Yapım Tarihi - 1982
Süresi - 01:00:00
Format - Uzun Belgesel, Renkli, Türkçe, 16mm
Yönetmen - Yücel Çakmaklı
Senaryo - Erdem Bayazıt, Şenol Demiröz
Görüntü Yönetmeni - Çetin Tunca
Yapım - Ajans 1400
Ajans 1400'Ün ilk çalışması, Afgan mücahitlerinin direnişi ile ilgili belgesel bir filmin çekimi olur.
(27 Nisan l978'de Afganistan'da darbe yapan Nur Muhammed Teraki, Davut Han'ı devirip
ailesi ile birlikte öldürmüştür. Bu darbe, aynı
zamanda Müslüman mücahitlerin uzun yıllar sürecek olan direnişlerinin de
başlangıç tarihi olmuştur. Ajans 1400’Ün projesi, Afgan direnişinin belgelenmesi
üzerinedir.) Ahmet Beyazıd, Yücel Çakmaklı,
Şenol Demiröz, Erdem Beyazıt, Necdet Taşçıoğlu ve kameraman Çetin Tunca'dan
müteşekkil altı kişilik ekip, Haziran ayının ilk haftasında yola çıkar. Tofaş'ın
yeni ürünü olan "Kartal"ların ne kadar
sağlam olduklarını ispatlayacak bir reklam filminin çekimini de üstlenen ekibin
maceralı yolculuğu tam dört ay sürecek ve ekip, Eylül ayı sonunda sağ salim geri
dönecektir. (Ajans, 12 Eylül sansürüne
takılan belgesel filmi kamuoyunda tanıtma imkanı bulamazsa da, bu seyahat ile
ilgili anılar, Erdem Beyazıt'ın nefis yorumuyla "İpek Yolundan Afganistan'a"
başlığı altında Mavera Dergisi'nin Aralık
'81 sayısından itibaren yayınlanmaya başlar.)
Kaynak
Ajans 1400 Web Sitesi
Şenol Demiröz, takkeli ve çember sakallı fotoğrafını yayınlayan Emin Çölaşan'a
cevap verdi.
''Ben Atatürkçüyüm''
TRT Genel Müdür Adayı Şenol Demiröz, Afganistan'da çekilmiş cübbeli, çember
sakallı ve takkeli fotoğrafını yayınlayan Emin Çölaşan'a bir cevap yazısı
göndererek, Atatürkçü olduğunu ifade etti.
Sayın Emin Çölaşan, Hürriyet Gazetesinde 23.11.2003 tarihinde yayınlanan ''İşte
Size Hükümetin TRT Genel Müdür Adayı'' başlıklı haberinize ilişkin yanıtımdır.
* 1981 yılında Sovyet işgali altındaki Afganistan'da bir haber belgeseli yapmak
için bulunuyorduk. Yönetmenliğini Yücel Çakmaklı'nın yaptığı belgeselin
kameramanlığını Çetin Tunca, yapımcılığını ise ben üstleniyordum. Biz
Afganistan'a giren ilk Türk film ekibiyiz. Bununla da gurur duyuyoruz.
* Gülbeddin Hikmetyar 1981 yılında Sovyet işgali altındaki Afganistan'da işgale
karşı mücadele veren özgürlük savaşı liderlerinden biriydi. Türk devletinin ve
kamuoyunun o dönemde Sovyet işgaline karşı verilen bu mücadeleye açık ve net
destek verdiğini hatırlamanızı isterim. Afganistan'da başbakanlık görevine kadar
yükselmiş ve bu çerçevede Türkiye ile yakın ilişkileri de olmuş bu kişiyle
ilgili o döneme ait bilgi ve belgeyi gerek benim genel müdür adayı olarak
gösterildiğim TRT'nin gerekse devletin diğer organlarının arşivlerinde
bulabilirsiniz. Eğer iyi gazetecilik yapılmak isteniyorsa, bu arşivlerde
yapılacak titiz bir çalışma Hikmetyar'ın o dönem Türk devleti tarafından nasıl
algılandığını çarpıcı biçimde ortaya koyacaktır.
* Köşe yazınızda yayınladığınız fotoğraf bu film prodüksiyonu sırasında hatıra
resmi olarak çekilmiş, bir çalışmadır. Ayrıca özellikle belirtmek isterim ki;
Sovyet işgaline karşı direnen, aralarında işgalin sona ermesinden sonra devlet
başkanlığı görevini yürüten Burhaneddin Rabbani'nin de yeraldığı, diğer
liderlerle de fotoğraflarım bulunmaktadır.*
Fotoğraflarda üstümde bulunanlar yerel kıyafetlerdir; bölgede dikkati çekmeden
bir gazeteci olarak daha iyi çalışmak ve iklim şartlarına uyum sağlamak için
giyilmiş yerel giysilerdir. En son
Afganistan savaşında Türk ve dünya medyası mensuplarının yerel şartlara uyum
sağlamak için benzeri kıyafetleri giyip çalışma yaptıkları da malumunuzdur.
Resimdeki sakal bir ay boyunca
Afganistan'ın dağlarında yapılan zorlu bir gazetecilik serüveninin tabii bir
sonucudur. Hayatımda ilk ve son kez sakallı göründüğüm resimler de köşenizde
yayınladığınız bu fotoğraflardır. Savaş şartları altında çalışan gazeteciler,
yerel kıyafet giyip sakal ve bıyık bırakarak, dikkat çekmeden çalışma yöntemini
çok sıkça kullanırlar. Savaş alanlarında bu tür kamuflajlarla hareket edildiğini
sizin de gayet iyi bildiğinizi tahmin ediyorum.
* Bana yakıştırmaya çalıştığınız ''çember sakallı ve takkeli'' ifadelerinin
benden tamamen uzak sıfatlar olduğunu özellikle belirtmek isterim. Benim
yaşantım aile hayatım, ailemin fertlerinin yaşam biçimi, bugüne kadar yaptığım
işler, bana yakıştırmaya çalıştığınız resme uygun değildir. Ben ''laik, demokrat
ve Atatürkçü'' kimliğiyle tanınan bir insanım. Yaptığım işler de bunun açık ve
net delilidir. Sizin bilerek veya bilmeyerek ortak olduğunuz ''karalama
kampanyasının'' başarılı olma şansı yok. Olamayacaktır da.
* 1981 yılında Afganistan'da yapılan belgesel nitelikli film çalışması sadece
Türk medyası için değil, dünya medyası çapında yapılmış, gurur verici bir
gazetecilik başarısıdır. Yazınızda ortaya koyduğunuz diğer iddialara gelince;
* 1988 yılında TRT'de yayınlanan ''Çanakkale Şehitlerine'' başlıklı belgeselin
yapımcısı olduğum iddia edilmektedir. Bu iddia tarafımdan bir çok kez tekzip
edilmiştir. Tekrar belirtmek istiyorum ki, adı geçen yapımın ne senaristi, ne
yapımcısı, ne de yönetmeniyim. Konuyla ilgili olarak ''Çanakkale Şehitlerine''
belgeselinin yönetmeni Tuncay Öztürk tarafından yapılan ve 12 Mayıs 2003
tarihinde çeşitli gazetelerde yeralan açıklamayı bilgilerinize sunuyorum.
Açıklamada bu çalışmanın yapımcısının Ahmet Beyazıt olduğu kendileri tarafından
belirtilmektedir.
* Kaldı ki, bu çalışmanın, basında ısrarla çarpıtıldığı gibi bir ''Çanakkale
Belgeseli'' değil, Mehmet Akif Ersoy'un ''Çanakkale Şehitlerine'' adlı şiirinin
bugünkü deyimle ''klip çalışması'' olduğu da yönetmeni tarafından defalarca
kamuoyuna duyurulmuştur.
* Akbil davasıyla ilgili iddialarınıza gelince; Akbil davası siyasi içerikli bir
davadır. Benim bu davayla ilgim 1997 yılında Belbim AŞ Yönetim Kurulu Üyesi
olmam dolayısıyladır. Suç isnadıyla ilgili herhangi bir Yönetim Kurulu kararı
yoktur. Belgeye ve delile dayanmayan bu suçlama tarafımdan reddedilmiştir.
* Benim TRT Genel Müdür'ü olup olmam önemli değil ancak, sizin kişiliğime
yönelik önyargılı saldırılarınızdan duyduğum rahatsızlık üzerine bu açıklamayı
yapma gerekliliğini hissetim. Bilgilerinize sunarım.
Şenol Demiröz
Kaynak
habershow.com
25.11.2003
İpek Yolundan Afganistan’a
Erdem Bayazıt 1981 temmuzunda Ajans 1400’den bir film ekibiyle beraber
Afganistan’a doğru yola çıktı. Ekipte Ahmet Bayazıt, Yücel Çakmaklı, Şenol
Demiröz, Çetin Tunca, Halil İbrahim Sarıoğlu ve Necdet Taşçıoğlu bulunuyordu.
Pakistan’ın Peşaver kenti merkez olmak üzere 270 kişilik bir mücahit ekibiyle
Afganistan içlerini gezdiler. Film ekibi bu seyahati görüntü olarak tesbit
ederken Erdem bayazıt kaleme aldı. (Arka kapaktan)
Basım Yılı - 1985
Basım Yeri - İstanbul
Akabe Yayınevi
395 Sayfa
Boyutlar - 14x20