20 - 25 Nisan 2026
Son Başvuru Tarihi - 10 Mart 2026
Düzenleyen
İzmir Katip Çelebi Üniversitesi ikcufilmfest.info @ ikc.edu.tr
İşte 2. İKÇÜ Film Festivali’nin Kazananları:
Öğrenci Filmi Kategorisi
Mert Kartal (Beyaz Karlar Altında)
Belgesel Kategorisi
Birincilik Ödülü – Yalçın Çiftçi (Pirlerin Düğünü)
Jüri Özel Ödülü -Ali Rıza Avcı (Katran)
Animasyon ve Yapay Zekâ Kategorisi
Birincilik Ödülü - Erkan Ceylan (Otobüsler)
Jüri Özel Ödülü – Didem Tütüncü (Zamanın Eşiği)
Kurmaca Film Kategorisi
Birincilik Ödülü – Deniz Koloş (Ölüm Bizi Ayırana Dek)
Jüri Özel Ödülü – Mehmet Oğuz Yıldırım (Kudret)
İzmir’in Yeni Sanat Rotasında Ödüller Sahiplerini Buldu
“Kültürel Miras” temasıyla dijitalleşen dünyanın yeni anlatım biçimlerini
harmanlayan İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Film Festivali’nde, toplam 32
yapımın finale kaldığı yarışma bölümünde kazanan isimler ödüllerine kavuştu.
Mutlu Ulusoy’un sunuculuğunu üstlendiği, başarılı yapımlar için düzenlenen ödül
törenine; Festival Başkanı ve Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yasin Bulduklu, Rektör
Yardımcıları Prof. Dr. Muhsin Akbaş ve Prof. Dr. Süleyman Akbulut, Festival
Sanat Yönetmeni ve Medya ve İletişim Bölüm Başkanı Prof. Dr. Cenk Demirkıran,
jüri üyeleri, oyuncular, sponsor temsilcileri ve çok sayıda öğrenci katıldı.
Törenin açılış konuşmaları, İKÇÜ Rektör Yardımcısı ve Festival Başkanı Prof. Dr.
Yasin Bulduklu ile Medya ve İletişim Bölüm Başkanı ve Festival Sanat Yönetmeni
Prof. Dr. Cenk Demirkıran tarafından yapıldı.
İzmir’in Kültür Sanat Rotası Yeniden Çiziliyor
Festival Başkanı ve Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yasin Bulduklu; festivalin
sadece akademik bir etkinlik değil, şehri kucaklayan ve kültürel mirasa sahip
çıkan bir vizyonun parçası olduğunu vurguladı. Konuşmasına festivalin çıkış
öyküsüne değinerek başlayan Prof. Dr. Bulduklu, İzmir’in köklü tarihine rağmen
film festivali konusundaki eksikliğine dikkat çekti. Prof. Dr. Bulduklu, “Geçen
yıl yola çıkarken bir idealimiz vardı. İzmir’de daha önce girişimlerde
bulunulmuş ama bir türlü süreklilik kazanamamış o festival boşluğunu doldurmak
istedik. Ekibimizle birlikte büyük bir özveriyle çalıştık. Yorulacağımızı
biliyorduk ama sonuç bizi gururlandırıyor. Geldiğimiz noktada; daha başarılı,
daha büyük ve sadece üniversiteyi değil, tüm şehri kucaklayan bir festivalin
temellerini atmış durumdayız. Deneyimli bir ekiple zoru başardık. Bu festival,
her geçen yıl daha büyük, daha başarılı ve şehrin tüm dinamikleriyle
sahiplendiği gelenekselleşen bir festival olma yolunda ilerliyor.” dedi.
Yüzlerce Sayfalık Bir Kitap, Bir Kısa Film
Bu yılın ana teması olan “Kültürel Miras” vurgusunun tesadüf olmadığını belirten
Prof. Dr. Bulduklu, bizi biz yapan değerlerin sanat yoluyla aktarılmasının
hayati önem taşıdığını ifade etti. Sinemanın etkileyici gücüne değinen Prof. Dr.
Bulduklu; “Bazen yüzlerce sayfalık bir kitap yazmaktansa kısa bir filmle her
şeyi anlatmak, sanatın diliyle topluma seslenmek çok daha etkili oluyor.
Sinemaynın güçlü anlatısı ile seslenmek, toplumsal değerlerimizi dijital
dünyanın olanaklarıyla birleştirmek bizim temel amacımızdı. Bu yıl kültürel
miras vurgusunu hem içerikte hem de yarışma kategorilerinde en güçlü şekilde
hissettirmeye yoğun çaba sarf ederek kadim kültürel mirasımızı geleceğe taşıma
borcumuzu ödemeye çalıştık.” şeklinde konuştu.
Sinemanın Gücü ve “Kamera Gazze” Hassasiyeti
Dünya gündemindeki insani dramlara karşı sinemanın bir tanıklık görevi
üstlendiğine işaret eden Prof. Dr. Bulduklu, festival kapsamında hayata
geçirilen “Kamera Gazze” projesine dikkat çekti. Vicdan kavramının insanı
dengeleyen en temel unsur olduğunu ifade eden Rektör Yardımcısı Prof. Dr.
Bulduklu; “Vicdan; bizi insan yapan, sadece insana değil tüm canlılara ve bizden
sonrakilere merhameti gerektiren yine insani bir olgudur. Bizim geleceğe miras
bırakmamız da yine bizim için vicdani bir sorumluluk ve gelecek nesillere güçlü
miras bırakma çabasını ekip olarak sergilemeye çalışıyoruz. Yarına barış içinde
bir dünya bırakmak için bu türden farkındalık girişimlerini değerli görüyoruz.
Maalesef dünyada bu bilincin yok olmaya başladığını ve var olan dengenin
kaybolmaya başladığını görüyoruz. Biz de yine ‘Kamera Gazze’ projesiyle,
üzerinden iki yıldan fazla süre geçmesine rağmen acıların dinmediği o
coğrafyadaki trajediye yeniden dikkat çekmek istedik. Bir yıl önce başlattığımız
duyarlılığı sorumluluğun ötesinde bir bakış açısıyla tekrar gündeme getirdik.
Buradan Gazze’ye kadar uzanan bir hassasiyetle, yaşanan acıların unutulmaması
için sosyal sorumluluğumuzun ötesinde bir duruş sergiledik. Bilimimizin yettiği
yerde bilimimizle, filmimizin yettiği yerde filmimizle konuyu gündemde tutmaya
devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.
Gençlere Çağrı: “Zengin Bir Mirasın Üzerinde Oturan Fakirler Olmayalım”
Anadolu’nun medeniyetler harmanı olduğunu ve bu mirasın gençlerin omuzlarında
yükseleceğini ifade eden Prof. Dr. Bulduklu, bu kadim mirasa sahip çıkılmanın
gençlerin en büyük sorumluluklarının başında geldiğini vurguladı. Prof. Dr.
Bulduklu, genç sinemacılara şu sözlerle seslendi: “Biz büyük bir mirasın
üzerinde oturan bir nesiliz. Anadolu, üzerinde binlerce yılın birikimini taşıyan
ortak bir miras. Bizim görevimiz gençlere bu mirası nasıl işleyebileceklerini
göstermekti. Ancak bu mirası gün yüzüne çıkarıp dünyaya anlatmak gençlerimizin
elinde. Deneyimle gençlik dinamizmini harmanlayarak gelenekten geleceğe
seslenmeye gayret ediyoruz. Bu mottoyla yola çıktığımız festivalimizin
ikincisini yapabiliyorsak doğru yoldayız demektir; üç, dört ve beşinci
festivallerle de bu vurguyu sürdüreceğiz.”
Festivalin arka planında gece gündüz demeden çalışan tüm ekibe teşekkürlerini
sunan Prof. Dr. Bulduklu, “Ödül almaktan ziyade, bu platformda yarışma cesareti
gösteren tüm yönetmenlerimizi kutluyorum.” diyerek festivalin düzenlenmesinde
emeği geçen akademik kadroya, jüri üyelerine ve tüm katılımcılara teşekkür
ederek sözlerini noktaladı.
“Anadolu, Dünyanın En Büyük Saha Dersliğidir”
Festival Sanat Yönetmeni Prof. Dr. Cenk Demirkıran; sinemanın sadece bir görüntü
sanatı değil, aynı zamanda zamanın ruhunu kaydeden güçlü bir hafıza aracı
olduğunu vurguladı. Bu yılki festivalin ana rotasını “Kültürel Miras” olarak
belirlediklerini hatırlatan Prof. Dr. Cenk Demirkıran, Türkiye’nin sahip olduğu
zenginliğin öneminden bahsederek adeta “açık hava müzesi” niteliğinde olduğunu
kaydetti. Prof. Dr. Demirkıran; “Sinema, ışıkla görüntüleri perdeye yansıtırken
aslında zamanın ruhunu da kaydediyor. Geçmişte yaşananların, seslerin ve
kültürel birikimin zaman içinde kaybolup gitmemesi için sinema, hikâyeleştirme
gücüyle bu değerleri koruma altına alıyor. Gerek kurmaca gerekse belgesel
sinema; zamanın ruhunu anlatarak kültürel mirası geleceğe aktarıyor. Yaşadığımız
bu topraklar; insanlık tarihinde uygarlığın yeşerdiği, bin yıllarca kültürlerin
birikerek bir harman oluşturduğu muhteşem bir açık hava müzesidir. Uygarlık
tarihi sınıflarda ve kitaplarda anlatılsa da saha derslerinin bizzat kendisi
kesinlikle Anadolu’dur. Anadolu ve Trakya ile dünyanın kültürel akışını bağlayan
bir köprü olan Türkiye, zengin kültürel mirasını korumalı ve insanlığın
geleceğine aktarmalıdır düşüncesiyle bu festivaldeki seçkilerimizi belirledik.
Bu bağlamda festivalimizde gösterilen filmlerde; süreklilik, tanıklık, geçmiş ve
bugüne uzanan kültürel köprüleri izliyoruz.” dedi.
Festivalin mutfağında görev alan isimlere, destek veren kurumlara ve sponsorlara
teşekkürlerini sunan Prof. Dr. Demirkıran; Rektör Prof. Dr. Saffet Köse, Rektör
Yardımcısı Prof. Dr. Yasin Bulduklu, Festival Koordinatörü Dr. Öğr. Üyesi Halit
Kartal ve Festival Direktörü Burak Taylan Yılmaz başta olmak üzere tüm ekibe,
jüri üyelerine, TRT İç Yapımlar, TRT Avaz, TRT Belgesel Kanal Koordinatörlükleri
ile festivalde görev alan öğrencilere şükranlarını iletti.
Program; salonda bulunan jüri üyeleri Oyuncu Ali Düşenkalkar, Yapımcı Halil
Kardaş, Oyuncu Rıza Sönmez, Prof. Dr. Alev Fatoş Parsa, Yönetmen Doç. Dr. Mesut
Aytekin, Festival Yönetmeni Vuk Perović, Yapımcı ve Yönetmen Duygu Kepenek,
Yapımcı ve Yönetmen Şebnem Tezel Albayrak, Yönetmen Dr. Ahmet Erdal, Görsel
Efekt Uzmanı Özbey Doğa Karslıoğlu, Akademisyen Prof. Dr. Sibel Akova ile Sinema
Yazarı Doç. Dr. Fırat Sayıcı ile festivale destek veren İzmir Atatürk Organize
Sanayi Bölgesi Vakfı İzmir Bölge Müdür Yardımcısı Pınar Çakmakoğlu, Avek
Otomotiv İzmir Şube Direktörü Yaşar Özuğur, İzmir Kültür Sanat Fabrikası Cengiz
Topal, İstinyepark Renk Sineması yöneticisi Uğur Kuvancı, Fete Lotus Thermal
Otel Müdürü Türker Bayram, Can Kardeşler Kuruyemiş yöneticisi Serhat Karadüz,
Teknolocis, Artemis Kafe, Bu Bilet, KOHEM Kafe ve İkrambaks; basın destekçileri
İKÇÜ Haber Ajansı, Anadolu Ajansı, Sabah, Yeni Asır, Popüler Sinema, sadibey.com
ve Ege Telgraf gibi kurum ve kuruluş temsilcilerine teşekkür belgelerinin
takdimi ile devam etti.
İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi tarafından düzenlenen İKÇÜ Film Festivali, bu
sene de tüm hızıyla devam ediyor. 20-25 Nisan 2026 tarihleri arasında
gerçekleştirilecek olan festival; nitelikli ve özgün yapımları ulusal ölçekte
bir araya getiren, yeni anlatıları görünür kılan ve yaratıcı vizyonu teşvik eden
güçlü bir buluşma noktasıdır.
Sinema üretimini desteklemek amacıyla belirlenen 4 ana kategoride, toplam
100.000 TL tutarında "En İyi Film Ödülü" takdim edilecektir:
En İyi Kısa Film
En İyi Belgesel Film
En İyi Öğrenci Filmi
En İyi Animasyon / Yapay Zekâ Filmi
Son Başvuru Tarihi: 10 Mart 2026
Başvuru süreci, teknik şartname ve festival programına ilişkin tüm ayrıntılara
resmi web sitemiz üzerinden ulaşabilirsiniz.
Detaylı Bilgi ve Başvuru: www.ikcufilmfest.com.tr