Kamera ve Kompozisyon Kuralları

Kompozisyon, kameramanın sanatsal zevkini, duygusal bilincini, kişisel olarak beğendiklerini ve beğenmediklerini, deneyimini kapsadığından, katı kurallar uygulanamaz. Bir sahneyi yaratmak mekanik bir süreç değildir, ancak matematiksel ve geometrik unsurlar başarıya ulaşmak açısından yardımcı olabilir. Sinema filmleri için kompozisyon yaratmanın temel güçlüğü, insanlar ve eşyaların şekilleri kadar hareketlerin şekilleriyle de uğraşmaktır. Sinema filmi çeken bir kameraman, statik kompozisyon kurallarının hareketsiz fotoğraflar, çizimler, resimleri ve tasarımları kapsadığını aklında tutmalıdır. Birçok çekimin statik içeriğe sahip olmasından dolayı, hareketsiz kompozisyon kuralları sabit görsel unsurlarla sinema filmine başarıyla uygulanabilir.

İyi bir kompozisyonun kuralları mümkün olan yerlerde kullanılmalıdır. Özellikle sahne içinde az_çok statik hareket bulunduğunda; örneğin uzak çekimler kurulurken diyalogların değişmesi sırasında hareketsiz duran oyuncular ve ağırlıklı olan konuya dramatik vurgunun yoğunlaştırılması gereken durumlarda.

ÇİZGİLER
Birçok etkili kompozisyonda, gerçek çizgiler resmi eşit parçalara bölmemelidir. Belirgin yatay veya dikey çizgiler ortalanmamalıdır. Binalar, sütunlar, ağaçlar veya tekrar eden kalıbın bir bölümü olarak diğer çizgiler tarafından oluşturulmadığı sürece, düz çizgiler çerçevenin hiçbir kenarına paralel olmamalıdır. Giriş kapısı gibi bir çerçevenin bir veya daha fazla kenarına paralel olan siluet halindeki çizgiler belirlenmelidir. Aksi takdirde, yanlış olarak bir araya getirilen ‘filter-holder’ veya ‘matte-box’ un neden olduğu ‘cut-off’ görüntüsünü çağrıştırabilir.

Düz çizgiler erkekliği ya da gücü çağrıştırır.
Hafif kıvrımlı çizgiler dişiliği, rafine kaliteyi çağrıştırır.
Keskin kıvrımlı çizgiler hareketi ve coşkuyu çağrıştırır.
Sivri uçlu uzun dikey kıvrımlar asil güzelliği ve melânkoliyi çağrıştırır.
Uzun yatay çizgiler sessizliği ve rahatı çağrıştırır.
Yüksek dikey çizgiler gücü ve asaleti çağrıştırır.
Paralel köşegen çizgiler hareket, enerji ve şiddeti çağrıştırır.
Karşılıklı köşegenler çelişkiyi, gücü çağrıştırır.
Güçlü ağır keskin çizgiler ciddiyeti, sükuneti çağrıştırır.
Düzensiz çizgiler görsel kalitesinden dolayı düzenli çizgilerden daha çok ilgi çekerler.

Bir binanın eğimli olarak çekilmesi binanın arkaya doğru düştüğünü vurgular. Düz yolun açı verilerek çekilmesi uzaklaşan bir köşegen olduğu izlenimini verir. Geometrik bir eğri resmin yüzeyinde yatay olarak duran bir kalıp yaratır. Öte yandan uzaklaşan veya kaybolan bir eğri uzak mesafeyi çağrıştırır, çünkü izleyicinin gözünü resmin içine doğru taşır. Uzaklarda kaybolan bir köşegen bir uzay çizgisini çağrıştırır. Bu gibi köşegenlerin bir kaç tanesi, demiryolu rayları gibi, sonsuzlukta bir araya gelip birleşecekmiş gibi görünür.

Köşegenler dinamiktir. Genellikle dayanıksızlığı çağrıştırır, çünkü temel olarak köşegenler düşmekte olan dikey çizgilerdir. Yağmur damlaları ve kar taneleri gibi bir dizi yumuşak düşen çizgi oluştururlar. Nehirler ve kıvrımlı bir yol izleyen akarsular toprağın doğrultusunu izler.
Düz, açılı ve şimşek çizgileri gibi kırık çizgiler, hız,güç ve canlılıkla ilgili izlenimleri yaratır. En iyi şekilde yaratılmış eğriler sürekli ilgi çeker.



FORMLAR
Bir üçgen formu, piramidin heybetini, dengesini ve sağlamlığını çağrıştırır. Gözün bir noktadan diğer noktaya dikkatini ayırmadan devamlı bakmasını sağlayan kapalı bir şekildir. Üçgen formundaki kompozisyonlar insanları grup haline getirmek için oldukça yaralıdır, önemeli bir figür belirli bir yükseklikten üstünlük kurabilir. Üç kişilik veya tek sayılardan oluşan grupların düzenlenmesi çok daha kolaydır; tek bir kompozisyon unsuru bir soyut üçgen kompozisyonu ile yüksekte tutularak veya yükseltilerek ilgi merkezi haline gelebilir. Dairesel bir cisim veya daire şeklinde düzenlenmiş figürler veya cisimler izleyicinin çerçevenin dışına çıkmadan bakmasını sağlar.Haç şeklindeki form ortalanabilen birkaç kompozisyon formundan birisidir, haçın dört kolu tüm yönlere eşit olarak dağıtılabilir. Haç formu birlik ve kuvvet hissini uyandırır. Birçok zihinde Tanrıyı simgelediği için yücelik ve güç ile özdeşleşir. Haç şekli resmin merkezinin dışında yer alabilir, ancak çerçevenin kenarına fazla yakın durmamalıdır. Dağılan çizgiler haç şeklinin bir başka varyasyonudur.

Değişik L şeklini almış formlar resmi olmayan bir çağrışım yaratır. En güçlü L kompozisyonu, çerçeveyi üçe bölerek oluşturulan sol veya sağ dikey çizgilerini dikey çizgiler kapladığı zaman meydana gelir.

Yükselen dikey hareketler, hırs, zafer, konudan ve ağırlıktan kurtulmak gibi hareketleri çağrıştırır, örneğin mumdan tüten duman veya yükselen bir mermi gibi. Yukarı doğru olan bir hareket yüceltmek anlamına gelebileceği için, bu hareketler dini konular için kullanılabilir. Hafiflik, serbest uçuş, mutluluk, rahatlık duyguları buna benzer bir hareketle ifade edilebilir.

Aşağı doğru inen bir hareket; ağırlığı, tehlikeyi, çarpma gücünü çağrıştırır.

Köşegen bir hareket en dramatik etki verir, çünkü aynı zamanda en belirgin harekettir. Köşen hareketler çelişen güçleri ve gerilimleri, gücü, güç zoruyla gelmekte olan engelleri çağrıştırır. Köşegen hareket, eğimli dinamik çizgiler yaratan bir dutch tilt açılı kamerayla çekilen bir çok sahnede dahi verilebilir. Aşağı soldan yukarı sağa köşegen hareketi yukarı doğru olan hareketler için, örneğin dağa tırmanmak, kullanılmalıdır.

Kıvrımlı hareketler korkuyu çağrıştırır; örneğin kıvrılmış bir yılan ya da korkuyla donup kalmak gibi. Dairesel veya döner hareketler ise tam yersine neşeyi, tıpkı parklarda bisikletle gezinmenin verdiği mutluluk duygusu gibi, yansıtır. Döner hareketler ayrıca mekanik enerjiyi çağrıştırır, bir fabrikada dönen endüstri tekerlekleri veya bir seyahatte arabanın döner tekerlekleri.

Pendulum hareketi; monotonluk, durgunluk gibi hisleri uyandırır. Örneğin bir hapishanedeki mahkumların volta atması veya sinirli hayvanların bir ileri bir geri yürümesi gibi.

Kademeli hareket (şelalenin akışı) parlaklığı, hafifliği veya elastikliği çağrıştırır (zıplayan bir top, akan su, sek sek oynayan bir çocuk).
İzleyiciye doğru yönelen hareketler boyut olarak büyüdüğü için en ilgi çekici hareketlerdir. Uzaklaşan hareket boyut olarak küçülür ve izleyicinin ilgisi azalır.



ÇERÇEVEDE ŞEKİL DEVAMLILIKLARI
Bilinen yüzeysel şekiller, çerçevenin içinde az bir yer kaplasa bile, sanki çerçevenin dışında devamı varmışçasına göz tamamlar.Bu sayede, anlatımda ilgi merkezine ulaşmak kolaylaşır;konu, yalın çerçevelenmiş olur.



SADELİK
Çerçevede mümkün olduğu kadar az elemanla konuyu anlatmak önemlidir. Ama konunun dışında anlatımı destekleyen ve çevreyi yansıtan ikinci derece elemanlardan sadece gerekli olanlar alınmalı, gereksiz unsurlar çerçeve dışında kalmalıdır.Bu kuralı sağlamak için, geniş açılı objektifle yaklaşılarak çekilebileceği gibi zum veya teleobjektiften de yararlanılabilir.Yani teleobjektifin sınırlı alan derinliği, konunun ön ve arkasındaki unsurların temizlenmesi ve hoş yardımcı motif, renk olarak kullanılmasını sağlar.

Konu çerçevede fazla yer kaplıyorsa önemi büyük, az yer kaplıyorsa önemi küçüktür.Karışık fon, konunun önemini azaltır.Arka plandaki eşya ve cisimler konunun bir parçasıymış gibi görülmemelidir.

Örneğin bir lamba, abajur, sürahi gibi eşyalar insanın başına bitişik olmamalıdır.İnsanın başı odanın köşe çizgisine rastlamamalıdır.Keskin çizgili, sert, kontrast görünen arka planlar, ön plandaki insan yüzünün etkisini azaltır.Kompozisyonda yardımcı eşya ve cisimlerin duruş yönleri ilgi merkezini belirtmede uygun bir yol olarak kullanılabilir.



Kaynak
Gerard Millerson
Televizyon Yapım Tekniği