Hoşçakal Kardeşim




Yapım Tarihi - 2013
Süre - 00:00:00
Format - Belgesel, Renkli, Türkçe

Yönetmen - Garip Çelik






Toplu mezardaki kardeş için...

Muşlu Garip Çelik, 1993'te çatışmada yaşamını yitiren ve toplu mezara gömülen gerilla kardeşini "Hoşçakal Kardeşim" belgeseli ile anlattı.

Yönetmen Garip Çelik, 1993'te Elezîz'in Dep (Karakoçan) ilçesinde çıkan çatışmada yaşamını yitiren ve toplu mezara gömülen ağabeyi Yıldırım Çelik'in (Cudî) hikayesini belgeselleştirdi. "Hoşçakal Kardeşim" adlı belgeselde, aynı yıllarda yaşanan "Varto serhildanı" da anlatılıyor. Çelik, bu çalışmasıyla ağabeyinin cenazesini toplu mezardan çıkarıp, doğduğu yere götürmeyi amaçlıyor.

İnsanların üzerine ateş açtılar
Mûş'un Gimgim (Varto) ilçesinde 1992 yılında yaşanan "serhildanın" ardından 2 ağabeyi tutuklanan, bir ağabeyi PKK'ye katılan ve gördükleri baskıdan dolayı çocuk yaşta tek başına İstanbul'a göç etmek zorunda kalan Garip Çelik, yaşadıklarını belgeselleştirdi. Köylerinde yaşayanların, devletin politikalarını kabul etmediği için yoğun biçimde baskıya maruz kaldığını söyleyen Çelik, ardından Gimgim ilçesine gittiklerini belirtti. Çelik, serhildan sırasında yaşadıklarını şöyle anlatıyor- "Toplu olarak ilçeye gittik, bir anda etrafımızı özel timler sardı. İnsanların üzerine ateşler açıldı. Korkunç bir şeydi. Yüzbaşı indi erkekleri, kadınları ve gençleri ayırdı. Gençleri soydular, yaşlıları da yüz üstü güneşe döndürdüler. Ağabeyimin sırtında sigara söndürdüler. Annem bunu görünce kendinden geçti. Abim, 'korkma bir şey yok' dedi. Bu görüntüleri hiçbir zaman unutamadım."

'Kendi toprağında olmalı'
O günlerin hemen ardından ağabeyinin PKK'ye katıldığını dile getiren Çelik, polisin aileleri üzerindeki baskıyı arttırdığına, sürekli ev baskınları yaparak gözaltı ve tutuklamalar yaptığını söyledi. Henüz 14 yaşında olmasına rağmen polislerin kendisine işbirlikçiliği dayattığını aktaran Çelik, bunu kabul etmemesi üzerine sık sık gözaltına alındığını ifade etti. Ardından İstanbul'a giden Çelik, uzun yıllar ailesinden uzak yaşamak zorunda kaldı. Ağabeyinin 1993 yılında Elezîz'in Dep ilçesi kırsalında çıkan çatışmada 2 arkadaşı ile birlikte yaşamını yitirdiğini anlatan Çelik, haberi alan babasının cenazeyi almak için gittiği alay komutanlığında işkenceye uğradığını söyledi. "O dönem çocuğuna sahip çıkmak bile çok korkunçtu" diyen Çelik, "Babam bir ay kimse ile konuşmadı. Abim halen orada yatıyor. Onu alıp köyüne götürmek istiyorum. Kendi toprağında olmalı. Rahat değildir şu an" dedi. Ağabeyi Yıldırım Çelik'in (Cudî) tüm fotoğraflarının evlerine yapılan baskınlarda alındığını, ellerinde ağabeyine ait bir vesikalık fotoğrafın kaldığını kaydetti.

‘9 kardeştik şimdi hiçbiri yok’
"O dönemi unutamıyorum" diyen Çelik, belgeseli çekme fikrinin nasıl oluştuğunu şu sözlerle anlattı- "Her zaman kafamdaydı. Ağabeyim ve toplu mezarların hikayesini yapma fikri oluştu. 'Hoşçakal Kardeşim' diye bir belgesel çektim. Belki bu sayede onu mezardan çıkarabilirim. Bu proje bu anlamda önemlidir. 9 kardeştik, şu an hiçbiri yok. Kimi şehit düştü, kimi Avrupa'ya gitti, kimi cezaevine girdi. Annemin bir sözü var- 'Ben eskiden yemek yerken sofrada yer bulamazdım, şimdi tek başıma sofrada oturuyorum. Kurtlar geldi hepsini dağıttı.' Gerçekten de öyle oldu. Şu an bir tek annem ve babam kaldı evde."

Bir süredir gündemde olan "çözüm süreci" konusunun toplu mezarlara gömülen insanların buralardan çıkarılarak ailelerine teslim edilmesi ile anlam kazanacağını dile getiren Çelik, yetkililerin bu hassas konuda adım atması gerektiğini belirtti. Çoğunlukla kendi anlatımları üzerinden giden belgeselin büyük oranda tamamlandığını ifade eden Çelik, belgeseli festivallere göndereceğini ifade etti.



Ferhat Çelik / İstanbul - Diha
yeniozgurpolitika.org



Ağabeyi için belgesel çekti

Yönetmen Garip Çelik, 1993’te Dep’te (Karakoçan) çıkan çatışmada yaşamını yitiren ve toplu mezara gömülen ağabeyi Yıldırım Çelik’in (Cudi) hikayesini belgeselleştirdi. Ağabeyinin 1993 yılında Elazığ’ın Dep ilçesi kırsalında çıkan çatışmada 2 arkadaşı ile birlikte yaşamını yitirdiğini anlatan Çelik, belgeseli çekme fikrinin nasıl oluştuğunu şu sözlerle anlattı- “Kafam her zaman kurcalanıyordu. Abimin ve toplu mezarların hikayesini yapma fikri oluştu. ‘Hoşçakal Kardeşim’ diye bir belgesel çektim. Belki bu sayede onu mezardan çıkarabilirim.” Çoğunlukla kendi anlatımlarından giden belgeselin büyük oranda tamamlandığını ifade eden Çelik, belgeseli festivallere göndereceğini ifade etti.

Ferhat Çelik / İstanbul - Diha
10.03.2013
ozgur-gundem.com






Bir arayış belgeseli- Hoşçakal Kardeşim

Kimyasal silahla katledilen ağabeyi Yıldırım Çelik’in hikayesini belgeselleştirirken, ağabeyinin cenazesini bulmayı hedefleyen yönetmen Garip Çelik, Karakoçan’da görgü tanıklıklarından derleyerek çektiği, “Hoşçakal Kardeşim” belgeselini tamamladı.

Elazığ’ın Karakoçan ilçesinde 1993 yılında çıkan çatışmada yaşamını yitiren 6 PKK’li ile birlikte Yıldırım Çelik’in hikayesini belgeselleştirirken, ağabeyinin cenazesini bulmayı hedefleyen Kürt yönetmen Garip Çelik, belgeselini tamamlamadı. “Hoşçakal Kardeşim” adlı belgeseli tamamlamasına rağmen Çelik, ağabeyinin cenazesine halen ulaşamadı. Ağabeyinin 6 arkadaşı ile birlikte pusuya düşürülerek kimyasal silah ile katledildiğini söyleyen Çelik, “O dönem babam cenazeyi almak için Karakoçan’a gitmişti. Babam oraya gidince bir resimle gitmişti. O dönemki jandarma ya da emniyet birimlerine gidiyor. Orda babamı dövüyorlar. Babam da geri geliyor. Cenazeyi alamadık. O dönem Kürdistan’da vahşetler yaşandığı için herkes korkmuştu. Kimse ölülerine sahip çıkamıyordu” dedi. Çelik, ayrıca 2010 yılında ise, cenazeyi bulmak için İHD’ye başvurduğunu ifade etti.

‘Arayışım devam ediyor’
Başvuru ile birlikte bir arayışa başladığını aktaran Çelik, “Tanıklar bana ulaştı, yola çıkarak kendi bireysel çabalarımla arayış içinde kaldım ve bu arayışı belgelemek istedim. Ağabeyimin katledildiği eve gittim. Ev hala ayakta. Ama o dehşet anları hala silinmemiş. Tanıklarla görüştüm. Bir odanın içinde altı arkadaşı ile birlikte vücutlarında hiç kurşun izi yokmuş ve kimyasal atılmış” dedi. Belgesel çekmeye de bu arayış sırasında karar verdiğini dile getiren Çelik, “Anneme bir sözüm vardı ‘Cenazeyi bulup getireceğim’ diye. Hedefim gerçekten ağabeyimi bulabilmektir. Karakoçan’da o kadar çok vahşet yaşanmış ki; ben oraya gidince bir çok hikayeyle karşı karşıya geldim. Onları da belgeselin içine dahil ettim. Birçok köye gittim her yerde işlenmiş cinayetler, toplu mezarlar, faili meçhuller var. Ağabeyimin cenazesini bulamadım ama arayışım hala devam ediyor bu son değildir” diye konuştu.

‘Ülkemizde neler yaşanmış’
Çözüm süreci ile birlikte ağabeyinin cenazesinin bulunması için bir Umut içinde olduğunu ifade eden Çelik, “Eğer çözüm sürecindeysek kendi ölülerimizle yüzleşmemiz gerekiyor. İnsanlar orda toprak altındayken sahipsizken bir açılım olmaz. Nasıl bir vahşet yaşanmış, nasıl katletmişler, nasıl kulaklarını kesmişler, ölülere nasıl işkence yapmışlar, herkesi filmi görmeye davet ediyorum. Gelsin görsünler bizim ülkemizde neler yaşanmış” diyerek, herkesi belgeseli izlemeye çağırdı. Çelik’in Karakoçan’da görgü tanıklıklarından derleyerek çektiği, “Hoşçakal Kardeşim” belgeseli 24 Ağustos Cumartesi günü Garajistanbul’da izleyici ile buluşacak.

DİHA
20 Ağustos 2013
diyarbakiryenigun.com