Elektromanyetik Radyasyonlar ve Elektromanyetik Alanlar
Tanımlar
Elektromanyetik Radyasyonlar (EMR), dalga özellikli radyasyonlar olarak
tanımlanır. Elektromanyetik Radyasyonlar (EMR) boşlukta yayılma özelliğine
sahiptir. Bu tür dalgalar, Dalga boyları ve frekansları ile belirlenir. Tüm
elektromanyetik dalgalar, boşlukta aynı hızla yayılır. Bu hız ışık hızına eşit
olup saniyede 300,000 km’dir. Böylece bu dalgaların hızı ile frekans ve dalga
boyu arasındaki ilişki :
Işık Hızı (3x 10 10 cm/sn)= Frekans (1/sn) x Dalga Boyu (cm)
Dalga boyu son derece küçüldüğünde EMR, madde ile karşılaştığında, dalga
olmaktan çok, bir enerji kümesi gibi davranır. Bu enerji kümelerine “kuantum”
veya “foton” denir. Bu tipteki EMR’ler, X ve gamma ışınlarıdır. Enerjileri çok
yükselen bu ışınlar moleküllere çarptığında onları iyonlaştırarak, molekül
yapısını,yani yaşamsal fonksiyonlarını bozar ve böylece olumsuz biyokimyasal
tepkimeler sonucunda kanser oluşumunu kolaylaştırır. Yapılan çalışmalarda X ve
gamma ışınlarına maruz kalan insanlarda, kanserlerin oluşumu (relatif risk)
artmıştır. Bu nedenle bu ışınlar, “İyonlaştırıcı Elektro Manyetik Radyasyon”
şeklinde ifade edilir.
Bir diğer Elektromanyetik Radyasyon (EMR) grubu ise, konumuz olan
İyonlaştırmayan Elektromanyetik Radyasyonlar (EMR) grubudur. Bu gruba giren
Dalga özellikli EMR’ler, az enerjiliden yüksek enerjiliye doğru, Radyo
dalgaları, Mikro dalgalar, İnfrared radyasyon, görünür ışınlar ve laser
ışınları, ultraviyole ışınları olmak üzere sıralanırlar. Dalga boyu olarak,
insan vücut kalınlığı içine düşen mikro dalgalar ve altındaki ışınların (İnfrared
radyasyon, görünür ışınlar ve laser ışınları, ultraviyole ışınları) insan
vücuduna verdiği zararlar yapılan araştırmalarla kanıtlanmıştır. Mikro
dalgaların pişirme özelliği, İnfrared ışınlarının göz merceğine, Görünür
ışınların göz dibine, ultraviyole ışınlarının deriye verdiği zararlar artık
kesinlikle bilinmektedir.
Bu gün üzerinde tartışılan konu, Radyo dalgalarının yarattığı zararlardır. Cep
telefonlarının kullanım frekanslarının yükseltilmesi ve Dalga uzunluklarının
(yaklaşık 15 cm), mikro dalga özelliği göstermesi, halkın bu tipteki
radyasyonlar hakkında yeterli bilgiye sahip olmaması rahatsızlıklar oluşturmuş;
ülkemizde, cep telefonu pazarlayan şirket sayısının artması, çevrede kurulan baz
istasyonlarının sayısındaki artışlar ve düzensiz olarak her yere
konuşlandırılması, denetimsizlik, bu tedirginliği giderek daha da arttırmıştır.
Cep telefonlarının ve baz istasyonlarının yaydığı radyasyonun insan dokularında
oluşturduğu zararları, ısı etkisini, ifade etmek üzere ilgili kuruluşlar
tarafından, “SAR (Spesifik soğurma hızı) değeri” kavramı ortaya atılmış ve yine
aynı kuruluşlar tarafından standartlar belirtilmiştir. Temel standart olarak
“ortalama insan vücut sıcaklığını 1oC arttıran EM enerji yutulmasının zararlı
olduğu” kabul edilmiştir. Bu standarda göre kilogram başına dokuların
yutabileceği maksimum güç 4 Watt olarak saptanmıştır. Fakat bu değer çalışan
insanlar için 0,4 W/kg SAR, genel halk için 0,08 W/kg SAR değerine yani güvenlik
sınırlarına çekilmiştir. Genel halk için standartların daha aşağıya çekilmesi,
halk içerisinde yaşlıların, çocukların, hastaların ve diğer risk gruplarının
bulunması nedeni iledir.
Diğer taraftan alternatif akımla çalışan bütün cihazların civarında veya
üzerinden alternatif akım geçen yüksek gerilim hatlarının etrafında bir
Elektromanyetik alan oluşmaktadır. Yapılan deneysel çalışmalar, EM alana maruz
kalan deney hayvanlarında her türlü olumsuz etkiyi belirlemiştir. Ayrıca EM
alana maruz kalan meslek grupları üzerine yapılan epidemiyolojik çalışmalar, bu
gruplarda Lösemi ve beyin kanseri ölümlerinin normal halktan anlamlı biçimde
yüksek olduğunu göstermiştir. Burada ifade edilen manyetik alanlar, 50.000 Volt
üzerinde alternatif akım taşıyan havai hatlar veya indirme merkezlerinde yapılan
çalışmalardır. Daha düşük seviyeli etkilenmeler, örneğin saç kurutma makinesi
veya cep telefonları EM alanının etkileri gibi, henüz epidemiyolojik
araştırmalarla kesin olarak kanıtlanmamıştır.
Fakat bu durum, uzun seneler bekleyip, risk gruplarının farklılıklarını
belirlememizi gerektirmez. Deneysel olarak (hayvan deneylerinde) kanıtlanan
etkileri nedeniyle bu tür Elektromanyetik alanlardan kendimizi mutlaka
korumalıyız. Bu alanlar daha önceleri yok muydu? Tabii ki vardı. Fakat
taşınabilir cihazlar ile (örneğin cep telefonları, Walkman ve note book
bilgisayarlar gibi) bu alanlar, hem insan vücuduna çok yaklaştı, hem de
taşınabilir olması dolayısıyla hayati haberleşme yapan araçlara veya merkezlere
bilinçsiz olarak sokularak akut zararlara, kazalara neden oldu.
İnsanın temel yaşam felsefesi, yaşam süresini arttırabilmek için kendisine zarar
veren her türlü zararlı etkenden (Fiziksel, kimyasal, biyolojik) uzak
durmasıdır. Gen’ lerimiz üzerine çalışan bilim adamlarının ifadesinde DNA’ nın
ölümsüz olduğu belirtilmektedir. DNA’ nın bu gün ölümlü olması, maruz kaldığı
zararlı etkenler dolayısıyladır.
O halde Elektromanyetik ışınlar ve alanların, güncel olarak cep telefonları, baz
istasyonları ve elektrikli cihazların sağlığımıza getirdiği riskleri de
belirterek, bu etkiler karşısında yapmamız gerekenleri somut önerilerle
sıralayıp, makalemizi daha yararlı bir hale getirelim:
1. Elektromanyetik Radyasyonların (Radyo frekansları, Mikro dalgalar, İnfrared,
görünür ve Ultraviyole ışınlarının, yani genel olarak iyonize etmeyen
radyasyonun) ve bu ışınları kullanan veya yayınlayan cihazların etrafa yaydığı
Elektromanyetik alanın, biyolojik sistemler ve insan sağlığı üzerine olumsuz
etkileri, yapılan çok sayıda deneysel çalışmayla kanıtlanmıştır. Cep telefonları
ve baz istasyonları gibi EM Radyasyon ve EM alan oluşturan cihazların
etkilerinin toplum sağlığı açısından çok ciddi sağlık riskleri
oluşturabileceğini; bu olumsuzlukların ortaya konmasının uzun yıllar
alabileceğini, bu durumun bu gün önlem alınmamasının bir nedeni olmaması
gerektiğini önemle ifade etmeliyiz. Ayrıca İnsanlarda, bu fiziksel etkilenmeler
yanında, konu ile ilgili bilgi noksanlığına bağlı rahatsızlıkların oluşturduğu
ruhsal sorunların da kesinlikle göz ardı edilmemesi gerekmektedir.
2. Cep telefonu baz istasyonları, oluşturduğu sağlık riskleri dolayısıyla, okul
bahçeleri, kreşler, hastaneler, parklar gibi yaşlıların, çocukların, hastaların
daha çok bulunduğu toplu yaşam ve kullanım alanlarına kesinlikle kurulmamalıdır.
İnsanların toplu yaşadığı bina tepelerine baz istasyonlarının kurulması işlemi,
kat maliklerinin kararına bırakılmamalıdır. Baz istasyonlarının nereye kurulması
işlemi, bir kurum tarafından mutlaka denetlenmeli ve belirli kurallar
çerçevesinde bu istasyonların kurulmasına izin verilmelidir. Kurulan baz
istasyonlarının civarında yaşayan insanları ne düzeyde etkilediği hususu kolayca
belirlenebilmelidir. Bu ölçümleri kolayca yapabilecek kurumlar süratle
oluşturulmalı ve başvurulara süratle cevap verilmelidir.
3. Şu anda piyasada kullanılan cep telefonlarının SAR değerleri kullanıcılara
ilan edilmeli ve kullanıcıların uluslar arası standartlarla karşılaştırarak
cihaz seçimi konusunda bilinçlenmesi sağlanmalıdır.
4. Özellikle Elektromanyetik radyasyona ve elektromanyetik alana maruz kalan
çalışanların, maruziyetleri sonucu ortaya çıkacak olumsuzlukların saptanabilmesi
için işyeri hekimleri tarafından periyodik muayenelerinin ve çalışma çevresi
ölçümlerinin derhal yapılması gerekmektedir.
5. Belki de Elektromanyetik radyasyona ve elektromanyetik alana en fazla maruz
kalan meslek gruplarından birisi hekim grubudur. Bu nedenle hekimlerin bu
maruziyetler konusunda süratle bilinçlendirilmesi gerekmektedir. Hatta
hekimlerin çalışma alanlarındaki sağlık risklerinin belirlenmesi için
Hastanelerde “İşyeri Hekimliği Kurumu” derhal oluşturulmalıdır.
6. Hastanelerde, ameliyathane ve yoğun bakım üniteleri gibi hayati önem taşıyan
elektronik cihazların bulunduğu yerlerde cep telefonlarının kullanılması,
hastanın yaşamsal fonksiyonlarını denetleyen cihazlarda yaratabileceği etkileşim
nedeniyle kesinlikle yasaklanmalıdır.
7. Cep telefonlarının, toplu taşıma araçlarında, elektronik haberleşme yapan
sistemleri, olumsuz yönde etkilemesi nedeniyle oluşabilecek kazaların önlenmesi
amacıyla, cep telefonlarının bu tür araçlarda kesinlikle kapalı tutulması
konusunda gerekli uyarıların, sadece görsel uyarılar şeklinde değil, araçlarda
gerekli anonslar yapılarak da halkın uyarılması ve bilinçlendirilmesi
gerekmektedir. Bu bilinçlendirme eğitiminin araç sürücülerinden başlatılması en
öncelikli konulardan biridir.
8. Taşıdıkları yüksek gerilim nedeniyle, etraflarında oluşturdukları
Elektromanyetik alanın zararları kanıtlanmış Havai hatların, geçtiği yerler
süratle denetlenmeli ve kesinlikle meskun alan bulunmamalıdır. Bu hatlar altında
yaşayanlar varsa, bu insanlar kontrol altına alınmalıdır. Ülkemizde bu hatların
özellikle olmaması gerektiği şekilde, okulların üzerinden geçtiği görülmektedir.
Manyetik alanın şiddeti kaynaktan uzaklığın karesi ve içinde yayıldığı ortamın
yoğunluğu ile ters orantılı olduğundan, bu hatlardan mümkün olduğu kadar uzağa
gitmeli ve mümkünse bu hatlar, toprak altına alınmalıdır.
Hazırlayan : Prof. Dr. H. Hilmi Sabuncu
İstanbul Tıp Fakültesi, İş Sağlığı Bilim Dalı Başkanı.
MESKA (Meslek hastalıkları ve İş kazaları araştırma,önleme) Vakfı Başkanı