Gözün görme yeteneği
incelenmesi gereken bir konudur.
Görüntü büyüklüğü cinsinden odak
uzaklığı ve görüş açısı, lensin içinde bulunan merkezi bir destek noktasından
veya lensin arkasına yakın bir yerde, arka düğüm noktası adı ile geçen bir
noktadan ölçülür. Merkezi destek noktasının boyutu ve büyüklüğü yoktur. Bu nokta
basitçe geometrik çizgilerin bir araya toplandığı veya kesiştiği bir noktadır.
İnsan gözünde bu merkezi destek noktası lensin hemen arkasındadır. Ortalama
olarak gözün odak uzunluğu 16 milimetrenin biraz üstündedir. Gözün aynı anda
çalışan, gözün arkasında retina tarafından yaratılan iki görme sistemi vardır.
Merkezi kısım yüksek çözümlemeli ana olarak statik informasyonu inceleyen
bölümdür. Periferal kısım, geniş görüş açılı olup uzayda nerde olduğumuzu bilmek
ve hareket içindir.
Gözün anatomisi öyle şekilde gelişmiştir ki merkezden
iki uca doğru hareket ettikçe gözün çözümlemesi azalır. Merkezi kısım çok ince
detayı algılama ve çözümleme - ayırma özelliğine sahiptir. Çok yüksek
tanımlamalar yapabilir. Bunun nedeni merkezi kısımda bulunan ışığa duyarlı
mekanizmalardır. Merkezi kısımda bulunan Fovea isimli bölüm bir takım konilerden
oluşur. Koniler renk ve aydınlatma seviyesini kaydedebilme özelliğine sahip
küçük partiküllerdir. Merkezde her konik yapı optik bir sinir vasıtasıyla bire
bir olarak beyne bağlanmıştır. Koninin küçük boyutları ve bağlantı oranları bize
ince detayları görebilme yeteneği verir.
Lensten gelen görüntü parçalara bölünmüştür.
Parçaların büyüklüğü ve sayısı bize görebileceğimiz çözümlemeyi tayin eder. Bir
koninin genişliği 1.5 mikrondur. (1 mikron metrenin milyonda biridir.) Her
koni arasında 0.5 mikronluk bir boşluk vardır. Bu merkezi görüş bölümümüzün 2
mikrona eş değer bir piksel (resim elementi) boyutu var demektir.
Bir
parça detay örneğin bir satır görebilmek için, satırın kenarında aydınlatmada
bir değişiklik olması gereklidir. Bu değişikliği ayırabilmek için iki koninin
yan yana gelerek bir kenarı algılaması gereklidir. Komşu kenarı algılamak için
de diğer iki koninin yan yana gelmesi gerekir. Bu nedenle bizim piksel
boyutumuzun temelini dört koni oluşturmaktadır.
Bu bilgiler ışığında görüşün iyilik derecesi üzerinde durabiliriz.
Lensin odak uzaklığı 16mm civarındadır ve insan piksellerinin boyutu 4 mikrondur. Optisyenin veya göz
doktorunun bir görevi de belirli mesafelerdeki üzerinde harfler bulunan, aşağı
doğru gittikçe harflerin küçüldüğü bir kartı bize okutarak bizim detay görebilme
yeteneğimizi araştırmaktır. Bu sayede gözün performansını yöneten odak uzaklığı
ile piksellerin arasındaki ilişki, gözün keskinliği ve detayları görebilme
yeteneği ölçülerek kontrol edilir. Bizim görme tanımımıza esas teşkil eden
prensipler aynı zamanda televizyon, film ve fotograf için de geçerlidir.
Çözümlemeyi hesaplamak için kullanılan yöntem çok basit bir geometriye dayanır.
Lenste ve lensin yakınında merkezi bir destek noktasıyla
başlarız. Bu üçgenin tepe noktasını oluşturur. Üçgenin tabanını ve pikselin
genişliğini oluşturur (insan gözü için 4 mikron) Üçgenin yüksekliği gözün odak
uzaklığını oluşturur (16mm). Şimdi elimizde tabanı 4 mikron, yüksekliği 16mm
ve tepe noktası merkezi destek noktasında olan bir üçgen var.
Merkezi destek noktasında, görüntü tarafındaki iki çizgi arasında bir açı vardır. Eğer
biz bu iki çizgiyi kesişme noktalarının ötesine uzatırsak, merkezi destek
noktasında, aynı açı ile nesne uzayına açılan iki çizgi elde ederiz.
Burada ilgilendiğimiz konu, açısal ölçüm değil nesne tarafındaki üçgenin oranıdır. Bu
oran üçgenin taban uzunluğunun yüksekliğine olan oranıdır ve ölçümü değişik
mesafelerde ne kadar detay görebildiğimizi tayin eder.
Üçgendeki oran, taban uzunluğunun üçgenin yüksekliğine olan oranıdır. Yani, odak
uzaklığının (16mm) piksel boyutuna (4 mikron) oranıdır. 16 milimetreyi, 4 mikrona
böldüğümüzde sonuç 4000 olacaktır. Bu değer nesne tarafında mesafenin 1/4000
kadar küçük olan detayı algılayabiliriz demektir. Örneğin 4 metre mesafeden 1
milimetre genişliğindeki bir nesneyi kolayca görebiliriz.
Pratikte bundan daha iyisini de yapabiliriz. Bilgi beyne gittiği için, beyin bu bilgiyi
sübjektif olarak yorumlar ve bir kamera chip'i veya filmden farklı olarak daha
küçük detayları görebilir. Beyin hangi koninin değişik gördüğünü ortaya
çıkarır.
Pratikte 1 inç (2.54cm) genişliğinde bir elektrik
pilonları arasında uzanan telleri görebiliriz anlamına gelmektedir. Uzun bir
telde yatay olarak bir çok koni olacağından, bu oranı 1/41000 kadar
çıkarabiliriz. Bu durum teli, 100 yarda (1005 metre) mesafeden görebileceğimiz
anlamına gelir. Dairesel bir disk de bir çok koni içerir ve bu nedenle bu oran
6.872 olmaktadır. Bu da çapı 18 milimetre olan metal parayı 400 ayaklık (121.92
metre) mesafeden görebileceğimiz anlamına gelir.
Optisyen veya göz doktorunda kullanılan kriterler son iki örnekten daha basittir.
Standart görmede bu oran 3.436 dır. Bu da iyi bir aydınlatma ve nokta arasındaki iyi
kontrastlı bir arka fon ile 1 mm çapındaki bir noktayı 11 ayaklık (3.35 m)
mesafeden görebileceğimizi gösterir.
Bizim konilerimizin eş değeri olan
filmlerin grenleri veya kameranın chipleri insan gözünden daha az duyarlıdır.
Piksel yüksekliği 625 satır pal sistemine göre 0.1 milimetredir. Resim
aşağısından yukarısına kadar yalnızca 625 satır vardır. Bunların bazıları da
teleteks ve diğer bazı kodlu bilgileri taşır. Buna karşın insan gözünün retinası
milyonlarca koni ve çubuk içermektedir. Bu özellik göze çok detaylı bir görüş
sağlamaktadır.