Nedir bu
fantastik kurgu? Ana teması nedir? İnsana ne kazandırır? Kuşkusuz bu soruların
cevabı sayfalar süren bir makalede ancak anlatılabilir. Bu nedenle ben çok kısa
olarak açıklamaya çalışacağım.
Fantastik kurguyu bilim kurguya benzetebiliriz. Fakat bu iki ekol arasında
önemli farklar vardır. Bilim kurgu, bugünün temasından geleceğe bilimsel bir
yaklaşım sunan ve genellikle gelecekte geçen kıyamet senaryolarıdır. Yakında
vizyona girecek olan "Terminator III: Rise of Machines" gibi. Aslında böyle bir
tanım bilim kurguyu açıklamaya tam olarak yetmez. Tabii biz burada oturup bilim
kurgu nedir gibi kapsamlı bir soruya cevap aramayacağız. Bizim sorunumuz
fantastik kurgu üzerine. Fantastik kurguyu, bilim kurgudan ayıran en önemli
özellik bir sınırının olmamasıdır. Ünlü fizikçi Einstein'ın da dediği gibi,
hayal gücü sınır tanımaz.
Fantastik kurgu deyince insanın aklına J.R.R Tolkien ve efsane üçlemesi
Yüzüklerin Efendisi (Lord of the Rings) gelir. Bundan birkaç yıl öncesine kadar
Türkiye'deki, kitapevlerinde bir köşede sessiz sessiz okuyucu bekleyen bu dev
şaheser şimdi Holywood'un etkisiyle tarihinin belki de en büyük patlamasını
yaşadı ve layık olduğu yere usulca tırmandı.
Bir kişi gerek fantastik kurgu ile ilgilensin gerek ilgilenmesin, bu kavramı
duyunca aklına bu dünyadan çok uzaklar hayali bir ortam, canavarlar, goblinler,
elfler, canavarla, kılıç, kalkan vs gelir. Fakat fantastik kurgu bunlarla
sınırlı değildir. Başta dediğimiz gibi tek sınır hayal gücüdür.
İşte size tanıtacağım Amber serisi de goblinlerden, elflerden uzakta, hatta
kendi dünyamızı da içine alan spesifik bir fantastik dünya.