Deneysel Fotografi

Tanım son zamanlarda görsel imgenin fotografik yapıda kullanılış ve algılama biçimi açısından farklılıklar gösterdiği savlanan iki türden "Doğrudan Fotografi nedir?" ya da genel geçer tanımıyla "Belgesel Fotografi nedir?" gibi bir soruya yanıt vermek ne denli kolaysa, deneysel fotografiyi tanımlamak da o denli zordur. Çünkü; deneysel fotografinin sınırları henüz saptanamamış perspektifi içinde "an /deneysel", "belgesel /deneysel" ya da "anlatımcı /deneysel" birlikteliğini kurabilmek mümkündür. O halde, bu karmaşık yapı içinde nedir deneysel fotografi?

Söze, "deney nedir?" ile başlamak gerekir. Konuşma dilinde deneyden; oluşumların, varolan koşullarda değiştirilmesi, değişimlerin etkilerinin gözlenmesi anlaşılır. Deney kavramının bilimsel tanımı ise, önceden belirlenmiş yöntem ile, araştırma sonucu ortaya çıkacak bulguların doğruluğunu tanıtlamak; bu bağlamda araştırma kapsamındaki bilgilerin gelişmesini sağlamaktır.

Deney, bir gerçeği göstermek için yapılan deneme olduğuna göre; deneysel, deneye dayanan, deney yolu ile olandır. Bilimde olduğu kadar, genel sanat tarihi içinde ve fotografinin kullanıma açıldığı bir çok alanda deneyselcilik ve deneysel sanattan söz etmek mümkündür. Örneğin; Pointilistlerin (noktacılar), gözle görülebilen beyaz ışığın spektral çözümüne yönelik araştırmaları ile kübistlerin deneysel-analitik çözüm arayışları gibi...

Tüm plastik sanatlarda olduğu gibi, fotografinin de varlığını sürdürebilmesi için yeni anlatım olanaklarına kavuşması, kendine özgü görsel dilini zenginleştirmesi gerekir. Fotografinin fiziksel ve kimyasal sınırları içinde önceden belirlenmiş geleneksel sürecin dışına çıkan, günlük yaşamın betimlenmesinin ötesinde bir başka iç gerçekliğe ulaşmayı amaçlar yani dışlanma korkusunu, bağımlılığı ve zorunluluğu yıkmaya çaba gösteren, geçmişi bugünü ve yarını ayni anda yaşayan bir anlatım biçimidir deneysel fotografi. Kısaca söylemek gerekirse diyebilirim ki, fotografi alanındaki her çeşit yenilik ve denemeyi içine alan, öznelliğin ve kişiselliğin bir "patlama" halinde dışavurumundan başka bir şey değildir. Aslında bütün bu özellikleri sıralarken, açısından neredeyse sanatın da çerçevesini çizmiş olmuyor muyuz?

Bu denli geniş bir yanıtlar yelpazesi; sanat yapıtını, yaşamdan dar bir kesitin, saniyenin " 'beşte biri hızlılıkta dondurulmuş kaydının olmadığını da vurguluyor ayrıca. Çünkü; sanat süreci gerektirir; ayrıca düşünülmesi ve özgüvenli bir iç gerçekliğe açılımı göstermesi gerekir. Sanatın dokusunda yalnız geçmiş olan belli bir "an"lık dönem değil, ayni zamanda gelecek olan zaman da vardır. İster "belgesel", isterse de "doğrudan" yapılmış fotografik çalışmalarda olsun insan, bir görsel imgeye belli bir açıdan bakmaya zorlanmış gibidir. Deneysel fotografinin yaptığı şey ise; o imgeye bakışımızda başka yollar öne sürmek, hatta bunları keşfetmeyi önermektir. Bu bağlamda izleyiciye sonsuz olanaklar sunulur; alışılmış yatay, dikey o dışında, her yönden okumaya açılım gösterir.. Dahası herkese, kendi bölümleri doğrultusunda bir okuma olanağı sunması da bir özgürlüktür. Öte yandan, anlamlandırmadaki tekil yaklaşımdan çoğul yaklaşıma bir sıçrayıştır da bu. Böylece beyninizde duyduğunuz sıkıntıdan kurtulacak; anlatım biçimlerinin nasıl kullanıldığını görmekte ve kullanma türlerini taramakta serbest olacaksınız.

Deneysel çalışmalar, kuşkusuz geniş bir kitleye seslenmek, görsel algıya dayalı fotografi ürünlerine malzeme oluşturmak amacını gütmüyor. Ama bu tür çalışmalar da olmasa, kanımca fotografi sanatının da bir kısır-döngü içinde olacağı kesin.






Kaynak
Bu yazının bir bölümü
25 Mart 1996 tarihli "Siyah Beyaz" günlük haber gazetesinde
AD Art Dekor, İstanbul Ekim 1996, sayı 43, S.220-224'de
Sanat Çevresi, İstanbul Ekim 1996, sayı 216. S.30-32'de
Milliyet Sanat, İstanbul 15 Ekim 1996, sayı 394, S.35-37'de
Fotoğraf Sergisi, İstanbul, Aralık 1996-Ocak 1997, Sayı l0, S.IOO-l03'de

Tamamı
iFSAK Fotograf ve Sinema Dergisi / İstanbul. Mayıs 1997; Sayı: 100, İstanbul, S.3-8 YAPI.
Aylık Kültür, Sanat ve Mimarlık Dergisi / YEM Yayınları İstanbul, Ağustos 97, sayı 189, S.121-126 yayınlandı.
Prof. Ahmet Öner Gezgin