Yapım Tarihi - 2015
Süre - 00:45:00
Format - Belgesel, Renkli, Türkçe
Yönetmen - Kerime Senyücel
Bilun Alpan- Vatanıma kızgın değil kırgınım
Bilun Alpan, 1. Abdülmecid’in torunu. Şehzade İbrahim Tevfik Efendi’nin kızı
olan Fatma Zehra Sultan’ın kızı. 1924 Mart’ında, henüz 6 yaşındayken sürgün
edilen ve hayatta kalan sürgünü yaşamış tek Osmanlı torunu olan Alpan, “Vatanıma
kızgın değilim ama kırgınım” diyor.
Vatanıma kızgın değilim ama kırgınım”. Bu sözler Osmanlı Hanedanın son sürgün
ismi Bilun Alpan'a ait. Bilun Alpan, 1. Abdülmecid'in torunu, Şehzade İbrahim
Tevfik Efendi'nin kızı olan Fatma Zehra Sultan'ın kızı. 1918 İstanbul doğumlu.
Beyrut'ta yaşıyor. 1940'ta Kudüs'te Hasan Jarallah ile evlenip 1948'de boşandı.
Nahide isimli bir kızı var. 1924 Mart'ında, henüz 6 yaşındayken sürgün edilen
Alpan, hayatta kalan ve sürgünü yaşamış tek Osmanlı… Alpan'ın hayatını ve
yaşadıklarını yönetmen Kerime Senyücel'in hazırladığı 'Bilun- Sürgünün Son
Tanığı' belgeseliyle öğreniyoruz. Çalışmaları ve çekimleri halen devam eden
belgesel yayınlanmadan önce Senyücel ile bir araya geldik, belgesel hakkında
bilgiler aldık. Önümüzdeki aylarda TRT ekranlarından bu çarpıcı belgeseli
izleyebileceğiz.
ÖNYARGILAR YIKILIYOR
Senyücel, Osmanoğlu'nun Sürgünü adlı belgeselin tamamlayıcısı. Onun yaptığı bu
belgeseller sayesinde Hanedan mensuplarını tanıma olanağı buluyor, 1924
sürgününü takip eden yıllardaki serüvenlerini ya sürgünü bizzat yaşayanlardan ya
da çocukları ve torunlarından dinliyoruz. Senyücel'in yeni projesi 'Bilun-
Sürgünün Son Tanığı' ise tarihimizin özellikle son dönemleriyle ilgili
önyargıların giderilmesini sağlıyor. İmparatorluk Döneminden sonra bambaşka
değerler ve yapıyla kurulan Cumhuriyet'in, toplumda değerleriyle yerleşene kadar
önceki döneme soğukkanlılıkla bakamadığımızı söyleyen Senyücel, “Ama yüz yıllık
bir süreden sonra dünyanın en eski hanedanına, 500 yıl tartışmasız tek süper güç
olan Osmanlı İmparatorluğu'na daha nesnel daha sakin bakabiliyoruz” diyor.
Sürgün İÇİN ÇOK YAŞLIYIM
Alpan'ın ailesi sürgünden sonra önce Avrupa'ya gidiyor. Sonra tüm hayatlarını
geçirdikleri Ortadoğu'ya geliyorlar. Önce Filistin sonra Lübnan'a… 1924
yılındaki sürgünden sonra 1952'de Osmanlı Hanedanı'nın kadın üyeleri, 1974'te de
erkek üyeleri affediliyor. Alpan kızıyla beraber 1989'da yerleşmek amacıyla
Türkiye'ye geldiğinde, Beyrut'taki evi iç savaşta yağmalanıyor. Türkiye'de de
hayal kırıklığına uğruyorlar. İstanbul'da üç sene yaşadıktan sonra bir gün
kızına polislerden haber geliyor vatandaşlığa geçemezsiniz diye. Bunun üzerine
hemen Beyrut'a dönüyorlar. Alpan, "Daha önce bir defa Türkiye'den, bir defa da
Filistin'den sürüldüm. Artık evimi terk etmek, yeni bir sürgün yaşamak için çok
yaşlıyım" diyor.
İNATLA TÜRKÇE KONUŞUYOR
Alpan'ın kişiliğindeki en çarpıcı taraf, bir yandan Osmanlı geçmişine bağlılığı
ve Türkiye'de hemen hemen hiç yaşamamış olmasına rağmen, Türkçeyi ömrü boyunca
inatla kullanması. Ömrünü Beyrut'ta ve Filistin'de geçirdiği halde doğru dürüst
Arapça öğrenmemiş. İstanbul Türkçesiyle konuşuyor. Senyücel, gerek 'Osmanoğlu'nun
Sürgünü' gerekse 'Bilun- Sürgünün Son Tanığı' ön çalışmalarında, yaşamlarına
gelen bu büyük travmayı başı dik yaşayan, sonuna kadar vatansever insanları
tanıma olanağı bulduğunu söylüyor ve ekliyor- “Hiçbirinin sürgün döneminde
Türkiye aleyhine tek söz etmemesi beni etkiledi. Özellikle son halife II.
Abdülmecid Fransa'da Nice'te sürgündeyken yabancı basından büyük paralar
karşılığında Türkiye Cumhuriyeti aleyhine yazılar yazması istendiği ve paraya
çok ihtiyacı olduğu halde bunu asla yapmadı.”
Sürgünden sonra hayatlar
Türkiye'de son 10 yılda vatandaşlığa geçme prosedürü çok kolaylaştı. Sürgünde
olanların yarısı döndü diyebiliriz. Dönenlerin bir kısmı Türkiye'de yeni bir
hayat kurdular. Sürgünden sonra ikinci kuşak yurt dışında önemli görevler yaptı.
Örneğin II. Abdülhamid'in torunlarından Bülent Osman Fransa'da Siemens'te Genel
Müdürlük, Mediha Sultan'ın torunu Mahmud Sami İngiltere'de BBC Dış yayınlar
Genel Müdürlüğü, oğlu Ekrem Sami Formula 1-Mc Larrens Pazarlama Direktörü oldu.
Söyleşi- Harun Karaburç
roportajgazetesi.com
1924 Mart'ında, henüz 6 yaşında bir çocuk iken sürgün edildi.
Bugün için hayatta kalan ve sürgünü yaşamış tek Osmanlı…
Bilun-Sürgünün Son Tanığı 15 Mart'ta seyirciyle buluşacak
Osmanlı hanedanının sürgününü, 1. Abdülmecid'in torunu Bilun Alpan üzerinden anlatan "Bilun-Sürgünün Son Tanığı" adlı
belgeselin galası yapıldı.
Sepetçiler Kasrı'nda gerçekleştirilen etkinliğe, Osmanlı Hanedanı mensuplarının yanı sıra birçok davetli katıldı.
Belgeselin yapımcılığını ve yönetmenliğini üstlenen Kerime Senyücel, etkinlikte yaptığı konuşmada, belgeseli şu anda
hayatta olan ve 3 Mart 1924 sürgününü yaşamış son hanedan üyesi Bilun Alpan'ın biyografisi üzerinden oluşturduğunu
söyledi.
Senyücel, Bilun Alpan'ın 1918 doğumlu olduğunu ve yaşamını Beyrut'ta sürdürdüğünü belirterek, "Aslında Bilun Hanım
Sultan'ın öyküsü bir hasret ve vatanseverlik öyküsü. Bunu açık açık söylemiyor. Yaşamı boyunca dik duruşunu sürdürmüş.
Lübnan vatandaşı olmaması, Arapça öğrenmemesi, Türkiye'den giderken 5 yaşında olmasına rağmen bugün temiz bir İstanbul
Türkçesiyle konuşması da bunlara örnek." dedi.
Belgeselin, "Osmanoğlu'nun Sürgünü" adlı yapımın devamı olduğunu dile getiren Senyücel, şunları kaydetti:
"Belgeselde Beyrut'taki diğer Osmanlı hanedan mensupları da yer aldı. 2. Abdülaziz'in soyundan Esma Sultan'ın torunu Alp
Osmansoy, bize arşivini ve Beyrut'taki evinin kapısını açtı. Yine 2. Abdülhamid tarafından, Nemika Sultan'ın torunları
Emel ve Cemil Adra da çekimlerimizde yer aldı. Sultan 2. Abdülhamid soyundan ve genç olmakla birlikte halen ülkemizde
hanedanın en yaşlı üyesi olan Harun Osmanoğlu da Beyrut çekimlerimize katılarak ve fotoğraf arşivini açarak,
Ortadoğu'daki sürgün anılarını tazeledi."
- 15 Mart'ta TRT Belgesel'de
Belgeselin danışmanlarından ve belgeselde büyük dedesi Sultan 2. Abdülhamid'in en büyük oğlu Mehmed Selim Efendi'yi
canlandıran Orhan Osmanoğlu da Senyücel ile 2004 yılında çalışmaya başladıklarını anlatarak, "9 bölümlük bir eser ortaya
çıkardık. Şu anda da yaşayan Bilun Hanım'ın belgeseli ile devam ettik." ifadelerini kullandı.
Osmanoğlu, TRT ile gerçekleşen bu sürgün belgesellerinin, birer tarih belgesi olduğuna dikkati çekerek, "Bu belgeseller
evlerin raflarında değil, aslında bir arşiv olacak. Tarihçilerimiz değerlendirecektir. İnsanlar bu son belgesel ile
Bilun Hanın'ın yaşadıklarına, duygularına şahit olacak." diye konuştu.
Etkinlikte, TRT Belgesel Program Müdürü Cüneyt Gündoğdu ve hanedan üyesi Cyntia Alpan da teşekkür konuşması yaptı.
Program kapsamında Bilun Alpan'ın fotoğraflarından oluşan bir sergi de davetlilerin beğenisine sunuldu.
Bilun Alpan'ın yaşam öyküsü üzerinden Beyrut ve Şam'da Osmanlı hanedanının yaşadıklarını anlatan belgesel 54 dakika
sürüyor.
Çekimlerinin bir kısmı Yıldız Sarayı ve Sirkeci Garı'nda yapılan belgesel, 15 Mart'ta TRT Belgesel kanalında
seyredilebilecek.