Türkiye'de Çizgi Filmin Gelişimi

Çizgi filmlerin ülkemizde gelişimi reklam filmleriyle olmuş zamanla bu alana ilgi duyan animatörlerin artmasıyla bu alanda büyük başarılar sağlanmıştır.
Gelişen teknolojiyle televizyonun ortaya çıkması çizgi filmi de sinemalarda film öncesi yayınlanan kısa gösterimler olmaktan kurtarmıştır.

“Uykudan Önce”, “Mavi Bilye”, “Günaydın” gibi programlar dönemin en sevilen çocuk programları olmuş, bundan yola çıkan TRT, dostluk ve sevgi mesajları içeren çizgi filmler yayınlamıştır. Her dönem, yayınlandığı her ülkede beğeniyle izlenen Walt Disney filmlerinin yanı sıra, “Taş Devri”, “Jetgiller”, “Uçan Kaz”, “Heidi”, “Ton Ton Ailesi”, “Şirinler” gibi filmler de yine çocuklar tarafından ilgiyle izlenmiştir.

Bu dönemlerde televizyonda yayınlanan tüm çizgi filmlerin yabancı kaynaklı oldukları görülmektedir. Özellikle çizgi filmi bir endüstri haline dönüştüren ve tüm dünyaya pazarlayan Amerika’nın yaptığı filmler ülkemizde televizyonunda çocuklara sunulmuştur. Zamanla bu sektöre el atan ve Japonya çizgi film teknolojisini daha da gelişirmiş ve bu pazarda büyük pay almıştır.

Japonya’nın çizgi filme el atması dolaylı olarak ülkemizdeki çizgi film yayınlarını da etkilemiştir. Zira dünya pazarında yer arayan Japonya yaptığı çizgi filmlerde artık kendi kültürünü değil, tüm dünyanın ilgisini çekecek konuları ele almaya çalışmıştır. Bu konu arayışı sırasında Japonya, özellikle Amerikan filmlerinde artış gösteren şiddet ve savaş öğelerini çizgi filmlerine katmaya başlamıştır.

Artık çocuklar için, tatil sabahları “Cumartesiden Cumartesiye” gibi çizgi film kuşaklarının olduğu programların ya da pazar sabahları erkenden uyanıp onları ekran başına çeken “Uçan Kaz”ın cazibesi kaybolmuştu.

Pazar sabahları çocukların erken kalkmasının sebebi artık “Voltran” olmuştu. İlk bakışta 5 gencin maceralarını anlatan bu çocuk filmi hiç de o kadar masum değildi. Dünyanın yok olup yeni bir kâinatta yaşam mücadelesi verilen filmde karakterler artık, “Tom ve Jerry’de olduğu gibi masumca oyunlarla birbirlerini mat etmeye çalışmıyor, ciddi bir şekilde silahlarla birbirlerini öldürmeye çalışıyordu.

Zamanla şiddet eğilimleri öylesine arttı ki, masum birer karakter olan Jerry ve Tom bile artık birbirlerine dinamit fırlatabiliyordu. Bu çizgi filmlerin tek masum yanı ise her ne olursa olsun çizgi film karakterleri ölmezdi.

Şiddet unsuru taşıyan çizgi filmler, bir ilke çerçevesinde kurgulanıp kötülerle savaşmanın bir görev olduğunu, iyilerin eninde sonunda hak ettikleri ödülü alacaklarını savunuyorlar, böylelikle bir yerde kendilerini temize çıkarmaya çalışıyorlardı.

He-Man, kılıcını gökyüzüne kaldırıp “Gölgelerin gücü adına... Güç bende artık” dediğinde birdenbire yenilmez bir savaşçı oluyor, arkadaşı titrekse adeta bir cesaret abidesi haline dönüşüyordu. İskeletor gibi garip hatta çocukları korkutucu bir düşmanla yandaşları “Hayvanadam” ile “Demirçene” kötü kişilerdi ve onlarla savaşmaktan daha doğal bir şey yoktu. Hatta iyiler safında yer alan Orko, hiç kimseye haber vermeden düşmanlarla tek başına savaşmaya gittiğinde azar işitiyor ve filmin sonunda çocuklara bu şekilde davranmamaları öğütleniyordu. Çünkü çizgi filme göre yanlış olan savaşmak değil, arkadaşlarına haber vermeden ortalıktan kaybolmaktı.

İçeriğindeki şiddeti böyle mesajlarla örtmeye çalışan çizgi filmler öylesine rağbet gördü ki, bunu “She-ra”, “Ninja Kaplumbağalar” gibi filmler izledi.
Özellikle Ninja Kaplumbağalar başlarında bulunan Sensei’lerinin sözünden çıkmayan, belli bir yaşam felsefeleri olan dört sevimli kahramandı. Ancak bu çizgi filmin yayınlandığı ülkelerde çocuklarda giderek şiddet eğiliminin arttığı gözlendi. Amerika’da bir çocuğun bu çizgi filmi izledikten sonra bir arkadaşını öldürmesi yetkilileri harekete geçirmiş ve filmin yayından kalkmasına neden olmuştu. Ancak aynı çizgi filmi ülkemizde yayınlayan Show Tv böyle bir riski görmezden gelerek yayınını sürdürmüştür.

Artık ekranda görülen Temel Reis’in kabasakalı dövüp Safinaz’ı kurtarması kadar basit bir iyiler kötülere karşı mücadelesi değildir. Power Raingers gibi, çocukların dövüşmeye hayranlıkla bakmasını sağlayan filmler yayınlanmaktadır.

Çocuklara iyiliği, doğruluğu göstermeye çalışan, hatta sigara gibi kötü alışkanlıklardan uzak durulması gibi kampanyalarda bile kullanılan Walt Disney karakterleri, artık ekranı garip canavarlara, ilginç yaratıklara bırakmıştır.


Ahu Uzel'in Araştırma Projesinden alıntıdır.
Facebook Türk Çizgi Filmi İstiyorum Grubu
31 Mayıs 2010