Polonya’da doğmuş,
çeşitli üniversitelerde ilahiyat, matematik, ekonomi, tıp, hukuk eğitimi
görmüştür. Eğitiminin sonunda papaz olarak görev yaptı. İtalya’da tanıştığı
astronomlardan ders aldı, yeni-Platoncu görüşü benimseyen hocası Dominico Novara
Batlamyus modelini karmaşıklığı nedeniyle eleştirmekteydi (Pisagorcular evrenin
basit ve ahenkli olması gerektiğine inanıyorlardı).
Kopernik, kökeni Aristarkus’a ve Pisagorculara uzanan "yer merkezli" sistem
önermiştir. Ölümüne yakın bir tarihte basılan "Gök Kürelerin Hareketi" (1543)
isimli kitabında Yer’in ve gezegenlerin Güneş etrafında dairesel yörüngelerde
sabit hızlarla dolandıklarını savundu. Ay ise dolanmasını yer çevresinde
sürdürmekteydi. (Bu eserin hazırlanmasında –dolayısıyla sistemin kurulmasında-
takvimdeki reform gerekliliği etkin olmuş olabilir). Modelde Satürn gezegeninden
sonra, tüm gezegenleri kuşatan ve hareketsiz olan bir sabit yıldızlar küresi
mevcuttur. Gece ve gündüz Yer’in kendi etrafında dönüşünden, mevsimler ise Güneş
çevresindeki dolaşımından meydana gelmektedir.
Bu eser Avrupa’da (astronomlar dahil) büyük bir heyecan yaratmamış ve ilgi
çekmemişti. Kopernik döneminde geniş bir hoşgörüye sahip olan kilise ve dini
çevreler bile bu düşüncelere ses çıkarmamıştır. Kopernik de modeline İncil’den
bazı cümlelerle dayanak arıyordu. Ayrıca kolay anlaşılabilir olmaması da 16. yy
boyunca tepki görmemesini sağladı. Bunların yanında Kopernik modeli merkeze
Yer’in alınması dışında Batlamyus modelini (Aristo fiziğini) içeriyordu: her
ikisinde de evren küresel ve sınırlıydı, yörüngeler dairesel ve gök cisimleri
küreseldi (mükemmel geometrik şekiller), gezegen hareketleri ortak merkezli
küreler üzerindeydi ve yıldızlar Satürn küresinin dışında sabittiler. Üstelik
güneş merkezli model kürelerin sayısını 70 den 36 ya indirmişti ama Batlamyus’un
karmaşıklığından kurtaramamıştı.
İlerleyen yıllarda Kopernik’e ilk ve sert tepkiler Protestanlardan gelmeye
başladı. Kopernik’den az sonra yaşamış olan Giordano Bruno (1548-1600) biraz
daha ileriye giderek Güneş’in bir dönme hareketi yaptığını ve bu nedenle
kutuplarından daha basık olabileceğini, sabit yıldızların da birer güneş
olabileceğini ve evrenin sonsuz olduğunu ileri sürdü. Bruno, Aristo ve Batlamyus
kozmolojisine karşı görüşleri nedeniyle dinsizlikle suçlanıp 1610 da yakıldı.
Bundan sonra kilise 1616 yılında, Kopernik’e karşı hoşgörüyü de bir kenara
bırakarak Onun dinsiz olduğuna inanarak sistemini ve kitaplarını 1882’ye kadar
yasakladı.