Avrupa, Çizgi Filmini Bize Yaptırıyor, Bizimkilerin Gözü Dışarıda...
Derviş Pasin
Tarihî karakterlerin çizgi filmlerini yurtdışında yaptırmak isteyen TRT`ye çizgi
filmcilerden tepki geldi. Çizgi Filmciler Derneği`nin başkanı Derviş Pasin,
"Fransa, İtalya gibi ülkeler bize çizgi film yaptırıyor, bizimkilerin gözü
dışarıda." diyor.
Çizgi deyince 1980`lerde yaygın olan `çizgi romanlar` gelir akla. Elden ele
dolaşan, hatta toplu halde okunan Kızıl Maske, Yüzbaşı Tommiks, Zagor ya da
Düldül`ün terkisinde Daltonları kovalayan Red Kit... Bizden değillerdi belki,
ama bizim kahramanlarımızı bulamayınca onlarla geçirdik zamanlarımızı. Aradan
uzun yıllar geçti; çizgiye olan açlığımızı hâlâ Batı`yla doyurmaya çalışıyoruz.
Bu durumun farkına varan TRT, Nasrettin Hoca, Keloğlan, Hacivat-Karagöz ile
Fatih Sultan Mehmet`in animasyon ve çizgi filmlerini Medya Park projesi
kapsamında yurtdışında yaptırmak istediğini açıkladı. TRT`nin açıklaması,
ekmeğini kalem ve fırçaları ile kazanan çizgi filmcileri ayağa kaldırdı. En sert
tepki ise 80`e yakın üyesi olan Çizgi Filmciler Derneği`nin başkanı Derviş Pasin`den
geldi. Avrupa`nın Türkiye`deki sanatçılara müracaat ettiğini söyleyen Pasin,
ülkemizdeki alıcıların yurtdışına çıkmasına anlam veremiyor. Pasin, "Çocukları
eğitmemiz için çizgi filmden daha önemli bir malzeme yoktur. Çünkü çocuk sadece
izler. Avrupa ülkeleri, kültürlerini aktarmak için çizgi filmlerin belli bir
süresinin yerli yapım olmasını yasa ile güvence altına almıştır." diyor.
45 yıldır elinden fırça düşmeyen Derviş Pasin, kurduğu dernek ve açtığı
atölyelerde hem kendi ekmeğini kazanıyor hem de arkadaşlarının geçimini
sağlıyor. Çizgi filmin önemini, bu işin gelecek vaat ettiğini anlatıyor herkese.
Türkiye`de çizgi film sektörünün sürekli geliştiğini söyleyen Pasin, TRT`nin
yurtdışından yapacağı alımlarla ilgili de temkinli konuşuyor: "Türkiye`deki
çizer sayısı şimdilik TRT`nin ihtiyaçlarını karşılayamayabilir. Kurum yurtdışına
yaptırabilir; ama beş yıl sonra çok daha iyi yerlere geleceğimizi
söyleyebilirim. Altyapı olmamasına rağmen bugün dünyanın en iyi çizerlerinden
ikisi Türk ve baş çizer olarak Disney`de, Herkül ve Tarzan filmlerinde
çalışıyor."
Pasin, Türk çizgi filmciliğinin bilindiğinin aksine çok ileride olduğunu
söylüyor. Geçmişte, Avrupa`dan önemli alımlar olmuş. Fransızların birinci kanalı
`Papus` adlı serinin altı bölümünü, İtalya`nın Sorry firması `Titan`ı ülkemizde
yaptırmış. Körfez ve Arap ülkeleri de Türkiye`deki çizgi film potansiyelini
gördükten sonra siparişlerini bize yöneltmiş. Susam Sokağı, yapılan önemli
işlerin başında geliyor. Yıllarca TRT`de yayınlanan yapım, dünyada da 60 ülkede
izleyiciyle buluşmuş. Geçmişte de önemli işlere imza attıklarını anlatan Pasin,
"Biz, çizgi film satarken Yunanistan`da atölye bile yoktu. Ne zaman ki Yunan
hükümeti destekledi, ondan sonra bizi geçtiler." diyor.
`Sinemaya verilen destek çizgi filmden esirgeniyor`
Türkiye`deki çizgi film sektörünün sinemanın önünde olduğunu iddia eden Derviş
Pasin, kendilerinden esirgenen desteğin sinemaya verilmesine kırgın: "Zaman
zaman çıkışları olsa da, Türk sineması aldığı desteğe rağmen Batı standartlarını
yakalayamamıştır. Biz ise fazla tanınmayız. Beyaz kağıtların arasına kapanır,
saatlerce çalışırız. Ve kimse de gelip bize mikrofon uzatmaz. Yaptığımıza
sıradan bir işmiş gibi bakılır. Halbuki çocuklarımızı eğitmemiz için çizgi
filmden daha önemli bir malzeme yok!"
"Benim bir sanatçı olarak çizgi filmden beklentim kalmadı." diyen Pasin`in
amacı, Türkiye`ye genç çizerler kazandırmak. Amacına ulaşmak için de destek
bekliyor: "Çizgi film, sinema sektörünün en pahalı dalıdır. Pazarlık
yaptığınızda bu işin kalitesi düşer. Türkiye`de çizgi film vardır; sadece
desteklenmesi gerekiyor. Piyasa oluşması şart. Televizyonlar bu işe ticari
bakıyor. Bizimkiler daha pahalı geliyor onlara. Çünkü bizim işlerimiz özgün
yapım."