Cumhuriyet'in İlk Belgeseli "Ayın Tarihi"

“Ayın Tarihi” 1923 yılında aylık olarak yayınlanmaya başlamıştır. 1931’in Mayıs ayından sonra iki yıl kadar yayına ara verilmiş, 1933 yılı Aralık ayında yayınına yeniden başlanmıştır. “Ayın Tarihi” 1957 yılının Ağustosunda haftalık olayların kronolojik olarak verildiği bir içeriğe dönüştürülmüş ve bu süreç de 1960 yılına kadar sürmüştür. Verilen 16 yıllık bir aradan sonra 1976 yılında başlanan yeni yayın dönemi bugün de üçer aylık periyotlarla sürdürülmekte, olayların, demeçlerin, açıklamaların özetleri kronolojik olarak verilmektedir.

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün tartışılması olanaksız liderlik ve devlet adamlığı özelliklerinden biri de iletişim konusundaki girişimleri ve basın özgürlüğüne ilişkin saptamalarıdır.

Bugün bile, “halkın bilgilere ulaşma hakkı” kapsamındaki basın özgürlüğünü gerçekleştirmek için O’nun daha Cumhuriyet’in ilk yıllarında söylediği şu sözlerden yararlanıyor olmamız kendisine duyduğumuz saygıyı perçinlemektedir. “Basın özgürlüğünden meydana gelecek kötülükleri ortadan kaldıracak etkili vasıta, asla geçmişte zannedildiği gibi basın hürriyetini kısıtlayan hususlar değildir. Aksine basın özgürlüğünden doğan sakıncaları giderme vasıtası yine basın hürriyetidir.”

Ayın Tarihi’ne doğru

Atatürk’ün Ulusal Kurtuluş Savaşı’nın en karmaşık günlerinde ulusal çıkarların dışarıya çarpıtılmadan yansıtılması, içeride de halkın bilgilenmesi için gerçekleştirdiği atılımlar arasında, bugünkü adıyla Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü’nün kurulması ve 6 Nisan 1920 günü kurulmuş olan Anadolu Ajansı’nın da bu genel müdürlüğe bağlanmasının önemli bir yeri bulunmaktadır.

7 Haziran 1920 günü kabul edilen ve Türkiye’nin 6’ncı yasası olan düzenleme ciddi bir çalışmanın da başlangıcını oluşturmuştur.

Andığım yasanın gerekçesinden yaptığım aşağıdaki alıntı, 1923 yılında aylık olarak yayınlanmaya başlayacak olan Ayın Tarihi’nin ilk işaretlerini de vermektedir.

“Ulusal çıkarlarımızın savunulmasında son derece etkin olan siyaset ve fikir teşkilatının öteden beri ihmal edilmiş olması birçok kötülüklere sebep olmuştur. Avrupa’nın en küçük bir devleti yoktur ki bu yolda kabil olduğu kadar geniş bir teşkilatı bulunmasın. Bir taraftan Avrupa basınında milli ve meşru davamızı savunmaya yönelik yayınlarda bulunmak, yabancı basını devamlı inceleyerek fikir akımlarını anlamaya çalışmak, öte yandan içeride de zamanın emrettiği fikir ve ruh birliğini sağlamak için her vasıtadan yararlanarak yayınlarda bulunmak zarureti vardır”.

Kronolojik gelişmeler

İşte “Ayın Tarihi” gerekçede belirlenen ilkeler doğrultusunda 1923 yılında aylık olarak yayınlanmaya başlamıştır. 1931’in Mayıs ayından sonra iki yıl kadar yayına ara verilmiş, 1933 yılı Aralık ayında yayınına yeniden başlanmıştır.

2

“Ayın Tarihi” 1957 yılının Ağustosunda haftalık olayların kronolojik olarak verildiği bir içeriğe dönüştürülmüş ve bu süreç de 1960 yılına kadar sürmüştür.

Verilen 16 yıllık bir aradan sonra 1976 yılında başlanan yeni yayın dönemi bugün de üçer aylık periyotlarla sürdürülmekte, olayların, demeçlerin, açıklamaların özetleri kronolojik olarak verilmektedir.

İçerik örnekleri

“Ayın Tarihi”nin tanıtılması için 1938 yılının Ağustos ayına ait olan 57 sayısı örnek olarak alınmıştır.

Bu yayında da her konu, Olayların Takvimi, Belgeler ve Yankılar olarak üç ayrı bölümde ele alınmaktadır.


Aynı yöntem (I) sayısı ile numaralanmış olan Türkiye bölümünde de geçerlidir. Türkiye için ayrılan 64 sayfalık bölüm “İçerde” ve “Dışarda” başlıklarıyla ikiye ayrılmıştır. “İçerde” kısmında 1938 yılı Ağustos ayında ülke içine ilişkin haberler ve bunların gazetelerdeki yorumları yer almaktadır. “Dışarda” bölümü ise Türkiye’nin dış siyasetine ilişkin bilgileri içermektedir.

Tümü 366 sayfa olan “Ayın Tarihi”nin 242 sayfası dış dünya hakkındaki bilgi ve yorumları yansıtmaktadır.

Bu bölümdeki öteki konu başlıkları ve ayrıntıları şöyledir:

II- HATAY

III- ULUSLAR SOSYETESİ

a-Genel İşler
b- Adami Müdahale Komitesi

IV- BALKAN ANTANTI VE BULGARİSTAN

V-AVRUPA MESELELERİ

a-Küçük Antant
b-Küçük Antant ve Macaristan
c-Tuna Konferansı
d-Mülteciler Meselesi
e-İtalya –Almanya Askeri Temasları
f- Amiral Horti-Hitler Mülakatı
g-Südet Almanları Meselesi

VI-UZAK ŞARK MESELELERİ

a- Mançuko-Sovyet Hudut Anlaşmazlığı

3

VII-BATI AVRUPASI

a-İngiltere
b-Fransa
c-İtalya
d-İspanya
e-Belçika
f-Hollanda
g-İsviçre

VII- ORTA AVRUPA

a-Almanya
b-Macaristan
c-Çekoslavakya

IX-DOĞU AVRUPASI

X-POLONYA

XI- SOVYET RUSYA

XII-BALKANLAR

a-Yunanistan
b-Yugoslavya
c-Bulgaristan
d-Romanya
e-Arnavutluk

XIII-BATI ASYA VE AFRİKA DEVLETLERİ

XIV-UZAK BATI

a-Birleşik Amerika Devletleri
b-Orta Amerika
c-Güney Amerika

XV-UZAK DOĞU

a-Japonya
b-Çin

Konu başlıklarını aktardığım bölüm, dünyadaki oluşumlar hakkında yalnızca yöneticilerin değil, ilgilenenlerin de bilgilenmesini amaçlayan bir yaklaşımı yansıtmaktadır. Bunun yanısıra Atatürk Türkiye’sinin, emperyalizme karşı bir dünya devleti olmanın gereklerini yerine getirmede gösterdiği özenin de somut bir örneğini oluşturmaktadır.

“Ayın Tarihi”nin ikinci ana bölümü, kültüre verilen önemin somut göstergesini oluşturmaktadır. 64 sayfalık “Ayın Kültür Hareketleri” bölümünün konu başlıkları da şunlardır:

a-Neler Diyorlar?
b-Siyasal
c-Sosyal İşler
d-Güzel Sanatlar
e-Edebiyat
f-Dil
g-Tarih
h-Bibliyograf

4

Tek özel sayı

Ayın Tarihi’nin 1923 yılında başlayan yayın yaşamında tek bir özel sayı yayınlanmıştır ki o da Atatürk’ün ölümüyle ilgili iç ve dış haberlerin, yorumların,şiirlerin bir araya getirildiği “Atatürk”ün Vefatları” adıyla l938 Kasım ayında gerçekleştirilmiştir.

Bu özel sayı, Atatürk’ün aramızdan ayrılışının 65’inci yıldönümünde gençlerin de yararlanmasını sağlamak amacıyla örgün içeriği ile cümle yapıları değiştirilmeksizin yayına hazırlanmış ve Atatürk’ün ölümünün 65’inci yıldönümü nedeniyle İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi tarafından yayın programına alınmıştır.

“Ayın Tarihi”, günümüzde de değerini koruyan bir kaynaktır.

Cumhuriyet tarihimiz, Atatürk’ün gerçekleştirdiği Türk Devrimi konularındaki gelişmelerin ve yorumların bir arada bulunabileceği tek ayrıntılı kaynak olma özelliği, önemini daha da arttırmaktadır.

Haber ve yazı dilinin kullanımı ile Türkçe’nin gelişimi yönünden de iletişim ve edebiyat araştırmacıları için de ayrı bir yeri bulunmaktadır.

Orhan ERİNÇ
Gazeteci
istanbul.edu.tr/4.boyut/dosyalar/orhan_erinc.htm