyi Bak' filmi, salonu tıklım, tıklım doldurdu. Dokuz filmin
gösterime girdiği Türk Sinema Günleri'nde seyirci en fazla belgesel filme ilgi
gösterdi. Belgeselin yönetmeni, gazeteci Can Dündar seyircisi tarafından sevgi
çemberine alındı. Hayranları sürekli yeni belgesel çalışmalarını sorup yakında
hangi belgeseli izleyeceklerini öğrenmek istedi. Odyssee Sineması'na gelen
seyirciler arasında 'Mısır Çarşısı' sanığı Pınar Selek de vardı.Yönetmen
Dündar'a soru yönelten Selek, belgeseli beğendiğini yalnız o dönemde kadınların
neler düşündüğünü, o süreci başka türlü yaşadıklarını; ama filmde kadın
oyuncuların olmadığına dikkat çekti. Can Dündar, "Selek'e Belgesele
dışarıdan
bakılınca biraz maço görünüyor. Bazı hareketler içinde tabii kadınlar vardı; ama
biz yardımcı kadın bulamadık. Bu bizim eksikliğimiz " cevabını verdi.
Türkiye ve Avrupa arşivlerini araştırarak kamuoyunun ilk defa gördüğü
görüntülere belgeselde yer verildiğini anlatan yönetmen Dündar belgeselin
içeriğini Fransız seyircisiyle paylaştı. Seyircinin merak ettiği tüm soruları
yanıtlayan usta belgeselci Dündar, şöyle dedi: "Deniz Gezmiş'in idamının 40'ıncı
yıldönümünde 40 yıl önce yaşanan hukuksuzluğu yeniden 40 yıl sonra Türkiye'de
bir örnek olarak Pınar Selek davasıyla yaşıyoruz. Belgesel aslında 40 yılda
nereden, nereye geldiğimizi gösteriyor. Belgeselden herkes ders çıkarmalı.
Fransa'da yaşanan 1968 olaylarını Fransızlar siyasi kanallarına aktarmayı
başardı. O dönemin liderlerini parlamento ve siyasette gördük. Başbakan olanlar
bile var. Türkiye'de maalesef böyle olmadı tepkiler şiddetle bastırıldığı için
yıllar yılı intikamlar, kan davaları sürdü. Silah çözümün tek adresi oldu.
Türkiye'nin yarası 40 yıldır çözülemedi. Türkiye'de gençlere kıyılarak kendi
geleceğimize kıydık. 40 yıl önce Kürecik'te Radar üssü konuşuluyordu 40 yıl
sonra yine Kürecik konuşuluyor; ama kimse tepki göstermiyor. Deniz Gezmiş
olsaydı o yine Kürecik'te tepki gösterecekti. Artık çözümün silahta olmadığını
görüyoruz yara halen kanıyor. "