Yapım Tarihi - 1993 / 1994
Süre - 00:27:00
Bölüm Sayısı - 4
Format - Belgesel, Renkli, Türkçe
Bölüm Sayısı Süresi - 4 X 27’
Yayın Tarihi - 21.04.1994
Yönetmen - Ahmet Hayrullah Oğuz
Yapımcı - Ahmet Hayrullah Oğuz
Kamera - Haldun Özkanlı, Ferruh Özdoğan, Ömer Faruk Kutlu, Mazlum Demirbağ,
Bülent Yıldız
Sesçi - Aytaç Şener, Muharrem Çöp
Kurgu - Şule Bayburt, Mustafa Ünal, Füsun Şahin, Sibel Sümer
Danışman - Doç. Dr. Atilla Erden, Yener Altuntaş
Metin Yazarı - Yener Altuntaş
Seslendiren - Sezai Aydın, Meral Bekar
Anadolu’da giyim kuşamla ilgili olarak üretilmekte olan çarık, yemeni, keçe,
çizme ve ayakkabının yapım süreçlerinin ve geçirdiği değişimlerin işlendiği dört
bölümlük yapım.
1. Bölüm: “Çarık ve Yemeni” ele alınmaktadır. Çarık atölyeleri, çarık yapımı,
çarık ustaları, çarığın tarihsel süreci, yemeni atölyesi, yemeni yapımı,
yemeniciliğin tarihçesi, nasıl yapıldığı ve yemeni ustaları anlatılmaktadır.
Çarık ustası ve yemeni ustaları ile görüşmeler yapılmakta, çarık ve yemeninin
yapımları uygulamalı olarak gösterilmekte ve sanayileşme sonrasında gelinen bu
noktada bu işlerin artık yok olmaya yüz tuttuğuna vurgu yapılmaktadır.
2. Bölüm: “Giyimde Keçe” başlığı ile Anadolu’da giyim kuşam için üretimi yapılan
keçe ve yün ürünleri ele alınmaktadır. Yün eğitimi, çorap dokuma, keçenin
tarihçesi, keçe yapımının başlangıcından sonuna kadar bütün aşamaları, iplikten
dokumalar, keçenin giyim malzemesi olarak üretimi ve kullanımı uygulamalı olarak
gösterilmekte ve anlatılmaktadır.
3. Bölüm: “Dokuma Giyim” başlığı ile Anadolu’da giyim kuşamla ilgili üretim
biçimleri, giyim tarzlarından örnekler, çapana ve beledi bezi ele alınmaktadır.
Yerel ve geleneksel kıyafetler, Anadolu’nun İ.Ö. 6000’lere dayanan dokumacılık
tarihçesi ve bulunan malzemeler, dokuma tezgahları ve çapana adı verilen dokuma
aracı, çapanada dokunan dokumalar ve diğer dokuma biçimleri hakkında bilgi
verilmektedir.
4. Bölüm: “Başlıktan Şapkaya” başlığı ile Anadolu’da kadınlar tarafından halen
kullanılan başlıklar ve erkek başlığı olan kasket ile şapkanın yapımı ele
alınmaktadır. Folklorik zenginlik içerisinde bölge bölge, köy köy farklılık
gösteren başlıklardan örnekler sunulmakta, başlığın toplumsal önemi ve kullanım
amaçları, Bürümcük örtüsünün yapılış süreci, kasketin dikilişi, şapka yapım
atölyesinde fötr şapkanın yapılışı, Şapka ve Kılık Kıyafet Devrimi
anlatılmaktadır.
Kaynak
Hayrullah Oğuz
Geçmişten Geleceğe Belgeler... Bilgiler... 1968/2008
TRT Arşiv Dairesi Başkanlığı, N. Beyhan Karadağ
1992, 1993'lerde TRT2'de 4 bölümlük yerli belgesel dizi filmi ilgi ile
izlemiştik: Çarık'tan Ayakkabı'ya.
TRT Ankara Televizyonu'ndan A. Hayrullah Oğuz'un yapımcılığını ve yönetmenliğini
yaptığı dizi belgesel filmde danışman, yanılmıyorsak Doç. Dr. Atilla Erden'di.
Metin yazarı da, kurum tarihçiliğimize çok büyük katkıları olmakta olan Prof.
Dr. Önder Küçükerman mıydı? İlgi ile izlediğimiz dizi filmde ayakkabının
tarihsel gelişimi belki biraz da yüzeysel biçimde anlatılıyordu. İnsan,
kaydediliyor ki, yeryüzünde bir milyon yıldan beri yaşamaktadır. Yazının yardımı
ile bu uzun zaman diliminin yalnızca son altı bin yıllık kesitini belgelere
dayanarak bilmekteyiz. Ancak, yanlıştan, eksikten, kuşkudan tümüyle arınılmış
değildir. Antropoloji, arkeoloji, öteki yakın bilim dalları ile insanın eski
karanlık yüzyıllarına ışık tutulmaya çalışılmaktadır. İki bini aşkın canlı türü
içinde insan türünün tek oluşu, beden ve ruh yapısı ile pek önemli bir
değişikliğe uğramamış oluşu, belli koşullarda belli davranışlarda bulunması,
genel yargılara ulaşmamızı kolaylaştırmaktadır. Örneğin insan, hangi ırktan,
hangi ulustan olursa olsun, fiziksel yaradılışı gereği, ayakkabı giymek zorunda
olan bir yaratık olarak karşımıza çıkmaktadır. Kaynakların çoğu, ayakkabının
tarihçesini eski Mısır'la başlatmaktadır. İlk ayakkabının ilk insanlarla
başladığı varsayılabilir. Mağara çağı insanları, dünyanın taşına toprağına
dayanamayacak yapıda olan ayaklarını korumak için ağaç kabuklarından,
yapraklardan ve giderek yapmış olmalıdırlar. İlkel ayakkabı modellerinden
binlerce yıl sonra da eski Mısır ve Hitit gibi uygarlıklarda, ortaya konan
belgelerin yardımı ile çok gelişmiş bir ayakkabı yapımını kolayca görebilmek
olası olmaktadır.
Fransızların Larousse Ansiklopedisi'nde, Hitit'lerde bugünkü çarığın ilk
modellerinin bulunduğu belirtilmekte hayvan derilerinden ilkel ayakkabılarıdır.
Daha sonraki Roma ve Yunan uygarlıklarında da, ayakkabıyı, geliştirilmiş ve
çeşitlendirilmiş biçimleriyle görmekteyiz. Ayakkabının ayakları koruyuculuğu
sağlandıktan sonra, giderek yabancı esnafı ayakkabıya bir sanatsal ve estetiksel
nesne gözüyle bakmaya başlamıştır ve günümüz ayakkabıcılık sanayinde DU nokta,
bu öğe nemen göze çarpmaktadır. Sanatsallığa, estetikselliğe bizden en güzel
örneklerden biri, Sümerbank Beykoz Deri ve Kundura Sanayii Müessesesi Müzesi'nde
bulunan bir bottur. Bu botun yapımında 7 tür deri kullanılmıştır.
Türk Ayakkabıcılığı ile ilgili en eski tarihsel belge Ibni Batuta
Seyahatnamesi'dir. XIV yüzyıl Ibni Batuta belgelerinde babuççu, başmakçı,
dikici, haîfafkavaf gibi ayakkabıcılık terimleri geçmektedir. Evliya Çelebi de,
ayakkabıcılara toplu olarak babuççiyan demektedir. Vurgulanması gereken önemli
bir nokta da, Türk toplumunda göçebe yaşayışın yüzyıllardır sürmesi, bu
yaşayışta hayvanların büyük önem taşıması, yapım malzemesi hayvan derisi olan
ayakkabının Türk folklorundaki büyük yerinin temel nedeni sayılabilir. Dilimiz
en küçük benzetmesinden en uzun destanına değin ayakkabıya ilişkin sözcüklerle
ve halk edebiyatı verimleriyle doludur. Buraya değin ayakkabıdan söz ettik,
ilkçağdan bugüne hangi evrelerden geçtiğini kısaca gördük, sözlüğe geçmeden buna
gerek yardı kanısındayız. Boğaziçi Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Türk Dili
ve Edebiyatı Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. L. Sami Akalın'ın proje
yöneticiliğinde, aynı bölüm Türk Dili Okutmanı Asuman Yılgör'ün ve yine aynı
bölüm Araştırma Görevlisi Nezihe Seyhan'ın proje yardımcılığında ve İstanbul
Ayakkabıcı Esnafı ve Sanatkârları Odası Yönetim Kurulu Üyesi Cengiz Kastan'ın
bilimsel danışmanlığında hazırlanan Ayakkabıcılık Terimleri Sözlüğü 240 sayfa.
Sözlük, salt maddelerden oluşturulmamış. Önsöz'den sonra, ayakkabının
tarihçesine, ayakkabının antropolojik temellerine, dünya kültüründe ayakkabıya,
Türk kültüründe ayakkabıya, Türk dilinde ayakkabı sözcüğüne, Türk
ayakkabıcılığının bugünkü sorunlarına yer verilmiş. Sözlük bölümü 25. sayfada
başlıyor, 172. sayfada sona eriyor. Sonra, kısaltmalar, resimlerden,
fotoğraflardan, belgelerden, istatistiklerden oluşan Belgeler ve en sonda da,
Kaynakların listesi yer alıyor. Sözlüğün fiyatı belirtilmemiş. Şimdi şunu
diyoruz: Türk Ayakkabıcılığı konusunda kitaplarımız var: XVI. ve XVII. Yüzyıl
Vesikalarına Göre Manisa'da Deri Sanatları Tarihi Üzerine Bir Araştırma, Ibrahim
Gökçen, CHP Manisa Halkevi Yayını, İstanbul 1945, Geleneksel Türk Dericilik
Sanayii ve Beykoz Fabrikası... Boğaziçi'nde Başlatılan Sanayi, Önder Küçükerman,
Sümerbank Genel Müdürlüğü Yayınları, 1988, Ankara. Istanbul Ayakkabıcı Esnafı ve
Sanatkârlar Odası'nca bir kaç yıldan beri yayımlanan Ayakkabı Dünyası dergileri
var, örnek olarak 2 tezden de söz edelim: Topkapı Sarayı Müzesi ve Belediye
Müzesi'ndeki Pabuçlar, Hatice Kesici, (Yayımlanmamış lisans tezi), I.Ü. Edebiyat
Fakültesi, 1972 ve Türk Ayakkabı Sanayii ve Istanbul'daki Ayakkabı
Sanatkârlarının Mevcut Durumu Hakkında Bir Araştırma, (Yayımlanmamış master
tezi), I.Ü. Sosyal Bilimler Enstitüsü, 1988, Cengiz Kastan. Ve işte, kitapları,
dergileri, tezleri bütünleyen Ayakfeabıcılık Terimleri Sözlüğü. • Ayakkabıcılık
Terimleri Sözlüğü / Prof. Dr. Sami Akalm, Asuman Yılgör, Nezihe Seyhan /
Boğaziçi Üniversitesi Yaytn Np: 497, 1. Bastm: Ekim 1993, Boğaziçi Üniversitesi
Matbaast, ISBN:9755180273.