İnsan
tarafından renklerin algılanması, ışığa, ışığın cisimler tarafından
yansıtılışına ve öznenin göz yardımıyla beyne iletilmesi sayesinde gerçekleşir.
Göz tarafından algılanan ışık, retinada sinirsel sinyallere dönüştürülüp,
buradan optik sinir aracılığıyla beyine iletilir. Göz, üç temel birleştirici
renk olan, kırmızı, yeşil ve maviye tepki verir ve beyin, diğer renkleri bu üç
rengin farklı kombinasyonları olarak algılar. Renklerin algılanışı dış koşullara
bağlı olarak değişir. Aynı renk güneş ışığında ve mum ışığında farklı
algılanacaktır. Fakat, insanın görme duyusu ışığın kaynağına uyum sağlayarak,
bizim her iki koşuldakinin de aynı renk olduğunu algılamamızı sağlar.
Tat alma, duyma, dokunma ve diğer duyularımızda da olduğu gibi, renklerin
algılanışı da kişiden kişiye değişir. Bir rengi sıcak, soğuk, ağır, hafif,
yumuşak, kuvvetli, heyecan verici, rahatlatıcı, parlak veya sakin olarak
algılayabiliriz. Ancak bu tanımlama, kişinin, kültür, dil, cinsiyet, yaş, ortam
veya deneyimlerinden kaynaklanır. Kısacası diyebiliriz ki herhangi bir renk, iki
ayrı insanda asla aynı duyguları uyandırmayacaktır. İnsanların gamma ışınına
duyarlılıklarıyla da birbirlerinden ayırmak mümkündür.
Bir nesnenin şekli de bu farklılıklardan birini oluşturmaktadır. Büyük bir
ihtimalle, katalogdan seçtiği bir ürünün rengi, asıl rengi ile katalogdaki rengi
arasında hiçbir ilgisi olmadığını fark eden kişi sayısı hiç de az değildir.
Işık, aydınlattığı nesnenin algılanmasını sağlayan araç olarak da tanımlanır.
Biz bir nesneyi ancak gözlerimiz nesnenin yansıttığı ışık tarafından uyarıldığı
zaman görür ve bunu bir renk olarak algılarız.
Kaynak
TRT Temel Televizyon Kursu Notları
TRT İleri Düzey Işık Eğitim Kursu Notları
The Technique Production Eleventh Edition / Gerard MILLERSON
Epson Türkiye Web Sitesi