Ana Hatalarıyla Türk Belgesel Film Tarihi

Türkiye sinema tarihi incelendiğinde Ayestafanos'taki (Yeşilköy) Rus Anıtı'nın yıkılışını görüntüleyen Fuat Bey (Uzkınay) tarafından çekilen görüntüler ilk belgesel filmimiz olarak kabul edilir (14 Kasım 1914). Enver Paşa'nın girişimiyle kurulan (1915) Ordu Merkez Sinema Dairesi (günümüzdeki Ordu Foto-Film Merkezi), çalışmalarını savaşa ilişkin haber filmlerine yöneltmişti. Bunun dışında ''Sultan Reşat'ın Cenaze Töreni'', ''Vahdettin'in Kılıç Alayı'' gibi belgesellerde üretti. Kurtuluş savaşının son yıllarında kurulan Ordu Film Alma Dairesi ise, 1922'de İzmir'e doğru kaçan düşmanın geride bıraktığı yıkımı belgeleyen İstiklal (İzmir'e Doğru) adlı uzun belgesel filmi çekti.

1923 - 1933 yılları arasında ülkemizde belgesel film konusunda herhangi bir faaliyette bulunulmadı. 1933'ten sonra, Nazım Hikmet'in gerçekleştirdiği ve ünlü ortaoyuncuların rol aldığı Düğün Gecesi (Kanlı Nigar), İstanbul Senfonisi, Bursa Senfonisi; Hazım Körmükçü'nün Yeni Karagöz adlı yapıtları belgesel nitelikteki filmler olarak kabul gördü. 1934'te Matbuat Umum Müdürlüğü'nün iki Rus yönetmene çektirttiği Türkiye'nin Kalbi Ankara ve Kemal Necati Çakus ile Rus kurgu filmci Ester Shup'un gerçekleştirdikleri Türk İnkılabında Terakki Hamleleri (1937) adlı belgeseller dönemin belli başlı yapıtları arasında yer aldı.

II. Dünya Savaşı yıllarındaki belselseller daha çok haber ve propaganda ağırlıklıydı. Kore Savaşı'na katılan Türk Tugayı'nın günlük rutinini ve savaş manzaralarını görüntüleyen Kore Gazileri, Mehmetçik Kore'de, Kore'de Türk Kahramanları 1950 yıllarda çekilen belgesel filmlerin başında gelir. 1956'da Anadolu uygarlıklarını belgesel filmlerle tanıtmak amacıyla İstanbul Üniversitesi Film Merkezi kuruldu. Merkez adına Sabahattin Eyüboğlu ve Mazhar Şevket İpşiroğlu'nun iki Avustralyalı görüntü yönetmeniyle birlikte gerçekleştirdikleri Hitit Güneşi adlı belgesel Berlin Film Festivali'nde ikinci olarak ödül kazandı (1956). 1963'te ise yedi yıllık bir suskunluktan sonra yeniden faaliyete geçen İstanbul Üniversitesi Film Merkezi'nin ilk belgeseli Adnan Benk ve Mazhar Şevket'in gerçekleştirdikleri Akdamar oldu. Adnan Berk'in yönettiği ve müziğini bestelediği Ben Asitavandas adlı belgesel film İtalya'da Padua Üniversitesi'nin düzenlediği X. Uluslararası Film Şenliği'nde ''eski bir sanat eserinin özgür ve çağdaş yorumlanmasında yeni bir araştırma'' şeklinde değerlendirilerek, sanat belgeseli dalında ikincilik ödülü aldı (1965). Bu ödül tümü Türklerden oluşan bir ekip tarafından gerçekleştirilmiş, belgesel film dalında kazanılan ilk ödül oldu.

Birçok alanda olduğu gibi belgesel film yapımında da (60'lı yıllardan sonra) çeşitli özel kuruluşların ve bankaların katkısı oldu. 1970'li yıllardan ise sonra Türk Radyo Televizyon Kurumunun da etkisiyle ülkemizdeki belgesel film üretimi çoğaldı. Bu üretim artışı 90'lı yılların başında özel televizyon kanallarının kurulmasıyla büyük bir ivme kaydetti.

Mehmet AYAR