Yapım Tarihi - 2006
Süre - 00:50:00
Format - Belgesel, Renkli, Türkçe
Bölüm Sayısı - 2
Yönetmen - Savaş Güvezne
Osmanlı Bankası Müzesi Sineması'nda "Doğal-Kentsel Çevre" teması altında, Savaş
Güvezne'nin yönetmenliğini yaptığı, Rumeli Demiryolları, Ege Demiryolları,
Bağdat Demiryolu ve Hicaz Demiryolu'nun serüvenini anlatan Demir İz - Garb'ın
Treni Şark'ın Garında adlı belgesel gösterilecek. 17 Mayıs Perşembe günü saat
19:00'da gerçekleştirilecek gösterimin ardından, Prof. Dr. Güngör Evren,
"Demiryolu Serüveni ve Tarihimizdeki Yeri" konulu bir söyleşi yapacak.
Demir İz belgeselinin birinci bölümü, Osmanlı İmparatorluğu'nda 1800'lü yıllarda
başlayan ve 1919 yılında ülkenin işgali ve parçalanmasıyla sonuçlanan süreci
anlatıyor. Türk demiryolculuğunun öyküsünün yanı sıra, Türkiye'nin o yıllardaki
politik, ekonomik, sosyal ve kültürel gelişmelerinin tarihini de aktarıyor.
Demiryolu geçsin de göğsümüzden geçsin
Belgeselci Savaş Güvezne'nin çektiği demiryolu belgeseli tarihin tozlu
sayfalarındaki olayları günışığına çıkardı. Avrupa'dan uzayıp gelen rayların
Sirkeci'ye ulaşması için Topkapı Sarayı'dan geçmesi gerekir. Abdülaziz'in
Sadrazam'a sözü kısadır- “Paşa, bu gâvur makinesi geçsin de, gerekiyorsa
göğsümün üzerinden geçsin”
Belgeselci M. Savaş Güvezne, "Demir İz - Garb'ın Treni Şark'ın Garında" adlı
belgeselinde Osmanlı'nın demiryolu macerasının fotoğrafını çekti. Belgesel,
geçtiğimiz gün Osmanlı Bankası Müzesi Sineması'nda gösterildi. İstanbul Teknik
Üniversitesi'nden (İTÜ) Prof. Dr. Güngör Evren'in danışmanlığında hazırlanan
belgeselde Rumeli, Ege, Bağdat ve Hicaz demiryollarının serüvenleri kronolojik
takip ile işlendi.
Demiryolunun serüveninin yanı sıra dönemin sosyo-ekonomik değişimlerinin de
aktarıldığı belgeselde Sirkeci Garı'nın açılışının toplumsal hayattaki etkileri
ilginç verilerle anlatılıyor. O günlerde kimi halk kitleleri bu “gâvur
makinesi”ne karşıdır. Sarayın avlusu önünde toplanıp, “Çubuk üzerinde yürüyen
şeytan arabasını istemezük padişahım” derler. Sadrazam'ın endişesi ise başkadır.
O günkü hesaba göre, rayların Sirkeci'ye kadar ulaşması için Topkapı Sarayı'nın
bahçesinden geçmesi gerekmektedir. Çekine çekine Sultan Abdülaziz'in huzuruna
çıkar. Sultanın cevabı kısadır- “Paşa, bu gâvur makinesi Sirkeci'ye ulaşsın da,
gerekiyorsa göğsümün üzerinden geçsin”. Nihayet 9 Kasım 1892 yılında Sirkeci
Garı açılır. Gara giren ilk tren, Avrupalı baronları İstanbul'a getiren Orient
Ekspres olur. Bu ziyaretleri için önceden inşa edilen Pera Palas ve Continantal
otellerine yerleşirler.
ESERLERİ KAÇIRDILAR
Demiryollarının inşası Osmanlı'da büyük sıkıntılara neden olur. Mali gücü ve
yetişmiş personeli olmayan devlet, Avrupalı baronlardan yardım ister. Baronların
yardımının karşılığı ise yaptıkları yol başına yüksek miktarlarda paralar,
yollardaki madenlerin ve arkeolojik kazıların işletme hakkı gibi imtiyazlardır.
Yapılan her bir metre ray, Osmanlı topraklarındaki hazinelerin yurtdışına
kaçırılmasına neden olur. Biri hariç tüm hatlar yabancılara yaptırılır. Hicaz
Demiryolu ise İslam dünyasından gönderilen yardımlar, padişahın 250 bin liralık
bağışı ve fakir halktan kesilen vergiler ile inşa edilir.
Hüzünlü bir hikaye
1980'lerde Yeşilçam'da kameraman olarak başladığı kariyerinde pek çok belgesele
imza atan Demiryolu belgeselinin yönetmeni Savaş Güvezne son dört yılını bu
çalışmaya ayırdı. Güvezne, Yapı Merkezi'nin yapımcılığı ile çektiği belgesel
için şunları söyledi- "Demiryolu hüzünlü bir hikâye. Osmanlı'ya çok büyük
maliyetleri olan demiryolu, Osmanlı sultanlarının düşündüğü gibi sonuç vermedi.
Arapların milliyetçi akımlara kapılıp kopuşunda demiryolu ile kendilerine ulaşan
yabancıların etkisi büyük. Amacım, belgeseli 100 bin tane basıp okullara
dağıtmak.”
Ömer ÇAKKAL
21.05.2007
yenisafak.com.tr
Osmanlı Bankası Müzesi Sineması'nda Gösterim Seçkisi. 2007