"Bedenin doğal bir özü vardır: Bedenin anlamlarını denetleme mücadelesinin
bedelleri yüksektir, çünkü ödül kültürün sunduğu anlamları ve bu ikisi
arasındaki ilişkiyi denetim altına alma hakkıdır.
Denetim dışı bedenin orgazm hazzı - benliğin yitimi Foucault'nun 'insanlar
kendilerini ve ötekileri yönetirler' şeklindeki etkili deyişiyle parmak basılan
özdenetiminden / toplumsal denetimden sıyrılma, kurtulma hazzıdır.
Bu haz, anlamdan kaçma hazzıdır, çünkü anlam daima toplumsal olarak üretilmekte
dahası öznede bulunan toplumsal güçleri yeniden üretmektedir. Bir şeyleri
anlamlandırma daima, ister oturmamış ister göçebe olsun, özneye dönük anlamların
oluşturulmasını gerektirir. Barthes bunu 'bedenle okuma' eğretilemesine dek
genişletir.
Bu okuma, okurun bedeni metnin bedenine, yani metnin kavramsal / ideolojik /
yananlamsal göstergelerine değil de fiziksel gösterenlerine tepki gösterdiğinde
gerçekleşir.
Barthes'ın bu konuda verdiği örnek bir şarkıcının sesinin niteliğidir;
melodinin, harmoninin, güftenin dışında yer alan ses rengidir. Dinleyicideki bu
yitimi üretebilen şey, sesin bu özgül performanstaki eşsiz cisimleşmesidir.
Nitekim sözcüklerin edebiyattaki varlığı, sözcük oyunları ya da sinema
perdesindeki imgeler yalnızca fiziksel anlamda okunabilirler, fiziksel olarak
ilişkilendirilebilirler."