Görüntüsünü kaydedeceğimiz
cismin üzerine düşen ışığın ölçülmesi
amacıyla kullanılır. Cismin üzerine düşen ışık cismin üzerinden yansır biz bu
ışınların objektifimizden geçmesi ve filmi pozlaması veya elektronik cihazlarda
tüpe veya ccd lere düşmesiyle görüntü kaydettiğimize göre, bizim doğru değerde
diyafram bağlamamız için cisimden yansıyan ve objektife giren ışığın değerini
bilmemiz gerekir. Pozlama ışık değerini ölçmeye yaradığı için pozometre adını alır.
Görüntüsünü çekeceğimiz cisme gelen bütün ışık kaynaklarını pozometre ile
tek tek ölçüp matematiksel ortalamasını alarak diyafram bağlanmalıdır. Bu alınan
değer her şeye rağmen kameramanın yaratmak istediği atmosfere bağlı olarak kendisi
tarafından değerlendirilir.
Bir fotoğrafın oluşması için ışık ve gölgenin (karanlığı) birlikte olması gerekir. Tamamen ışıklı bir ortamda fotoğraf
olmayacağı gibi tamamen karanlık ortamda da fotoğraf oluşmaz. Bu nedenle ışığın
yapısını iyi kavramak lazımıdır. Işık konusuna şu anda girmeden önce ışığın
nasıl ölçüldüğünü anlatalım. Bir çok fotoğraf çeken bir çok kişi ışık ölçümünün
nasıl olduğunu bilmediklerinden çok mükemmel olabilecek fotoğraflarının zayi
olmasına neden olmaktalar. Bu nedenle ışık ölçümünün nasıl olduğunu öğrenmekte
yarar vardır.
İlk önce şunu bilmekte yarar vardır ki, üzerine fotoğraf
çekmekte olduğumuz filmler, ışığa karşı duyarlı malzemelerdir ve yalnızca
gereksinme duydukları kadar ışık aldıklarında fotoğraf denilen görüntüyü
verirler. Pozlama konusunu anlatırken bahsettiğimiz gibi filmlerin gereksinme
duydukları kadar ışık almalarına pozlama dengesi denmektedir. Pozlama dengesinin
altında ve üstünde filmlerin ışık almaları teknik açısından uygun olmayan
fotoğraf oluşmasına yada hiç fotoğraf oluşmamasına neden olmaktadır.
Gerçek anlamda pozlama dengesinin kurulmasında en büyük
yardımcımız, aslında her biri küçük birer bilgisayar gibi çalışan pozometrelerdir. Pozometre
herhangi bir ortamdaki ışığın ölçülmesinde kullanılırlar. Günün hangi saatinde
hangi mekanda olursa olsun pozometreler fotoğraf çekilecek ortamın ışığını kesin
olarak ölçebilirler.
Çok değişik modelleri olmasına rağmen pozometrelerin
hepsi aynı ilkelere göre çalışırlar. Aralarındaki fark bazı ayrıntılardan
kaynaklanır. Pozometreler konudan gelen ışığı ya da konudan yansıyan ışığı
ölçüp, sonucu enstantane ya da diyafram değeri açısından verirler. Kısaca ışığa
duyarlı bir göz ve okunan ışık şiddetini enstantane ve diyafram değerini çeviren
pozometreler farklı yapılarda olabilirler. Bunların en önemli farklılıkları
ışığa karşı duyarlı elamanlarındadır.
Her pozometrede ortamdaki ışık miktarını gören bir göz
bulunmaktadır. Ortamdaki ışık bu gözün (photocell) üzerine düştüğünde, küçücük
de olsa bir elektrik akımı oluşmakta ve bu elektik akımı devreye bağlı bulunan
bir akım ölçeri hareket geçirmektedir. Işığa karşı duyarlı olan bu göz üzerine
düşen ışık miktarı artıkça, oluşan elektrik akımının gücü de artmakta ve akım
ölçerin ibresindeki sapmayı daha da artırmaktadır. Kimi daha geliştirilmiş
pozometrelerde (selenyumlu) bu elektrik devresine birde pil bağlanmıştır.
Böylece pozometrenin gücü daha da artırılmıştır. Başka bir ifadeyle normal
şartlarda ışığa karşı duyarlı gözün çok zor fark edebileceği az ışıklı
ortamlarda besleyici pil sayesinde rahatlıkla ışık ölçümü
yapabilmektir.
Diğer bir pozometre türü olan kadmiyum sülfitlerde ise,
ışığa gösterildiğinde direnci azalan bir foto direnç (LDR) bulunur.
Çalışabilmeleri için pil gereklidir. Işığa karşı daha duyarlı alan bu ışık
ölçerlerin çalışma ilkeleri selenyumlu pozometrelerle aynıdır.
Silikon fotodiyotlu hücrelerden yapılmış ışık ölçerler
günümüzde en yaygın kullanılan pozometrelerdir. Geri beslemeli akım voltaj
çeviricisi olarak çalışan işlemsel güçlendirici aracılıyla, silikondan
yapılmış yarıiletkenin ürettiği
elektrik akımı, duyarlı bir akım ölçerin ibresini oynatır. Bu oynama oldukça
geniş bir ışık şiddeti aralığında doğrusal değiştiği için silikon fotodiyotlu
ışık ölçerler en güvenilir pozometrelerdir.